CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci: "Hedef, Sandığın Kendisi Haline Geldi. Demokrasiyi, Halkın İradesini Savunmaya Devam Ediyoruz" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci: "Hedef, Sandığın Kendisi Haline Geldi. Demokrasiyi, Halkın İradesini Savunmaya Devam Ediyoruz"

17.01.2026 13:58  Güncelleme: 15:24

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargı operasyonlarına ilişkin olarak, "Hedef, sandığın kendisi haline geldi. Seçimle ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesi, mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmak isteniyor. Böylece siyaset, halkın tercihleriyle değil; yargı süreçleriyle şekillenen bir alana dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu hattın karşısında demokrasiyi, temsil hakkını ve halkın iradesini savunmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargı operasyonlarına ilişkin olarak, "Hedef, sandığın kendisi haline geldi. Seçimle ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesi, mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmak isteniyor. Böylece siyaset, halkın tercihleriyle değil; yargı süreçleriyle şekillenen bir alana dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu hattın karşısında demokrasiyi, temsil hakkını ve halkın iradesini savunmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ülkemizde yaşananları doğru okumak için asıl soruyu sormak gerekiyor: Neden şimdi? Yanıt, yargı dosyalarının satır aralarında değil; sandığın ortaya koyduğu siyasal tabloda duruyor. 31 Mart seçimleriyle birlikte iktidar, en büyük kentleri ve ülke genelindeki siyasal üstünlüğünü kaybetti. İstanbul başta olmak üzere, partimizin kurduğu güçlü yerel yönetim pratiği, toplumda yeni bir umut ve alternatif üretti. Bu tablo, iktidarın siyasal meşruiyetini zayıflattı; sandıkla sürdürülemeyen bir iktidar pratiğini görünür hale getirdi" değerlendirmesinde bulundu.

Çiftci, şunları kaydetti:

"İşte tam bu noktada, yargı kuşatmasının hızlandığı bir döneme girildi. Bu kuşatma, tesadüfi biçimde gelişmedi. Beş aşamadan oluşan, zamanı bilinçli seçilmiş bir siyasal strateji devreye sokuldu. İlk aşama, yerel yönetimler üzerinden yürütüldü. Belediyeler, soruşturmalar ve tutuklamalarla baskı altına alındı. Yerelde kurulan başarı hikayeleri, yargı yoluyla kesintiye uğratılmak istendi. Amaç, muhalefetin halkla kurduğu doğrudan temasın zayıflatılmasıydı. İkinci aşamada hedef, artık açık biçimde siyasal liderlik oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bu nedenle hedef tahtasına yerleştirildi. İmamoğlu toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan bir iktidar alternatifi olarak görüldü. Bu nedenle yargı, siyasal rekabetin alanı haline getirildi.

"Seçilmiş parti yönetimleri üzerinde mahkeme baskısı oluşturuldu"

Bugün gelinen noktada diploma davası, bu hattın en öğretici örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor. Bir üniversite yatay geçiş işlemi üzerinden, yıllar sonra açılan ve doğrudan siyasi sonuç üretmeyi hedefleyen bu dava, hukuki bir ihtilaftan çok daha fazlasını ifade ediyor. Diploma davası, Ekrem İmamoğlu'nun seçilme yeterliliğini tartışmaya açmayı, dolayısıyla siyasal rekabeti başlamadan sınırlamayı amaçladı.

Üçüncü aşamada kuşatma, kurumsal düzeye taşınarak kapatma tehdidine dönüştü. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongre ve kurultay süreçleri yargı konusu haline getirildi. Seçilmiş parti yönetimleri üzerinde mahkeme baskısı oluşturuldu. Böylece siyasal partilerin kendi iradeleriyle şekillenen iç yapıları, yargı yoluyla denetim altına alınmak istendi. Örgütlü siyasetin zayıflatılmasının hedeflendiği bu adımda yürütülen soruşturmalar ve iddianameler iktidarın yalnızca bireyleri ya da yöneticileri hedef almakla yetinmediğini; doğrudan Türkiye'nin birinci partisinin varlığını tartışmaya açan bir siyasal hattı da devrede tuttuğunu gösterdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen bildirimler ve kamuoyuna servis edilen 'kapatma' imaları, bu tehdidin bilinçli biçimde dolaşımda tutulduğunu da kanıtladı.

"İktidar, sandıkta kaybettiği meşruiyeti okyanus ötesinde ve yargı yoluyla telafi etmeye çalışıyor"

Dördüncü aşamada iktidar, yasama organının temsilcilerini ve Genel Başkanımızı hedef aldı. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve milletvekillerimize yönelen fezlekeler ve siyasi yasak tartışmaları, Meclis'teki muhalefet alanını daraltmaya dönük bir hattı temsil etti. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e kadar uzanan bu süreç, muhalefetin yalnızca yerelde ve yürütme düzeyinde değil, yasama alanında da kuşatma altına alınarak yargı kuşatması yeni bir evreye girdi. ve bugün beşinci aşama tüm açıklığıyla karşımızda duruyor:

Seçimin anlamının yargı yoluyla yeniden tanımlanması. Bu aşamada hedef, artık tek tek kişiler ya da kurumlar olmaktan çıktı. Hedef, sandığın kendisi haline geldi. Seçimle ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesi, mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmak isteniyor. Böylece siyaset, halkın tercihleriyle değil; yargı süreçleriyle şekillenen bir alana dönüştürülmeye çalışılıyor. 'Neden şimdi?' sorusunun yanıtı tam da burada duruyor. İktidar, sandıkta kaybettiği meşruiyeti okyanus ötesinde ve yargı yoluyla telafi etmeye çalışıyor. Bu tablo, Türkiye'de siyasetin geleceğine dair temel bir eşikte duruyor. 'Müesses nizam'ın temsilcileri, kurdukları kara düzenin altında kalmamak için son çırpınışlarını sergiliyor. Biz bu ülkenin geleceğinin mahkeme salonlarında kurulan senaryolarla belirlenmesini kabul etmiyoruz. Biz halkın iradesinin siyasetin asli ve belirleyici gücü olduğuna inanıyoruz.

Bu nedenle yargı kuşatmasının her aşamasını da aynı siyasal hattın parçası olarak okuyoruz. ve bu hattın karşısında demokrasiyi, temsil hakkını ve halkın iradesini savunmaya devam ediyoruz."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci: 'Hedef, Sandığın Kendisi Haline Geldi. Demokrasiyi, Halkın İradesini Savunmaya Devam Ediyoruz' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement