(İZMİR) - CHP Genel Merkezi tarafından İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç, il binasında yaptığı açıklamada, kararın parti tüzüğüne ve iç hukuka aykırı olduğunu, bugün itibarıyla hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı. Güç, "Buraya ancak mahkeme kararıyla girebilirler. O mahkeme kararını almadan İl Başkanlığı'na hiç gelmesinler. Aşağıda çayımızı içerler, öyle uğurlarız" dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın aralarında İzmir'in de bulunduğu bazı il başkanlıklarında görev değişikliğine gidildiğini açıklamasının ardından görevden alınan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. asın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın da katıldı.
Parti içerisinde çözüm yollarının henüz tükenmediğini belirten Güç, CHP'nin köklü bir siyasi gelenek ve örgüt yapısına sahip olduğunu ifade etti. Parti içinde yaşanan gelişmelerin demokrasi ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Güç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e destek verdi. Güç, şu ifadeleri kullandı:
"Yani parti içerisindeki yollar hala tükenmiş değil. Genel Başkanımızın da ifade ettiği, bu yollar tükenmeden, bu yolları tüketmeden, herkesin gönlü tamamen ferahlamadan yeni yollar yaratılması açısından birazcık sürecin beklenildiği ve içerideki, yani parti içerisindeki tüm yolların deneneceği ve en sonunda başka yolların, yeni yolların döşeneceği bir sürece evrilebileceği söylendi. Biz de bu görüşe ve bu düşünceye yürekten inanıyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisi, gönlümüzün partisi, kalbimizin partisi, Atamızın partisi, dedemizden, babamızdan, ailemizden yadigar bir parti. AKP iktidarının bizim gönülden bağlı olduğumuz partimize yaptığı bu kayyum atama, genel başkan ataması hepimizi bir kere hem rencide etmiştir hem de süreci tıkanır hale getirerek aslında ülkeyi zora sokacak bir sürece evrilmiştir. Bu da aslında bakıldığı zaman bizim açımızdan negatif giden hiçbir süreç oluşturmadı. AKP iktidarının attığı her adımda Cumhuriyet Halk Partisi, Özgür Özel'in liderliğinde çok daha güçlü konuma geldi. Çünkü gerçekten samimi bir şekilde ilerleyen, vatandaşa birebir dokunan, halkın, Anadolu insanının gönlüne giren bir genel başkanıdır Sayın Özgür Özel."
'Özgür Özel'i ve Ekrem İmamoğlu'nun bu dinamizmini kesmemiz lazım' dediler. ve maalesef eski genel başkanımız hırslarına yenik düştü ve bu süreci kabullendi. AKP'nin onu atamasını kabullendi. Şimdi gelinen noktada şöyle düşündüler: Nasıl olsa unutulur, yavaş yavaş oturur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 puanlık oyu oturuyor, biz de bunlardan kurtuluruz diye düşündüler. Ama maalesef gelinen noktada, onlar açısından maalesef, yine bizde bir değişiklik olmadı. Yine oy oranları çok yükseldi ve yapılan bütün anketlerde şu anda Özgür Özel'in şahsi oyu yüzde 30-35 arasında. Şahsi oyu çok ciddi bir oran. Yani bakın, bu da tutmadı. Biz mevcut atanan, butlanla atanan yönetime kızıyoruz. Ama bizim kızgınlığımız kendilerine değil. Çünkü onların şu anda gerçekten bir karar merci olmadığını, hiçbir siyasi iletişimlerinin olmadığını ve bu süreci yönetebileceklerine inancımızın hiç olmadığını biliyoruz. Ama bunu yapanların AKP hükümeti olduğunu ve bu hükümetin iktidarı kaybetmemek için bu tarz adımları attığını, sürecin onlar tarafından yönetildiğini herkes biliyor, herkes görüyor. Şimdi burada süreci nasıl yöneteceğimizle alakalı sorular soruluyor. İşte A planınız, B planınız, C planınız var mı diye. Bugün her atılan adımla alakalı planlar ve programlar yapılıyor ama süreç sürekli dinamik olduğu için anlık kararlar verilen dönemler de oluyor. Kriz anlarında çünkü planlar tutmaz. Hepimiz bunu bir film sahnesi gibi düşünemeyiz. Kurgusal olarak düşünemeyiz. Anlık kararlar verilir. Biz de ona göre hareket ediyoruz, ona göre kararlarımızı alıyoruz.
İl Başkanlığı konusunda da, şimdi atama yapılan kişi MYK tarafından atandı. MYK dediğimiz organın Parti Meclisi'ne onaylatılması gereken bir durumu var. Parti Meclisi mevcut durumda zaten kendi meşruiyetini kaybetmiş, çünkü üçte iki çoğunluğunu kaybetmiş bir Parti Meclisi konumunda. Tüzük gereği hızlı bir şekilde kurultaya götürülmesi lazım. MYK üyelerinin Parti Meclisi üyelerinden oluşması gerekiyor. MYK üyelerinin bir kısmı Parti Meclisi üyelerinden oluşmuyor. Şimdi gelinen noktada MYK, Parti Meclisi'ne onaylatılmadığı için aslında şu anda bir yetkiye sahip değil. Yani İl Başkanlığı'nı görevden alma yetkisi yok. Şey diyorlar; mahkeme kararı var. Mahkeme kararıyla geliyorlar, genel merkezleri resmen çöküyorlar. Ama bizi görevden alırken hiçbir hukuki zemini, hukuki konumu veya parti içi hukuku kullanmadan kafalarına göre istediklerini yapabiliyorlar. Bize diyorlar ki, 45 gün içinde hemen kurultaya götürülmesi lazım falan. Biz o konuma gelemeyiz. Şu anda bizi görevden almaya kalkan MYK'nın meşruiyeti tartışılıyor. Onların ilk önce kendilerini Parti Meclisi'ne onaylatması lazım. Parti Meclisi'nin de toplanabilmesi için yeterli çoğunluğa ulaşması lazım. Bunun için de kurultay yapılması lazım. Zaten Parti Meclisi düştü.
Şimdi Parti Meclisi düşmüşken, kurultay yapılması gerekiyorken, sırf orada koltukta oturuyor diye birileri çıkıp seçilmiş il başkanını ve il yönetimini görevden alıyorum diye karar veremez arkadaşlar. Bu bizim iç hukukumuza uygun değil. İkincisi, bununla alakalı yasal süreçlerimizi bugün hazırlıyoruz. Başvurumuzu yapacağız. Biz yasal süreci başlatacağız. Buraya ancak mahkeme kararıyla girebilirler. O mahkeme kararını almadan İl Başkanlığı'na hiç gelmesinler. Aşağıda çayımızı içerler, öyle uğurlarız.
Daha önceden de söyledim. Mahkeme süreçlerini biz yürüteceğiz. İlk önce yasal zeminlerini oluştursunlar, ondan sonra buraya gelsinler. Öyle 'Ben geldim, oturacağım' falan olmaz. Bu kadar mantıksız karar alıyorlar ki. En basitini söyleyeyim. İl başkanı yönetimi yöneten kişi oluyor ya, bir yönetim ataması da yapılması gerekiyor. İl başkanı atadık diyorlar. ya kardeşim, il başkanını atadınız, yönetimiyle beraber mi atadınız? Tek başına il başkanı burada ne yapacak mesela? Yönetimi var mı? Bu kadar anlamsız, bu kadar plansız karar vermek konusunda gerçekten korku içerisinde ve bilinçsiz şekilde hareket eden bir üst yönetim anlayışıyla Cumhuriyet Halk Partisi gibi büyük bir dinamizmi ve örgüt yapısını yönetemezsiniz. Bakın, siyasal iletişim anlamında iki yıldır bu süreci üretebilirlerdi. Bunu yapamadılar. Geldiler, o koltuğa oturdular. O yüzden bu devleti yönetebilecek mekanizmayı, partiyi yönetebilecek mekanizmayı ancak Özgür Özel'in genel başkanlığında; çok kıymetli insanların, çok kıymetli vekillerin, çok değerli örgüt üyelerinin ve parti üyelerinin olduğu bir mekanizmayla yürütebiliriz. Biz süreci bu şekilde yürüteceğiz."
Son Dakika › Güncel › CHP İzmir İl Başkanı Güç Görevden Alındı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?