CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, hayvancılığın temel sorunlarına çözüm bularak, Türkiye'nin ihtiyaçlarına uygun, ithalatı arttırmak yerine üretimi destekleyen, hayvancılığa günübirlik politikalarla değil uzun vadeli ve geleceğe dönük politikalarla yaklaşan, üreticileri destekleyen ve hayvan yetiştiriciliğini teşvik eden politikaları ortaya çıkarmak amacıyla Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.
Konuya ilişkin TBMM Başkanlığı'na verdiği önergede, "Uygulanan yanlış hayvancılık politikaları sebebiyle, hayvan yetiştiriciliğinde büyük oranda azalma tespit edilmiştir. Türkiye'de 2011 yılında ilk kez kurban için canlı hayvan ithalatı gerçekleştirilmiş, 2012 yılında da yine yurtdışından bu kez saman satın alınmak zorunda kalınmıştır" diyen Çelebi gerekçelerini şöyle sıraladı:
"Hükümet hala hayvancılıkla ilgili yaşanan onca probleme karşın ciddi çözümler üretememektedir. Hayvancılıkla ilgili piyasayı düzenleyecek hiçbir kurum bulunmamaktadır. Hayvan yetiştiricilerimizin hayvancılığı terk etmesi bitkisel üretimi olumsuz yönde etkilemekte, Bitkisel üretimde kimyasal kullanımı artmaktadır. Kimyasal kullanımının artması toprak ve suyun kirlenmesinin yanında elde edilen ürünlerin hem sağlıksız olmasına hem besin değerinden yoksun kalmasına neden olmaktadır.
Serbest piyasaya hakim olan şirketlerin zarar ettirici politikaları nedeniyle hayvan yetiştiricilerinin çoğu hayvancılığı bırakmak zorunda kalmıştır. Hükümetler, üretimi arttırıcı politikalar yerine ithalat ile hayvancıları terbiye etme yoluna gitmiştir. İthalatla terbiye etme politikaları ülkeyi hayvansal ürünler konusunda büsbütün ithalatçı konuma taşımıştır. Üretimi geliştirme politikaları ikinci plana itilmiş, üretim miktarı tüketimi karşılayamaz duruma gelmiştir. Karşılanamayan et ihtiyacı ithalat ile karşılanma yoluna gidilmiştir.
2011 yılı içerisinde 116 bin 136 ton karkas sığır eti ithal edildi. Yurt dışından 126 bin 873 baş canlı kasaplık dana, 1 milyon 133 bin 587 baş kasaplık koyun satın alınmış, besi amaçlı 392 bin 988 sığır, 472 bin 415 baş koyun dışarıdan getirilmiştir. Kurbanlık için 16 bin 606 baş sığır, 53 bin 693 baş koyun ithalatı gerçekleştirilmiştir. İthalat rakamlarıyla üretimimizi karşılaştırdığımızda ithalatın azımsanmayacak bir boyuta ulaştığı görülüyor. İthalatın boyutu ve üretim üzerinde oluşturduğu baskı hayvancılıkla uğraşanları endişelendiriyor."
Önergesinin gerekçesinde, "Devletin sıfır gümrükle ithalat yetkisi verdiği Et ve Süt Kurumu, 2010 yılından bu yana kilosunu 8-9 liradan ithal ettiği etti dondurarak depoya koydu. Şimdi o eti 15.65 liradan piyasaya vererek fiyatın yükselmesini önlemeye çalışıyor. Yapılan müdahale perakende et fiyatını düşürmediği gibi ithalat nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlanan besicileri iflas ettirdi" iddiasında bulunan Çelebi şöyle devam etti:
"Hükümet, üreticiye kredi yerine elinde bırakacağı dişi kuzuya, dişi danaya destek verse 'satma, yetiştiriciliğe devam et, dişi damızlık hayvanların kesimi yasak" dese, kısa zamanda hayvan sayısı da, üretimi de artar. Zenginin servetini arttıran kredi sistemi yerine yoksul köylülere, kendilerinin gütmeleri koşuluyla 100 koyun verilse köylü rahatlıkla geçinir. Hayvan sayısı artar. Et ihtiyacı üretimle karşılanır. İthalata gerek kalmaz.' Hayvancılıkta, yem girdisi, maliyetin yaklaşık yüzde 70'i civarındadır. Bir başka girdi olan ilacın hem kalitesi hem de fiyatı sürekli artmaktadır. Aşılar ise artık para karşılığı yapılmaya başlanmıştır. İlaç, hem pahalı hem de kalitesizdir. Sap, çiçek, saman, şarbon aşıları eskiden bedelsizken şimdi paralı hale gelmiştir. Bu hastalıklar hayvan kaçakçılığı nedeniyle engellenemez hale gelmiş, en organik hayvan etinin kalitesi 7-8 kez uygulanan bu aşılar nedeniyle düşmüştür.
Türkiye'nin meraları, otlakları, ürün yelpazesi ve iklimi koyunculuk ve keçi yetiştiriciliğine uygundur. Ancak hükümet koyun ve keçiciliği desteklemek yerine daha fazla sığırcılığa destek vermektedir. Bu Türkiye tarımının gerçekliğine ve oluşan gıda, yaşam ve tarımsal kültürüne uymayan bir durumdur.
Hayvancılığın temel sorunlarına çözüm bularak, Türkiye'nin ihtiyaçlarına uygun, ithalatı arttırmak yerine üretimi destekleyen, hayvancılığa günübirlik politikalarla değil uzun vadeli ve geleceğe dönük politikalarla yaklaşan, üreticileri destekleyen ve hayvan yetiştiriciliğini teşvik eden politikaları ortaya çıkarmak amacıyla, Anayasa'nın 98, TBMM'nin 104 ve 105. maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim."
Son Dakika › Güncel › Chp'li Çelebi, Hayvancılık İçin Meclis Araştırması İstedi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.