CHP'li Polat, Ticaret Bakanlığı bütçesinde 220 milyar dolarlık ihracat sapmasını savundu

Komisyon'da Ticaret Bakanlığı bütçesi görüşülürken CHP'li Polat, 2023'te belirlenen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinden 220 milyar dolarlık sapma yaşandığını savundu. İYİ Partili Usta, 40'lı tuvalet kağıdının 249-495 lira arasında satılmasını eleştirerek önlem istedi.
Haber: Mehmet OFLAZ
(TBMM) - CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Ticaret Bakanlığı'nın Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde, "2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinden 220 milyar dolarlık sapma yaşandığını" savundu. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ise aynı marka ve özellikteki 40'lı tuvalet kağıdının farklı marketlerde 249 ile 495 lira arasında değişen fiyatlarla satılmasını eleştirerek Ticaret Bakanlığı'na daha caydırıcı önlemler alma çağrısında bulundu. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, "fon krizinden" reel sektörün "ciddi bir şekilde" etkilendiğini vurgulayarak, "Bu firmalar; KOBİ kredileri, Kredi Garanti Fonu kapsamında krediler ve FES kredileri dahil, yeterince ulaşamıyorlar" dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili ve Komisyon Başkanı Mehmet Muş'un başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2027 Yılı Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları görüşülüyor.
YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın sunumu ile yaşanan gerçekler arasında farklar olduğunu ileri sürdü. Üreticinin ürettiğinden, esnafın sattığından kazanamadığını, tüketicinin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirten Dinçer, "Sayın Bakan, bu ticaretin kazananı üreten mi, satan mı, tüketen mi yoksa bütün bu kesimlerin sırtından kazanan büyük aracılık ve dağıtım zincirleri mi" diye sordu.
Dinçer, Çukurova ve Mersin'de nektarin, mandalina, limon ve zeytin üreticilerinin ürünlerini satamadığını, çiftçilerin kredi borçları nedeniyle tarlalarının ve traktörlerinin ipotek altında olduğunu söyledi. Tarım ürünlerinin hasat döneminde ithalat yapılmasını eleştiren Dinçer, "Ticaret gelişecekse en stratejik ürünümüz tarım ürünleridir. Elbette teknolojik ürünlerimizin, otomotivin, beyaz eşyanın ihracatı yapılsın. Ama bizim stratejik ürünümüz Türk çiftçisinin ürettiği ürünler. Şu an büyük bir bölümü dalında kaldı. İnsanlar artık ekim yapmak istemiyor. Çünkü üç senedir borçlular. Hala borcu borçla kapatmaya çalışıyorlar. Ekilen alanlar yavaş yavaş ekim alanlarının dışına çıkıyor. Büyük tarlaların önemli bir bölümü de arsaya çevrilmek üzere" ifadelerini kullandı.
"TİCARET BAKANLIĞI, DİĞER BAKANLIKLARLA KOORDİNASYONSUZ ÇALIŞIYOR"
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın sunumunda dünya ve Türkiye'deki dış ticaret tablosunun "tozpembe" gösterildiğini savunarak, sözlerine başladı. Polat, "2023 hedefleri konulurken 500 milyar dolar ihracat hedefinin yarısını biraz geçen koca bir sapmanın üzerinde oturan bir Bakanımız var, Bakan bunu çeşitli cümlelerle, kullandığı ses tonuyla perdelemeye çalışıyor. 220 milyar dolar gibi bir eksimiz var o günden bugüne, bu eksinin Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan her bir yurttaşın hayatına ne katabileceğini Bakanlık bürokratlarının hesaplamasını isterim" diye konuştu.
Mahir Polat, Ticaret Bakanlığı'nın diğer bakanlıklarla koordinasyonsuz çalıştığını ve plansız ticaret politikaları nedeniyle ihracat pazarlarının kaybedildiğini savunarak, tekstil ve hazır giyim sektöründe kapasite kullanımının yüzde 60'a, istihdamın ise 860 bine gerilediğini söyledi.
Polat, ihracatın artırılması için enflasyon, faiz ve kur dengesinin sağlanması gerektiğini belirterek, uygulanan ekonomi programının döviz kurunu gerçek değerinin altında tuttuğunu ve ihracatçıların uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi. Polat, ihracatçıların finansmana erişim ve kur farkı desteği beklediğini ifade ederek, Merkez Bankası'nın döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3'ten yüzde 6'ya çıkarılması talebini dile getirdi.
TÜRKİYE KATMA DEĞERLİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİLİ İHRACATA YÖNELMELİ
Ankara'nın ihracatının ilk altı ayda yaklaşık yüzde 27 arttığına dikkati çeken Polat, bu artışta yüksek teknoloji ve savunma sanayisi ihracatının etkili olduğunu kaydetti. Türkiye'nin katma değerli ve yüksek teknolojili ihracata yönelmesi gerektiğini vurgulayan Polat, bu alanlarda gerekli teşvik ve önlemlerin uygulanmadığını savundu. Polat, "Sayın Bakan, şimdi karşımızda bir de savaştan kaynaklı enflasyon sorunu var. Biz bu riski yatırım ve üretim alanında görüp bununla ilgili yeterli tedbirleri ve kalıcı politikaları geliştiremezsek önümüzdeki süreç bizim açımızdan çok daha karanlık bir noktaya doğru gidecek" dedi.
Mahir Polat, ihracatın artırılması için kur rejiminin iyileştirilmesi, döviz desteklerinin artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirterek, Eximbank'ın finansal altyapısının ve yetkilerinin güçlendirilmesini, Çin'in ihracat modelinin örnek alınarak Türkiye'ye özgü yeni bir model geliştirilmesini istedi.
Polat, uyuşturucuyla mücadelede sınır güvenliği ile gümrüklerin koordineli çalışması ve gümrük muhafaza teşkilatının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
USTA, MARKETLER ARASINDAKİ TUVALET KAĞIDI FİYAT FARKINI ÖRNEK GÖSTERDİ
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, 6 Nisan 2026'da sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımı hatırlatarak, kızının evin ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yaptığı sırada aldığı tuvalet kağıdının fiyatını görünce şaşırdığını anlattı. Ailesinin harcamalarını kontrol etmek için alışveriş fişlerini incelediğini belirten Usta, herhangi bir fonları olmadığını ve maaşlarıyla geçindiklerini vurgulayarak, 40'lı tuvalet kağıdına 495 lira ödenmesini yüksek bulduğunu ifade etti. Aynı bölgedeki marketler arasındaki fiyat farkını eleştiren Usta, şöyle konuştu:
"Gidip patates, soğancıyla uğraşacağınıza, alın, bununla uğraşın ya! Ankara'nın göbeğinde oluyor. Patates, soğana şey yapıyorsunuz. Ne derler? Bir ayda üretilir, on bir ayda tüketilir. Bu stoklanmadan patates soğan nasıl olacak? Her ay patates soğan mı üreteceğiz biz ya? Elbette stoklanacak bir şeye 'stok yapılıyor' diye milletin üzerine gittiniz. Eğer birine bir şey yapacaksanız, alın size, buna yapın. Hiç olmazsa bu devletin, bu milletin bir milletvekiliyiz, ben bunu paylaşıyorum ve şikayet ediyorum, buradan da Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumları bu konuda daha caydırıcı, daha etkin tedbirler almalıdır diyorum. Bir tanesi, nezaketen de olsa 'Hakikaten gördük şeyi, çok da üzüldük, bir sürü de para vermişsiniz, filan' diye gönlümüzü alsaydı bari, bir şey yapmadığınız ortada da. Öyle bir şey de yok."
Usta, sayıları 1 milyonu aşan motokuryelerin ciddi sorunlar yaşadığını belirterek, "esnaf kuryelik" modeliyle işverenlerin maliyetlerin büyük bölümünü "iş ortaklığı" adı altında kuryelere yüklediğini, buna karşılık karın çok küçük bir kısmını paylaştığını söyledi. Usta, "Adamların dediği şu: 'Geçen yıl kazandığımızı bu yıl daha uzun çalışarak, daha fazla iş yaparak, daha fazla alın teri dökerek ancak kazanıyoruz nominal olarak.' geçen yıla göre çünkü pazarlık güçleri yok, nitelikli bir iş değil, o olmasa o işi yapacak bir sürü insan var, zaten memleket açlıktan kırılıyor dolayısıyla nihayetinde... Ha bunu niye bana söylüyorsunuz? Bu Çalışma Bakanlığı'nın, çalışma şartları Çalışma Bakanlığı'nın konusu falan diye düşünebilirsiniz ama e-ticaretin en önemli unsuru bu. En nihayetinde e-ticaret de sizin konunuz olduğuna göre bu motokuryelerle ilgili de bir miktar düzenleme ihtiyaçları vardır. Onların da yani hem menfaatlerinin korunması anlamında bir miktar daha gayretli olmanız gerekir diye düşünüyorum Sayın Bakanım" dedi.
CHP'Lİ AKAY: BÜTÇE KAYDA DEĞER OLMALIYDI
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Ticaret Bakanlığı'nın aynı zamanda enflasyonla mücadele görevi olduğuna işaret etti. Denetimlerin sağlıklı yapılabilmesi için ayrılması gereken bir bütçe olduğunu söyleyen Akay, "Sadece para cezasıyla olaylar çözülmüyor. Şimdi idari para cezaları da bütçede çok ciddi bir boyutta, rakamda. Mesela trafik cezalarından bu sene 150 milyar TL hedef bekleniyor. Bakıyorsunuz Ticaret Bakanlığı'nın bütçesine: 104 milyar. Bunu hiçbirimizin kabul etmemesi lazım. Ben buradan ilgilileri, yetkilileri de tekrar uyarıyorum. Böyle önemli bir bakanlığın, gümrüklerin de bağlı olduğu bir bakanlığın bütçesinin kayda değer bir rakam olması gerekiyor" dedi.
Reel sektörün sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından "ciddi bir sıkıntı" çektiğini vurgulayan Akay, Merkez Bankası verilerine göre, 3 bin reel sektör firmasınının 116 milyar TL'sinin sorunlu fonlarda kaldığını aktardı. Akay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunlar çekini kesmiş, vergisini ödeyecek, işçisinin parasını ödeyecek, ham madde alacak, üretim yapacak. Şimdi bunların 57 milyarı para piyasası fonlarında. Bir kısmı buradan süratle alınacaktır ama sırayla 31 milyar ve 28 milyar gibi rakamlar da hisse senedi paylarında ve diğer serbest fonlarda. Şimdi bir taraftan krediye ulaşması zor olan, üretim faaliyetlerine devam etmeye çalışan, girdi maliyetlerinin yüksek olduğu bir ortamda işçilerini de çıkarmadan hayatını devam ettirmeye çalışan bir reel sektör kitlesinden bahsediyoruz. Bunların krediye ulaşımında ve düşük faizli, sübvansiyonlu krediye ulaşımında sıkıntılar yaşıyoruz. Görevini yapması gereken birtakım kamu bankaları başka alanlara kaynak aktarırken buradaki reel sektördeki, sizin bakanlığınızın da ilgilendiği alandaki firmalar; KOBİ kredileri, Kredi Garanti Fonu kapsamında krediler ve FES kredileri dahil, yeterince yaygın bir şekilde ulaşamıyorlar."
Sizin düşünceleriniz neler ?