TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Avrupalı parlamenterlere,
"Terör örgütü bizim insanlarımızı kurşunla öldürüyor, sizin çocuklarınızı
uyuşturucu tabletiyle. Taziye mesajlarınızın yoğunluğu kadar tedbir konusunda da
yoğunlaşmamız gerekiyor" diye seslendi.
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısının açılış oturumunda
konuşan Çiçek, Türkiye'nin, AB sürecindeki bütün çabaları, reformları, terör
ortamında yaptığını belirtti.
Bugün insanların hayatının terör sebebiyle ciddi sıkıntı içinde olduğunu
söyleyen Çiçek, Türkiye'nin bir insanlık belasıyla karşı karşıya olduğunu,
bununla uzun süredir mücadele ettiğini kaydetti.
"Terör ortamında reformları yapmanın ne kadar zor olduğunu ancak damdan
düşüp ayağı kırılan bilir" ifadesini kullanan Çiçek, "Unumuz, tuzumuz kuru
noktasından baktığımızda, Türkiye'nin yapmış olduğu reformları anlamak, kavramak,
yeteri kadar mümkün olmayabilir" dedi.
Türkiye'nin on binlerce insanını terörde kaybetmiş bir ülke olduğunu dile
getiren Çiçek, "Hepimizin ortak değeri insan hakları, özgürlüklerdir ama en
temel hak, hayat hakkıdır. Bütün haklar ve özgürlükler yaşayan insanlar içindir.
İnsanlar hayatlarını terörde kaybediyorsa, kaybettiklerimize hiçbir hak da
özgürlük de lazım değil. Onun için terörle mücadelede yeteri kadar işbirliği
istiyoruz" diye konuştu.
Sözleşmelerin karşılıklı olarak bir takım yükümlülükler getirdiğini
anımsatan TBMM Başkanı Çiçek, "Bunun gereğini yapmamız gerekiyor. Türkiye bu
reformları her gün insanların gözyaşı döktüğü, insanların hayatını kaybettiği
ortamda yapmaya devam ediyor. Bunun iyi takdir edilmesi ve Türkiye'nin bu
mücadelede yalnız bırakılmaması gerekir" dedi.
-"Avrupa'da neticelenmiş kaç dava var?"
Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü.
"Bir örgüt, 15 Ağustos 1984'de 30'dan fazla insanı çocuk, kadın, yaşlı
demeden katlediyor ama AB üyesi ülkelerin bu örgütü terör örgütü kabul etme yılı
2002'dir. Acaba 1984'den 2002'ye kadar bu örgüt bir hayır kurumu muydu, düşünce
kuruluşu muydu? 30 binden fazla insan öldürülüyor ve 2002'ye gelinceye kadar
terör örgütü olarak kabul edilmiyor. Peki 2002'den sonra bu örgütü terör örgütü
olarak kabul ettik, yaptığımız olumlu katkılar nedir? Europol'ün 2012 raporunda,
terörle mücadele konusunda yapmamız gereken ne kadar önemli işlerin olduğunu çok
açık yazılıdır.
Bu terör örgütü bizim insanlarımızı kurşunla öldürüyor, sizin çocuklarınızı
uyuşturucu tabletiyle. Neticede bir ölüm söz konusuysa, insanlarımızın hayatını
korumak noktasında işbirliği yapmamız da gerçekten bir zarurettir.
Sözleşmelerde en temel kural, ya yargıla ya iade et. Tam yargılama yapılıyor
mu? Bizde yargılamaların uzun sürdüğü konusunda benim de düşüncelerim var ama
'davalar açtık' deyip hala Avrupa'da neticelenmiş kaç tane dava var ve verilen
ceza nedir? Geriye dönüp bakalım, kaç tane terör örgütü mensubu iade edilmiş?
Anlaşmaların gereğinin yapılması lazım. Yargılamada sıkıntı var, iade etmede
sıkıntı var. Rahatlıkla eğitim kampları kurulabiliyor, para toplanabiliyor, kara
para aklanabiliyor, basın desteği oluyor. 10 sene sürüyor, sonuçta bir televizyon
kanalı kapanmış gibi gözüküyor, o kapanıncaya kadar başka ülkede altyapısı
hazırlanıyor. Terörle mücadele konusunda yüreği yanan bir ülkenin parlamento
başkanı olarak söylüyorum; yakınlarının birini Asala, birini PKK terör örgütüne
şehit vermiş bir Meclis Başkanı olarak konuşuyorum; taziye mesajlarınızın
yoğunluğu kadar tedbir konusunda yoğunlaşmamız gerekiyor. Teşekkür ediyoruz,
üzücü olaylar gerçekleştiğinde önce sizin ülkelerinizden taziye mesajları geliyor
ama terör meselesinde bunun ötesinde daha yoğun bir işbirliği gerekiyor. Daha
birlikte yapacağımız çok şeyin olduğu açıkça ortadadır."
-"Türkiye, öz güveni olan bir ülke"-
Cemil Çiçek, "Türkiye, AB ile bütünleşme adına ama bundan daha öte kendi
halkımızın talebi ve ihtiyacı olduğu için, sizin hatırınıza değil,
demokratikleşme yolundaki eksikliklerini gidermeye, demokrasisini
kurumsallaştırmaya, kökleştirmeye devam ediyor ve edecektir" dedi.
AB ile bir yola çıkıldığını, iki tarafın da yükümlülüklerini yerine
getirmesi gerektiğini belirten Çiçek, "Türkiye, öz güveni olan bir ülkedir. Biz
kendimize, demokrasimize güveniyoruz, halkımızın demokrasiyi benimsediğine
inanıyoruz ve demokrasi konusunda bizim vatandaşlarımız, Meclis Başkanı olarak
benden çok daha ileridedir" diye konuştu.
AB'nin Türkiye ile ilgili rapor yayınladığını belirten Çiçek,
"Eksikliklerimizi yazabilirsiniz, yazmalısınız da. Adil bir rapor yazmanızı,
olup bitenleri daha objektif, soğukkanlı değerlendirmenizi arzu ediyoruz. Bu
raporların çok adil olduğunu söyleyebilmem için sizin de özeleştiri yapıp
'Türkiye daha ileri bir noktaya neden gelemedi, bizlere düşen kusur nedir?' diye
kendi kusurlarınızı da o raporda görmek isterim" dedi.
(Bitti)
Muhabir: Alp Özden
Yayıncı: Kudret Topçu - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Çiçek, Avrupalı Parlamenterlere Seslendi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.