Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Barış, sürdürülebilir kalkınma olmadan, sürdürülebilir kalkınma da barış olmadan gerçekleşemez" dedi.
Davutoğlu, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği konusunda çalışma yapmak üzere geldiği New York'ta, BM Genel Merkezi'nde konuşma yaptı.
Sunuşunu, BM Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Nassir Abdulaziz al-Nasser'in yaptığı, Medeniyetler İttifakı Dostları Grubu'nun "Birlikte Barışçıl Sürdürülebilir Kalkınma Yolunda 2015 Sonrası Gündem" başlıklı toplantısında konuşan Davutoğlu, Medeniyetler İttifakı'nın sınırlı bir zaman dilimi içinde uzun bir yol aldığını belirterek, İttifak'ın bu sürede güçlenip, derinleştiğini ve etkinliklerinin gittikçe daha önemli hale geldiğini söyledi.
BM Genel Kurulu'nun, son 15 yıl içinde 2015 sonrası kalkınma gündemindeki önemine değinen Davutoğlu, Türk delegelerin toplantının yapıldığı şu sıralarda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin (SKH) tanımlanması konusunda çalıştığını ifade etti.
Davutoğlu, Türkiye'nin, birbirini takviye eden barış ve kalkınmanın uzun süreli savunucusu olduğunu bildirerek, "Barış, sürdürülebilir kalkınma olmadan, sürdürülebilir kalkınma da barış olmadan gerçekleşemez" diye konuştu.
Sürdürülebilir barış ve uzun dönemli istikrar için karşılıklı saygı ve anlayışın "olmazsa olmaz" şart olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Sadece barışçıl ve istikrarlı toplumlar refah içinde olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Davutoğlu, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmanın istihdam sağladığını, zenginlik ve refahın da barış içinde bir arada yaşamak için hayati bir gereklilik olduğunun altını çizdi. Bu anlamada, BM Medeniyetler İttifakı'nın da refah için hayati olduğu kabul edilen hoşgörü ve anlayışın teşvik edildiği, bunun da kalkınmaya katkı sağladığını dile getiren Davutoğlu, "Barış, istikrar, hukukun üstünlüğü ve iyi yönetim olmadan halkımızın refahını sağlayamayız" dedi.
-"Dünyanın birçok bölgesinde şiddet ve çatışma, BKH'ya engel"-
Davutoğlu, dünyanın birçok bölgesinde, hukukun üstünlüğü ilkesinin eksikliği, kamu kuruluşlarının zayıflığı, çatışmanın ve şiddetin tüm şekillerinin, Bin Yıl Kalkınma Hedefleri'ne (BKH) engel teşkil ettiğini belirterek, çatışmaların önlenmesi, huzurlu toplumların sağlanması ve iyi yönetimin, BM'nin sürdürülebilir kalkınma gündeminin kolaylaştırıcı parçası olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Bunun, dünyanın büyük kısmındaki çatışmadan etkilenen ve daha çok kırılgan devletler için talihsiz bir durum olduğunu anlatan Davutoğlu, bu gerçeğin barışın, refah ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısını da ispat ettiğini kaydetti.
Davutoğlu, geçen yıllar boyunca, Türkiye'nin barış ve kalkınma arasındaki değişmez bağa yatırım çabası içinde olduğunu dile getirerek, "Ülkemiz, Az Gelişmiş Ülkeler'in (LDC) güçlü savunucusu oldu ve az gelişmişliğin herhangi bir ülke için bir kader olmaması gerektiğini savundu" dedi.
-Türkiye'nin Afrika'ya ve LDC'ye katkısı-
Afrika'nın artık umut verici gelişmelerle yeniden ortaya çıkmakta olduğunu belirten Davutoğlu, kıtanın son 10 yılda, yıllık yüzde 5'ten fazla büyüme kaydettiğini ve gelecek yıllarda da bu eğilimin devam etmesinin beklendiğini, böylece dünyanın en hızlı büyüyen 10 ekonomisi arasında yer aldığını kaydetti.
Davutoğlu, "Ülkemin ticareti, yatırım ve insani yardım yoluyla bu kalkınma trendine mütevazi bir katkı yapmasından memnunum" ifadesini kullandı.
BM dahil, tüm forumlarda kalkınma yardımları konusunda da Türkiye'nin LCD'ye katkıları olduğunu belirten Davutoğlu, bu ülkelerin İstanbul Eylem Programı altında belirtilen "öncelikli alanlara" göre desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
-3,5 milyar dolarlık kalkınma yardımı-
Davutoğlu ayrıca, Türkiye'nin toplam kalkınma yardımının 2012 yılında 3,5 milyar dolara yakın olduğunu belirterek, bunun 2,5 milyar dolarının resmi kalkınma yardımı olarak kamu kuruluşlarınca yapıldığını bildirdi.
Dışişleri Bakanı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA), 35 ülkedeki koordinasyon ofisiyle, Afrika'dan 9 ülke dahil toplam 32 ülkede Türkiye'nin ülkelerarası kalkınmada teknik işbirliği ve koordinasyon konusunda önemli bir rol oynadığını ifade etti.
-Medeniyetler İttifakı-
Konuşmasının Medeniyetleri İttifakı'yla ilgili bölümünde 2005 yılında bu fikir akıllarına geldiğinde, tek amaçlarının yüksek sesle ve açıkça medeniyetlerin çatışmasına mahkum olmadıklarını söylemek olduğunu bildiren Davutoğlu, "O zamandan beri, inancımız ne olursa olsun, barış ve uyum içinde yaşayabileceğimizi dile getirdik" ifadesini kullandı.
Davutoğlu, "Benzerliklerimizin, farklılıklarımıza ağır bastığına inanıyoruz. Diyaloğu ve hoşgörüyü teşvik etmenin gerilimleri yatıştıracağını savunduk. Dini ve kültürlerarası anlayışı desteklemenin, karşılıklı saygı ortamı oluşturmasına yardımcı olacağını savunduk" değerlendirmesinde bulundu. - New York
Son Dakika › Güncel › Davutoğlu BM'de Konuştu Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.