Cenazeleri Çıkarılmayan Madencilerin Aileleri, Şili' deki Kurtarmayı Gözyaşları İçinde İzledi.
Şili'de, 5 Ağustos'tan bu yana Copiago kenti yakınlarındaki bir madende yerin 622 metre altında mahsur kalan 33 madenci, birer birer çıkarılırken, Zonguldak'taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü'ne ait Karadon Yeni Servis Kuyusu'nda 17 Mayıs'ta meydana gelen grizu faciasında 2 maden işçisinin cesetlerine hala ulaşılamadı. Kazanın üzerinden 5 aya yakın bir zaman geçmesine rağmen cenazelerini alamayan Kartal ve Düzcük aileleri, Şili'deki maden işçilerinin birer birer yer yüzüne çıkarılmasını televizyon ekranlarında gözyaşları içinde izledi.
'DEVLETİMİZ VAR' DİYE SEVİNYORDUK, YOKMUŞ'
2 çocuğu da üniversitede okuyan 41 yaşındaki Gülüzar Kartal, özgürlüklerine kavuşan madencilerin yakınlarıyla kucaklaşmasını izlerken ağladı. Gülüzar Kartal, "Sanki gezmeye gitmişler gibi çıkıyorlar. Neşe içinde ailelerine kavuşuyorlar. Bizim Başbakanımız neden arkamızda durmuyor? Onun canı yansaydı, buradan gitmezdi. Niye bizim arkamızda durmuyorlar. Biz, Başbakanımız, devletimiz var diye sevinyorduk. Ama hiçbir şeyimiz yokmuş" diyerek gözyaşı döktü.
ONLAR SEVİNİYOR, BİZ DE SEVİNELİM
5 aydır eşinin cenazesini beklediklerini, gözyaşlarının hiç dinmediğini, çocuklarının ise perişan olduğunu söyleyen Gülüzar Kartal, "En yakın zamanda eşimi bulmalarını rica ediyorum. Yalvarıyorum devletime, hepinize. Bir parçasını görelim de, mezarına bir hoca götürür dua ederiz. Bu Kurban Bayramı'nda olsun mezarına gidip dua edelim. Başbakanım bizimle ilgilensin. Bu Şili'dekilerle çok ilgilendiler. Bizi unuttunuz, bizi bıraktınız. Onlar ne kadar seviniyor. Biz de sevinelim ne olur. Onlar ailelerine kavuştular. Sağlıklı çıktılar. En azından bir parçasını istiyorum eşimin. Artık çamaşırlarını seviyorum eşimin" diye konuştu.
Dursun Kartal'ın annesi 81 yaşındaki Fatma Kartal da oğlunun cenazesinin bir an önce çıkarılıp teslim edilmesini istedi.
ŞİLİ'DE DEVLET- MİLLET BERABER, BURASI UNUTULDU
Kazanın meydana geldiği TTK Karadon Müessese Müdürlüğü'nde kuyu bakım servisinde çalışan Adnan Kartal da, Yapı-tek firmasında işe yerleştirdiği eniştesinin cenazesinin hala çıkarılamamasına tepki gösterdi. Şili'deki işçiler adına göğsünün kabardığını belirten Adnan Kartal, "Şili'de, devlet, millet beraber olmuş bir bütünlük içinde. Başbakanımız, bu kazanın ardından buraya geldiğinde, '30 madencinin cenazesi çıkarılmadan 2 bakanım Ankara'ya dönmeyecek' demişti. Fakat 28 madencinin cenazesi çıktıktan sonra burası unutuldu. Yetkililere sesleniyorum. Bu ailelere daha ne kadar ızdırap çektireceksiniz? Ben her akşam evde aileme hesap veriyorum. İnsan cenazesini bulunca sevinir mi? Biz cenazemizin bir parçasını bulsak sevineceğiz, o duruma geldik" diye konuştu.
'ŞİLİ'DE OLMAZI BAŞARDILAR, BİZİ 5 AYDIR BEKLETİYORLAR'
2 çocuk annesi 30 yaşındaki Hayriye Düzcük ise, Şili'de imkansızın başarıldığını, ancak kendisine 5 aydır eşinin cenazesinin verilmediğini söyledi. Hayriye Düzcük, "Onlar olmazı başardılar. Bizim olacak şey de yapılmıyor. Bizi niye bu kadar bekletiyorlar. Şili'de 4 ay demişlerdi. 4 ay bitmeden çıkardılar. Ne mutlu onlara. Ölüsünü bile bize çok gördüler. 5 aydır bekliyoruz. Niye bir an önce kemiklerini olsun vermiyorlar?" diyerek gözyaşı döktü.
Öte yandan, maden işçileri Engin Düzcük ve Dursun Kartal'ın cenazelerinin, 735 metre derinlikteki kuyudan çıkarılabilmesi
