Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatın fona devredilmesinin tazminattan vazgeçme olmadığını belirterek, "Fon dediğimiz şey tazminattan vazgeçme değil, fon dediğimiz 12 ay zorunluluğunu kaldırıp, 1 ay çalışanında tazminatını alabilmesi ve güvenceli bireysel hesabına aylık tazminatının yatması böylece bütün çalışanların tazminat hakkının zayi olmamasını hedeflediğimiz bir düşüncedir" dedi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatın fona devredilmesinin tazminattan vazgeçme olmadığını belirterek, "Fon dediğimiz şey tazminattan vazgeçme değil, fon dediğimiz 12 ay zorunluluğunu kaldırıp, 1 ay çalışanında tazminatını alabilmesi ve güvenceli bireysel hesabına aylık tazminatının yatması böylece bütün çalışanların tazminat hakkının zayi olmamasını hedeflediğimiz bir düşüncedir" dedi.
DİSK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na çalışma hayatında yaşanan sorunlara ilişkin taslak sundu. Taslağın teslim edildiği sırada bir konuşma yapan Bakan Çelik, Ulusal İstihdam Stratejisi'nin Türkiye'nin her alanında hedefleri olduğunu belirterek, "İstihdam konusunda Türkiye'nin hedefleri var. 2023 yılında işsizliğin yüzde 5 indirilmesiyle ilgili bakanlığımız ve bakanlıklar arasında yapılan çalışma içerisinde bu hedeflerin olması gerekiyor. Türkiye artık kısa vadeli değil uzun ve orta vadeli planlar yapabilmeli. İstihdam stratejisinin özüne değil, belki içeriğinde bazı şeylere karşı olunabilinir, bunlar tartışılabilinir. Bu çerçevede 35 civarında istihdam büroları var. Var olan istihdam büroların işlevleriyle ilgili tartışmalar şuanda sürdürülüyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de kıdem tazminatı sistemi 1970'lerden bu yana yapılan değişiklikle özellikle yapılan işsizlik fonu ve fonda işsizlik ödenekleri çerçevesinde paralel olarak bir düzenleme yapılacağı 30 yıl önce söylendiğini vurgulayan Çelik, "Bazı konular işçinin lehine çözülmüş. Ama kıdem tazminatı konusu öyle bir noktaya gelmiş ki bugün yüzde 8, yüzde 9 çalışanın yararlana bildiği kadar bir noktaya gelmiş. Bazı güçlü firmaların ve kamunun dışında kıdem tazminatıyla ilgili çok ciddi sorunlar yaşanmakta. Emeğin hakkı diye ifade etiğimiz bu tazminatı işçimizin alamaması durumları bakanlığımızı da, sosyal tarafları da yormaktadır" diye konuştu.
Kıdem tazminatın fona devredilmesinin tazminattan vazgeçme olmadığını vurgulayan Çelik, "Fon dediğimiz şey tazminattan vazgeçme değil, fon dediğimiz 12 ay zorunluluğunu kaldırıp 1 ay çalışanında tazminatını alabilmesi ve güvenceli bireysel hesabına aylık tazminatının yatması böylece bütün çalışanların tazminat hakkının zayi olmamasını hedeflediğimiz bir düşüncedir. İşverenlerin karşı çıkacağı bir sitem diye görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Sendikaların baraj konusuna da değinen Çelik şunları söyledi:
"Yüzde 10 olan barajı biz 4 yıllık bir dönem için yüzde 1 çekebildik. Bu yasanın çıkması gerekiyor çünkü istatistikler yayınlanması gerekecek. 3 milyon 200 sendikalı üye var deniliyor. SGK verilerini esas aldık, baktık ki sendikalı işçi sayımız 1 milyon. Bu istatistikleri yayınlamaya kalkışsak bütün sendikaların yetkileri düşüyor. Sendikalarımız ayakta tutmaya çalıştık."
Taşeron işçilerin kadrolu işçi olmasıyla ilgili yargıda yaşanan sorunların olduğunu kaydeden Çelik, "Yargı kararlarını da neticelendirecek şekilde bir çalışma yapacağız. İş kazlarıyla ilgili Türkiye'nin 3'üncü olduğunu söylüyorlar. Türkiye son 10 yıl içerisinde iş kazalarında yüzde yüz azaltma gerçekleştirmiştir. İş güvenliği yasası ile daha güvenli bir çalışma ortamını sağlanmış olunacak" diye konuştu.
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Çelik ile yaptıkları görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, sendika seçme özgürlüğü hakkının gasp edildiğini, sendikalara üye olan işçilerin çıkarıldığını söyledi. E-devlet uygulaması ile örgütlenmenin işveren ve devlet müdahalesine, denetimine girmemesi için herhangi bir önlem alınmadığını belirten Beko, "İşverenlerin işten atma tehdidiyle ve hatta daha işe alım sürecinde işçilerin E-devlet şifrelerini alma ihtimalinin önü hala açıktır. E-devlet uygulamasında işçilere devletin üye olabileceği sendikaları göstermesi de hala bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle taşeron işçilerinin SGK kayıtlarında asıl işverenin değil alt işverenin işçileri olarak ilgisiz işkollarında gözükmesi milyonlarca taşeron işçisinin örgütlenme hakkının gaspı anlamına gelecektir" ifadelerini kullandı. Beko şöyle devam etti:
"Sonuç olarak hükümet tarafından "işçilere müjde' olarak sunulan 6356 sayılı yasa, uygulamada örgütlenme özgürlüğünün gasp edildiği bir çalışma yaşamanı sürdürmekte, hatta bu gaspın yöntemlerini çeşitlendirmektedir. DİSK'in daha önceden de defalarca altını çizdiği gibi Ulusal İstihdam Stratejisi özünde 'ucuz işgücü' yaratma stratejisidir. Bu stratejinin alt başlıkları olarak kamuoyuna duyurulan her müjde, işçi sınıfı için değil sermaye için müjdedir. Kıdem tazminatının fona devredilmesi işverenleri işçi atmanın yüklerinden kurtarmaya yönelik bir hak gaspıdır." - Ankara
Son Dakika › Güncel › Disk Başkanı Beko, Bakan Çelik ile Bir Araya Geldi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.