DİYARBAKIR Barosu, tutuklanan ve aralarında HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu 9 milletvekilinin serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Diyarbakır, Bingöl, Şırnak ve Hakkari Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından alınan yakalama kararlarının hatırlatıldığı Diyarbakır Barosu'nca yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi:
"Eş zamanlı olarak alınan yakalama kararları ile aralarında eş genel başkanlarının da olduğu Halkların Demokratik Partisinin (HDP) 12 milletvekili adliyelere sevk edilmiş, adli makamlarca verilen kararlar neticesinde 9 milletvekili tutuklanmış, 3 milletvekili ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştır. Halkların Demokratik Partisi (HDP) 1 Kasım seçimlerinde 6 milyona yakın oy almış ve sahip olduğu 59 milletvekiliyle TBMM'nin üçüncü büyük grubuna sahip bir siyasi partidir. Bilindiği üzere siyasi partiler demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokrasinin vazgeçilmez yöntemi olan seçimle göreve gelmiş bir siyasi partinin milletvekillerine yönelik yakalama ve tutuklama kararlarının demokratik yaşama büyük zararlar verdiği şüphesizdir. Milletvekillerinin tutuklanmış olmasının seçmen iradesine yapılmış bir müdahale olmasının yanı sıra, seçilmiş kişilerin Anayasa ile güvence altına alınmış olan seçilme hakkına yani yasama faaliyetlerine katılma hakkının ihlaline yönelik bir müdahaledir. Milletvekili olma sıfatları göz önüne alındığında tutuklanma gibi ağır bir koruma tedbirine başvurulmasının hukuken izahı ve kabulü mümkün değildir. Ayrıca farklı illerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yakalama kararlarının eş zamanlı olarak alınmış ve uygulanmış olmasını da manidar bulmaktayız."
Sivil siyaset kanalların kapatılması sonucu, varolan toplumsal sorunların çözümünden ziyade yeni sorunları yaratacağı endişesi taşıdıkları belirtilen baro açıklaması şöyle devam etti:
"Sivil siyaset kanallarının kapatılması sonucunu doğuran bu uygulamalar var olan toplumsal sorunların çözümünden ziyade yeni sorun alanları yaratacağı endişesi taşımaktayız. Geçmişte de benzer uygulamaların çözümden ziyade sorunları daha da derinleştirdiği ve ülke demokrasisine gölge düşürdüğü de bilinen bir gerçektir. Nitekim 1994 yılında benzer bir şekilde Kürt milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklanmasının yarattığı sonuçlar acı bir şekilde tecrübe edilmiştir. Yaşanan acı tecrübenin uluslararası arenada ve toplumsal hafızada ülke demokrasisine vermiş olduğu zararların izleri hala devam etmekte iken aynı yöntemde ısrar etmenin izahı ve kabulü mümkün değildir. Mevcut siyasal iktidar mensuplarının daha önce yapmış oldukları açıklamalarda geçmişte yaşanan bu ve bezeri siyasal alana yönelik müdahalelerin ülke demokrasisine büyük zararlar verdiğini kabul ettiklerini ve eleştirmiş olduklarını hatırlatmak isteriz." Diyarbakır Barosu açıklamasının son bölümünde, Kürt siyasetçilerine yönelik son 30 yılda on binlerce kişinin ölümüne sebep olduğu belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:
Son Dakika › Güncel › Diyarbakır Barosu: Tutuklu Vekillerin Serbest Bırakılmasını Talep Ediyoruz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.