Diyarbakır Barosu; "Yeni Adli Yıla Kürt Sorunun Çözümünde Karamsarlık ve Belirsizlikle Giriyoruz"

Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, düzenlediği basın toplantısında başta Kürt sorunu olmak üzere Tükiye'nin sorunlarının çözülmesine olan inancın artık yerini karamsarlık ve berlisizliğe terk ettiğini söyledi.
Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, adli yıl açılışı nedeniyle düzenlediği basın toplantısında başta Kürt sorunu olmak üzere Tükiye'nin sorunlarının çözülmesine olan inancın artık yerini karamsarlık ve berlisizliğe terk ettiğini söyledi. Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, yeni adli yılının başlaması nedeniyle Adliye binasında düzenlediği basın toplantısında, yaşadıkları sıkıntıları ve son günlerde yaşanan olaylara değindi.
Daraltılan ve işlevsiz hale getirilen zorunlu avukatlığın her aşamada ve bütün hak arama yolları için zorunlu hale getirilmesini kaydeden Aktar, "Avukatların ücretleri adil bir şekilde belirlenmeli ve zamanında ödenmelidir. Ayrıca bunun için gereken maddi kaynakların sağlanması ve avukatlara Anayasaya aykırı olan 'angarya' yaptırılmaması gerekir. Bu nedenle zorunlu avukatlık ücretleri en azından asgari ücret tarifesindeki seviyeye çıkarılmalıdır.
Meslektaşlarımıza ve mesleğimizin saygınlığına yönelik kimi hakim, savcı ve adliyedeki uygulamalara ilişkin sorunlarımız hala devam etmektedir. Mahkemelerce duruşma saatlerine uyulmaması, avukatların adliye otoparkından yararlanamaması, adliye binasının çevresinin olağanüstü dönemleri aratmayacak nitelikte güvenlik bariyerleri ile çevrilmesi gündelik uygulamalar halini almıştır" dedi.
'YENİ ADLİ YILA BİZİ DERİNDEN ETKİLEYEN ÇATIŞMALI BİR ORTAMDA GİRİYORUZ"
Yeni adli yıla toplumsal ilişkilerden, gündelik yaşama kadar kendilerini derinden etkileyen çatışmalı bir ortamda girdiklerini ifade eden Aktar şunları söyledi;"Her gün bu topraklarda çatışma ve ölüm haberleri almaktayız. Kürt Meselesinin çözümünde şiddet ve şiddet dilinin terk edilmemesi diyalog ve müzakere geliştiremediğimizden, çatışmalı ortamda giriyoruz.
Kürt Meselesinin barışçıl yöntemlerle ve adil çözümü geciktikçe demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü alanındaki sorunlar ve toplumsal yaşamımızı derinden etkileyen çatışmalı bir süreçle, Kürt Meselesinde 1990'lı yılardaki asayiş eksenli politikalara dönüşe yönelik bir ortamda giriyoruz. Oysaki henüz iki üç ay önce genel seçimler sonrasında oluşan katılımcı, adil, demokratik, sivil bir anayasa ile Türkiye'nin sorunlarının çözülmesine olan inanç; artık yerini karamsarlık ve belirsizliğe maalesef terk etmiştir. "
"KÜRT MESELESİ DAHİL TÜM SORUNLAR TBMM'DE ÇÖZÜLÜR"
Türkiye'nin Kürt Meselesi de dahil olmak üzere tüm sorunlarının TBMM'de tartışılabileceğini dile getiren Aktar şöyle konuştu, "Sivil toplumun da katkı ve önerileri alınarak bilimsel yöntemlerle, uygar dünyadaki çözüm metotlarından da yararlanarak diyalog ve toplumsal uzlaşı ile barış ve hukuk içinde çözümü mümkündür. Türkiye'nin gereksinim duyduğu demokratik, sivil, yeni bir Anayasanın yapılması zorunludur.
Yeni Anayasanın çoğulcu ve katılımcı bir yöntemle oluşturulması, seçim barajının kaldırılarak temsilde adaletin sağlanması şarttır. Türkiye'deki etnik, dini, mezhepsel ve cinsiyet farklılıkları dahil tüm kesimlerin beklentilerine cevap veren bir Anayasanın oluşturulabilmesi için düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılması zorunludur.
Anadilde savunma hakkının aslında savunma hakkının olmazsa olmazı olduğu, kişinin kendini hangi dilde daha iyi ifade edebiliyorsa o dilde ifade etmesi gerektiği, bu husustaki taleplerin bireyin doğuştan gelen hakkı olduğu tartışmasızdır. Kürtçe'nin ve ihtiyaç duyulan dillerin kamusal alanda kullanımı sağlanmalıdır. "