'DOMUZ BAĞI İLE CİNAYET İŞLEYENLER SOKAKTA DOLAŞIYOR'
TERÖR örgütü PKK'nın gizli şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TM) ana davasında bugünkü duruşmayı izlemeye gelen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, beklentilerinin Kürtçe savunma ve tahliye olduğunu söyledi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın terör örgütü PKK'nın gizli sivil yapılanması KCK/TM'ye yönelik soruşturması kapsamında düzenlenen 4 ayrı operasyonda gözaltına alınan ve aralarında BDP'li 12 belediye başkanının da bulunduğu 104'ü tutuklu, 19'u firari 152 sanığın yargılanmasına bugün Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Sanıklar, duruşma için adliye binası içinde özel yapılan 500 kişilik salonda 17'inci kez hakim karşısına çıktı.
Davanın tutuklu kadın ve erkek sanıkları, salona ayrı ayrı getirildi. Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutulan sanıklar cezaevi araçlarıyla adliyeye getirilirken, bunlara polis ve jandarma araçları eşlik etti. Duruşma nedeniyle Diyarbakır adliyesi etrafın sıkı güvenlik önlemleri alındı.
DEMİRTAŞ: BEKLENTİMİZ KÜRTÇE SAVUNMA VE TAHLİYEDİR
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, duruşmayı izlemek üzere milletvekilleri Ayla Akat Ata, Emine Ayna ve Sabahat Tuncel ile birlikte izlemeye geldi. Adliyeye girmeden önce gazetecilere açıklamalarda bulunan Demirtaş, tutuklu bulunan 104 arkadaşlarının ana dilleri ile ilgili savunma yapamadıkları ve bu hakları engellendiği için 2 yıla aşkın bir süredir tutuklu olduğunu söyledi. Demirtaş, "Bugün 17'inci celse başlayacak. Beklentimiz artık bu krizin son bulmasıdır. Çünkü ortada bir hukuksuzluk var. İçeride arkadaşlarımız iki kemile Kürtçe konuşamıyor. Dışarıda kadın, çocuk işkenceden geçiriliyor. Yani biz artık bu davaya zulüm davası diyoruz. Bu davanın adı KCK değil, zulüm davasıdır. Bu zulüm davasının bitmesi gerekiyor artık. Bugün arkadaşlarımızın kendi dilleriyle Kürtçe, Zazaca hangi dille istiyorsa savunmaları yapmalarını ve tahliye edilmesi lazım. Beklentimiz budur"dedi.
BAŞBAKAN'IN ÇELİŞKİSİ
BDP lideri Demirtaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a de seslenerek şunları söyledi:
"Burdan sayın Başbakana sormak istiyorum. Yurtdışı dönüşünde uçakta gazetecilere beyanat verdi ve 'başörtüsü artık kamusal alana girmelidir' dedi. Şimdi sayın Başbakan'a sormak istiyorum. Eğer bu mahkemede içeride yargılanan kadın arkadaşlarımız başörtülü olsaydı ve hakim 'ya başörtünüzü çıkarın ya da savunma yapamazsınız' deseydi 'bu başörtüsü ile sizi yargılamayacağım tutuklu kalacaksınız' deseydi Başbakan'ın tavrı ne olurdu merak ediyorum. Bu soruyu lütfen gazeteciler sayın Başbakan'a sorsunlar. Başörtüsü kamusal alana girsin diyen Sayın Başbakan'ın Kürtçe'nin kamusal alana girmemesi için yürüttüğü bu mücadele çelişki değilmidir? Bunu sormak istkiyoruz. Bu çifte standarttır. O da bir kimlik, düşünce ve inanıştır. Ana dilde bir kimliktir, aidiyetle etnik kimlikle ilgilidir. Bu mahkemede şu anda büyük bir hukuksuzluk sürüyor. Kimse bunu hukukla açıklamayamaz. Hiç kimse hukukla açıklayamaz"
'DOMUZ BAĞI İLE CİNAYET İŞLEYENLER SOKAKTA DOLAŞIYOR'
Demirtaş, 180 kişiyi domuz bağı ile katledip seri cinayetle işleyenlerin sokakta dolaştığını, siyasetçiler ve belediye başkanlarının Kürtçe konuşmak istedikleri ve ana dilleriyle savunmak yapmak istedikleri için tutuklu olduklarını ileri sürdü. Demirtaş, şöyle dedi:
"Buradan kamu vicdanından, hukuktan söz edilebilir mi? Bunu sormak istiyoruz. İkincisi yargılama kamunun civdanını onarmak için yapılır. Burada yargılanan arkadaşlarımız kamunun vicdanını rahatsız etmemiştir. Tam tersini yargılamanın kendisi kamu vicdanını rahatsız ediyor. Yüzbinlerce insan sokaklarda bu insanları destekliyor. Çünkü kendi seçtikleri siyasetçilerdir. Bu nedenle buradaki artık trajeninin zulmün son bulması lazımdır. Bu çok önemlidir. Türkiye'de barışa giden yolların taşları ancak böyle döşenebilir. Kürtleri mahkemelere doldurup ırkçı bir anlayışla yargılamaya devam ederek Kürt sorununu çözümezsiniz. Bu ülkede birliği bu şekilde sağlayamazsınız"
Demirtaş, bu davadan beklentilerinin artık tümüyle tahliye olduğunu da belirterek, şöyle dedi:
"Bu yargılama tümüyle çökmüştür. Çökmüş bir iddianame üzerinde arkadaşlarımız tutuklu kalamazlar. Umut ediyoruz inşallah bugün tahliyelerle birlikte Türkiye'de barış umutları artacak, ve ana dille ilgili kısıtlamada bu mahkemede kalkacak. Kürtçe yasağının bu kadar anlamsız bir şekilde sürdürmesinin garipliği garebetide ortadan kaldırılmış olacak diye düşünüyorum. Yani bu kantte insanların yüzde 90'dan fazlasının ana dili Kürtçe olacak, ama içerde 3 tane hakim Kürtçe konuşumazsınız diye dayatacak böyle bir anlayış böyle bir hukuk böyle bir yargılama olurmu? Böyle bir eşit vatandaşlık hukuku olurmu? Biz bunun bugün biteceğini tahmin ediyoruz. Umut ediyiromu öyle olacaktır"
Son Dakika › Güncel › Diyarbakır - Demirtaş: Kürtçe Savunma Ve Tahliye Bekliyoruz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.