
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 2007-2013 dönemlerinde aktif işgücü programlarına yapılan harcamaların yaklaşık 40 kat arttığını belirterek, "Bu programlardan yararlanan insan sayısı ise 20 kat artmıştır. 2007 yılında eğitim bu programlarına sadece 22 bin insanımız katılırken 2013 itibariyle bu sayı 417 bine ulaşmıştır" dedi.
Kalkınma Bakanlığı ve Dünya Bankasınca ortaklaşa hazırlanan " Türkiye'de İyi İşler" raporu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser'ın katılımıyla açıklandı.
Raporun tanıtımda bir konuşma yapan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin her alanda olduğu gibi istihdam konusunda da 2023 hedefleri olduğunu belirterek, "Hedefimiz işsizliği yüzde 5 çekmek, istihdam oranını yüzde 55'lere yükseltmek, kayıt dışı istihdamı ise yüzde 15'in altına çekmek" dedi.
Raporda, işaret edildiği gibi Türkiye'de erkeklerin işgücüne katılım oranının Avrupa Birliği ortalamasına yakın olduğunu kaydeden Çelik, kadınların işgücüne katılım oranına bakıldığında ise kat edilmesi gereken mesafelerin olduğunu söyledi. Ulusal istihdam stratejinin dört ana ekseni olduğunu belirten Çelik şunları kaydetti:
"Bunlardan biri eğitim istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi, ikincisi iş gücü piyasasında güvenilir ve esnekliğin sağlanması, üçüncüsü özel politika gerektiren grupların istihdamının artırılması, dördüncüsü istihdam sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi. Bu önemli strateji belgesini aylarca önce tamamladık. Kalkınma Bakanlığımıza bu belgenin yayınlanması için gönderdik. İnanıyorum kısa süre içerisinde 2023 istihdam hedeflerini açısından önem arz eden bu belgenin yayınlaması gerçekleştirilmiş olacak."
-"İSTİHDAMDAKİ ARTIŞI İLERİ NOKTALARA TAŞIYACAĞIZ"-
Beşeri sermayeyi en değerli varlık olarak gördüklerini ve vatandaşlara güvendiklerini vurgulayan Çelik,iyi bir iş sahibi olmanın herkesin arzusu ve temel hakkı olduğu bilinciyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Çelik, bu noktada kayıt dışı istihdamdan uzak duran ve yeni yatırımlarla ilave istihdam sağlayan, kriz dönemlerinde mevcut istihdam yapısını muhafaza eden iş verenlere de teşekkürlerini sundu. Çelik, artan kamu yatırımları ve büyük alt yapı projeleri ile istihdamdaki artışı daha ileri noktalara taşıyacaklarını belirtti.
-"TÜRKİYE GEÇMİŞTEKİ HATALARA DÜŞMEYECEK"-
Türkiye'nin geçmişteki hatalara düşmesine ve geçmişe tekrar sürüklenmesine asla müsaade etmeyeceklerini belirten Çelik, artık bu küresel yarışta vakit kaybetme lüksümüzün olmadığını söyledi. Çelik, tanıtımı yapılan Türkiye'de İyi İşler adlı raporun faydalı ve hayırlı olmasını dileyerek sözlerini bitirdi.
-"DÜNYA BANKASIYLA ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTTÜK"-
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da Dünya Bankasıyla son yıllarda önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Dünya Bankası sadece bir finansal kurum değil aynı zamanda bir bilgi bankasıdır. Bizde Dünya Bankasının bu özelliğinden istifade etmekten dolayı çok mutluyuz. Bir taraftan dünya tecrübesiyle Türkiye politikalarını analiz etme imkanımız oluyor, diğer taraftan da Türkiye'nin başarılarını, performansını dünyaya aktarmak anlamında da bu çalışmaların önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
-"POLİTİKALARIN ODAĞINDA İSTİHDAM OLMALI"-
İstihdam konusunun önemine de vurgu yapan Yılmaz, bütün politikaların odağında istihdamın olması gerektiğini belirterek, "Bana sorarsanız bütün politikaların odağında istihdam olmalıdır. Kalkınma anlayışımızda doğrusu bunu gerektiriyor. Biz Türkiye'de son 10 yılda özellikle her dokümanımızda bunu yansıtmaya çalışıyoruz. Kapsayıcı bir kalkınmadan yanayız. Türkiye'nin büyümesine ve gelişmesine daha fazla katkı sağlamak zorundayız. Yine kapsayıcı kalkınma anlayışının bir yansıması olarak kalkınmanın nimetlerinden de bütün kesimlerin faydalanmasını istiyoruz. Kapsayıcı kalkınmayı kısaca böyle tarif edebiliriz" dedi. Küresel krizin sadece finansal ve ekonomik kriz değil aynı zamanda bir sosyal krize de yol açtığını vurgulayan Yılmaz şunları kaydetti:
"Türkiye sadece ekonomik büyüme ya da kamu mali yönetimi anlamında ayrışmadı, Türkiye istihdam politikaları anlamında da ayrıştı. 2009'dan bugüne geldiğimiz süreçte son 4 yıllık büyümesine baktığımızda ortalama yüzde 6 civarında bir büyüme görüyoruz. Makro dengelerimizde özellikle mali dengelerimizde çok önemli iyileşmeler yaşadık bu süreçte. Türkiye borçlarının milli gelire oranını düşüren ülkeler arasında yer aldı. Son dört yılda 5 milyonun üzerinde istihdam oldu. Bugün Türkiye'de çalışan her 100 kişiden yaklaşık 20 kişi son dört yılda işe girmiş insanlar. Bu çok önemli bir başarı."
İŞKUR'da da önemli değişimler yaşandığını kaydeden Yılmaz, "İŞKUR eskiden sadece kayıtların tutulduğu bir kurumken, son yıllarda yüz binlerce insana eğitim veren ve çok önemli işler yapan bir kurum haline geldi" dedi.
2007-2013 dönemlerinde aktif işgücü programlarına yapılan harcamaların yaklaşık 40 kat arttığını vurgulayan Yılmaz, "Bu programlardan yararlanan insan sayısı ise 20 kat artmıştır. 2007 yılında eğitim bu programlarına sadece 22 bin insanımız katılırken 2013 itibariyle bu sayı 417 bine ulaşmıştır" diye konuştu.
-"AKTİF İŞGÜCÜ PİYASALARI DAHA DA GELİŞTİRİLDİ"-
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser ise, kriz sonrası dönemde Türkiye'nin işgücü piyasası performansına dikkat çekerek, "AB'deki istihdamda 2 milyonluk düşüşün yaşandığı 2009-2012 döneminde Türkiye'de 3,5 milyonu aşkın yeni iş yaratıldı. Bu rakamlar Türkiye'den çok daha büyük bir ekonomisi olan ABD'nin rakamlarına çok yakın. Vergi makasının düşürülmesi sonrasında Türkiye, OECD ülkeleri ile kıyaslandığında daha rekabetçi bir ülke haline geldi. Aktif işgücü piyasaları daha da geliştirildi. Pozitif ekonomik döngü ve yapısal değişimin devamı da bu başarıda önemli bir rol oynadı" diye konuştu. Son beş yılda Türkiye'de işgücü verimliliğini arttıran nitelikte iyi işler yapıldığını vurgulayan Raiser şunları kaydetti:
"Yani düşük verimlilikten yüksek verimliliğe geçiş söz konusu. Tarımdan imalata ve hizmete geçiş söz konusu. Endüstri sektöründe de düşük verimlilikten yüksek verimlilikteki işletmelere de geçiş söz konusu. Son 10-15 yılda Türkiye'de işgücü verimliliğindeki artış yüzde 4'e yakın ve bu yükselen tüm diğer piyasalardan daha yüksek bir değer. Ayrıca bu verimlilik artışının kaynağına baktığımızda bunun üçte ikinden fazlası yapısal değişiklikler sayesinde.2002-2012 arasındaki dönemde Türkiye refahı paylaşan bir ülke oldu. Güçlü bir ekonomik büyüme yaşarken aynı zamanda ortalamanın altında gelire sahip yüzde 40'lık nüfus kesimi de kayda değer bir büyüme yaşadı. Bunun sebebi devletin vergi toplayıp dağıtması nedeniyle olmadı. Bu işgücü piyasası sayesinde oldu."
Raiser, tarımdan hizmet ve imalat sektörüne geçişin istihdam ve büyüme üzerindeki etkisine de değinerek, işgücü piyasasındaki ilerlemenin gelecekte yüzde 1.5'lik artışla devam edeceğini vurguladı.
-"KADINLARIN YÜZDE 30'U AKTİF"-
Türkiye'de kadınların sadece yüzde 30'unun aktif olarak işgücüne katıldığını anımsatan Raiser, "Kız çocukları bugün artık annelerinden daha iyi bir eğitime sahip. Bu, gelecekte kadınların işgücüne katılımındaki artış olacağını gösteriyor. Sadece annelik değil ebeveynlik izni politikalarının, çocuk bakım hizmetlerinin, sosyal yardımların iyileştirilmesi gerekiyor" dedi. Raiser, Türkiye'nin başarılarının gelecekte de sürdürülebilmesi için, rekabetçi ve esnek bir işgücü piyasasının geliştirilmesini destekleyen ilave reformların kritik öneme sahip olacağını belirtti.
(MLT-ÖG/ÖZK)
Son Dakika › Güncel › Dünya Bankası Türkiye Direktörü Raiser: AB İstihdamda 2 Milyon Düşüş Yaşarken Türkiye'de 3.5... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.