İzmir-
Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi İletişim Çalışmaları Topluluğu tarafından "Adaletsiz Hukuk" başlığıyla düzenlenen panelde, hukuk sisteminin siyaset alanıyla olan ilişkisi tartışıldı. EÜ İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen panelin Moderatörlüğünü EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç yaparken, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin de konuşmacı olarak katıldı.
"Adaleti inşa etmesi gerektiği düşünülen bir yapının "
Panelin açılış konuşmasını yapan Hukukun siyasal bir olgu olduğunu ve tartışmanında siyasal olgulara yönelik olarak yapılması gerektiğini ifade eden EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç, hukukun temelinde adalet kavramının olmasının önemine dikkat çekti. Kılınç, "Hukuk aracılığıyla ya da bizzat hukuk eliyle bir adaletsizliğin tecessüm ettiği bir toplumsallığımız bir sistemimiz var. Adaleti inşa etmesi gerektiği düşünülen bir yapının adaletsizliği tesis ettiği, kendisinin bizzat o işlevle tarif ettiği bir durum yaşıyoruz" dedi.
"Hukuk adalete ulaşması için tasarlanmış bir labirentler sistemidir"
Türkiye'deki hukuk sisteminin adaleti sağlayacak nitelikte olmadığını savunan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı hukuk sisteminin siyasallaşmasına yönelik herhangi bir korkunun olmaması gerektiğini ifade etti. Kozağaçlı "Hukuk adalete ulaşmanın bir yolu değildir. Hukuk adalete ulaşması için tasarlanmış bir labirentler sistemidir. Adalet çünkü bütün o çıplak güzelliği içerisinde çok korkutucu bir şey olabilir. O kılıç gerçekten keser, o terazi çok pis tartar. Hukukkun siyasallaşması gibi bir tehlike yoktur. Hukukun inşası tabiatı zaten siyasaldır. Doğal olarak bir taraftır ve temelde siyasal bir kurumdur" dedi.
"Hukuk ve devlet aynı şey değildir"
Türkiye'de son on yılda hukuk alanında yaşananların hukukun iki yüzlüğünü gösterdiğini bununda kendisini çok mutlu ettiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin ise sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hukuk adalet ilişkisi tüm bu hukuk felsefesi tarihinin en çok yorulduğu en çok üzerinde durduğu bir alandır. Zaten hukuk ile adaletin tasnif edilmesi, ayrıştırılması birbiriyle ilişkisi neredeyse tartışmamızın hukuk tartışmalarının hukuk ekollerinin tamamını kaplıyor. Hukuk ve adalet meselesi en temel noktada bir politik alandır. Türkiye'de gelenekte olduğu gibi politikanın içerisine girdiğinde toplumun içerisindeki bozulan birşey değil tam tersine toplum içerisine girdiğinde hukuk ve adalet olan bir allandır. Hukuk ve adalet meselesi sadece devlete münhasır bir alan değildir. İktidara münhasır bir alan değildir. Farklı politik aktörlerin, farklı politik grupların yarıştığı hukuk ve adalet üretebildiği bir yetkiyi ileri sürebildiği bir alandır. Hukuk ve devlet aynı şey değildir. Hukuk devletten öncede vardı devletten sonrada var olacak. Ama hikayeye şöyle anlatılır: İktidar ve devlet hukuk ve adaletin merkezinde yer alır. Daha ilerleyerek meşru şiddetinde merkezidir. Devlet alanı hukuksal bir alandır. Dolayısıyla bütün bir toplumsal hayatımız, bütün bir devlet alanı hukuk üzerinden kurgulanır. Son on yıldır yaşadığımız yargı krizi beraberinde bir devlet krizine tekabül ediyor. Bu hep böyle değildi.
Son Dakika › Güncel › EÜ İletişim'de Hukuk Sistemi ve Politika Tartışıldı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.