
İki KEZ REDDEDİLDİ
Almanya'da 32 yıldır çalıştığını ve vergisini ödediğini, iki yıl önce de evlendiğini belirten Hüseyin Kıratlar, 'Bizim için tamamen hayal kırıklığı oldu. Karşımıza vize engeli çıkacağını hiç tahmin etmiyorduk. Almanya gibi modern bir Avrupa ülkesinin bir aileyi ayıracağını düşünememiştik. Eşim Almanca öğrenemiyor, aile birleşiminde de malum dil şartı var. Bunu düşünerek turist vizesi almak istedik. En azından üç ay yanıma gelecekti, sonra da ben onunla Türkiye'ye dönüp bir ay yaşarım, sonra tekrar turist vizesi alırız diye düşündük ama düşündüğümüz gibi olmadı. İkinci başvurumuzda telefonda konsolosluk yetkilisi bize ümit verdi. Buna güvenerek uçak biletlerimizi dahi alıp Türkiye'ye gittim. Ertesi gün 'eşimin geri dönmeyeceği şüphesiyle' olumsuz cevap geldi. Çok üzgünüz, eşim orada üzgün ben burada üzgünüm' şeklinde konuştu.
İNSANLIK SUÇU
Birçok ülke vatandaşının vizesiz geldiğini, eşleri bu tür vize uygulamaları ile kimsenin ayrı tutmaması gerektiğini dile getiren Kıratlar sözlerine şöyle devam etti: 'Eşler arasına vize engelinin girmesi bence insanlık suçu. Eşimin yanımda olması nefes alıp vermek gibi benim en doğal hakkımdır. Sokakta el ele insanları gördüğüm zaman, televizyonda çiftleri gördüğüm zaman onları kıskanıyorum. 32 yıldır bu ülkede yaşıyorum, çalışıyorum, işim gücüm yerinde, vergimi ödüyorum, hiç kimseyle sorunum yok. Sevenleri, aşıkları, sevgilileri eşleri kimseyi ayırmasınlar. Bir elmanın yarısı oysa yarısı da benim. Sevenler birlikte olsunlar. Sonuna kadar mücadele edeceğim, sadece kendim için değil bu zorluğu yaşayan herkes için mücadele edeceğim.'
Her gün eşinin fotoğrafına bakarak kendini avutmaya çalıştığını söyleyen Hüseyin Kıratlar, eğer eşini getiremezse Köln Katedrali'nin önünde açlık grevine başlamayı düşündüğünü de sözlerine ekledi.
Son Dakika › Güncel › Ford Fabrikasında 25 Yıldır Çalışan Hüseyin Kıratlar, Almanya'nın İzmir Konsolosluğundan Vize... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.