Doku dosyasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 13 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan isimler arasında Gülistan Doku'nun sevgilisi Zeinal Abakarov, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polis Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, Uğurcan Açıkgöz, Erdoğan Elaldı, Gökhan Ertok, Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş ve Nurşen Arıkan yer alıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 'Güçlüye dokunulmuyor algısını yıkacağız' ve 'Dosyayı yürütün, ucu nereye giderse gitsin' talimatı, 2020'den beri kayıp olan Gülistan Doku dosyasında tarihi bir kırılma yarattı. Soruşturma, kayıp olayının ötesine geçilerek cinayet şüphesi doğrultusunda derinleştirildi ve Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Yıllardır kayıp bir genç kız dosyası olarak görülen soruşturma, bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte çok daha ağır iddiaların merkezine yerleşti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, bir kaybolma hadisesi değil; bir cinayet hadisesi ve buna ilaveten delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması ve olası bir organize örtbas zinciri mercek altına alındı. Operasyonun çapı, dosyanın artık dar bir çevrede değil, çok katmanlı bir şüphe ağı içinde değerlendirildiğini ortaya koydu. Soruşturma dosyasına göre şüpheliler arasında yalnızca Gülistan'ın çevresindeki isimler değil, kamu görevlisi ve kamu bağlantısı bulunan kişiler yer alıyor.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kayboldu. İlk soruşturma aşamasında HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri ve tanık anlatımları incelendi, ancak yıllar içinde dosyaya giren yeni beyanlar, teknik veriler ve bilirkişi incelemeleri, intihar ihtimalinin ötesinde çok daha karanlık ve organize suç içeren bir tabloyu gündeme getirdi. Dosyada en dikkat çeken kırılma noktalarından biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not oldu. Bu notta, Mustafa Türkay Sonel'in adı açıkça geçti. Ardından yapılan incelemelerde, Mustafa Türkay Sonel'in olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı şüphenin odağına yerleşti. Soruşturmanın en sarsıcı başlıklarından biri de Gülistan Doku'ya ait hat ve sosyal medya hesaplarıyla ilgili yapılan teknik incelemeler oldu.
Dosyaya son olarak giren gizli tanık beyanı ise soruşturmanın adeta yönünün netleşmesini beraberinde değiştirdi. Savcılık, gizli tanık anlatımlarını doğrulayan bu bulgular üzerine soruşturmayı daha da derinleştirdi. Dosyada Gülistan'ın erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un hareketliliği ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Soruşturma evrakına göre, Zeinal'in telefonundaki bazı yazışmaların silinmiş olduğu tespit edilirken, Gülistan kaybolduktan sonra sosyal medya üzerinden attığı mesajların dikkat çekici bulundu. Bu mesajlarda, Gülistan'ın başına bir şey geldiğini bildiği izlenimi veren ifadelerin yer aldığı görüldü. Üstelik yalnızca Zeinal değil, çevresindeki bazı isimlerin de olay gecesi ve sonrasında çelişkili beyanlar verdiği, kimi kamera kayıtlarının hiç alınmadığı ya da eksik alındığı ve dosyanın karmaşık hale getirilmeye çalışıldığı anlaşıldı.
Dosyada dikkat çeken bir başka unsur ise, Gülistan Doku'nun ailesinin olaydan sonra adeta yakın markaja alındığına ilişkin beyanlar oldu. Bazı tanık anlatımlarına göre ailenin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı. Tüm bu gelişmeler, soruşturmanın neden yıllarca sonuç üretmediği sorusunu daha da büyüttü. Kamuoyunda oluşan 'dosya bilinçli olarak mı ağır ilerletildi?' kuşkusu, yeni bulgular doğrultusunda ciddiyetle ele alındı. Soruşturma dosyasına en son olarak 700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü dahil edildi. İlk yıllarda dosyaya girmeyen veya sınırlı incelenen bu kayıtların JASAT ve uzman ekiplerce ayrıntılı biçimde incelemeye alındı.
İşte bu nedenle 6 ilde yapılan son operasyon, yalnızca bir yakalama hamlesi değil; yıllardır biriken karanlığın çözülmesi için atılmış en net adımlardan biri oldu. Gülistan Doku dosyası artık sadece kayıp bir üniversite öğrencisinin akıbetiyle ilgili görülmüyor. Bu soruşturma, aynı zamanda Türkiye'de adaletin güçlü isimlere, nüfuz ağlarına ve kamu bağlantılı şüphelere karşı ne kadar kararlı davranacağını gösterecek bir tavır olarak ilerliyor. Bakan Gürlek'in 'Ucu nereye giderse gitsin' çıkışı da tam olarak bu nedenle siyasi ve hukuki açıdan büyük anlam taşıyor. Ankara kulislerinde bu yaklaşım, tüm vakalar bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Bu mesajın ardından gelen operasyon, devletin dosyayı artık çok daha sert ve doğrudan yürüteceğini gösteriyor. Özellikle kamu görevlileriyle bağlantılı iddiaların soruşturma zeminine taşınması, dosyada yıllardır dile getirilen 'koruma kalkanı' tartışmalarını da sonlandıracağa benziyor.
Son Dakika › Güncel › Gülistan Doku Dosyasında 13 Şüpheli Gözaltına Alındı: Cinayet Şüphesi ve Örtbas Zinciri Soruşturması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?