Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz AK Parti olarak 2001'de Türk siyasetine çıktığımızda da 2002'de iktidara geldiğimiz de de hakim siyasetin farklı bir yolunun olabileceğini göstermek istedik. Aynı Hak-İş gibi yepyeni bir zihniyet ve anlayışla yola çıktık" dedi.
Davutoğlu, bir otelde düzenlenen Hak-İş'in 13. Olağan Genel Kurulu ve 40. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde, konfederasyonun 70'li yıllarda faaliyete geçtiğini, yenilikçi, ezber bozan anlayışıyla yerli bir işçi hareketi olacağını ilan ettiğini söyledi.
İşçi ve işveren ilişkilerinin odağındaki bir kuruluşun kendisine isim olarak "hak"kı tercih etmesinin bir zihniyetin işareti olduğunu belirten Davutoğlu, Hak-İş'in bugün adının hakkını verdiğini belirtti. Davutoğlu, sendikacılık tarihinde Hak-İş'in güzel bir yer edindiğini, uzlaşmanın, müzakere anlayışının parlak örneklerini sergilediğini dile getirdi.
Başbakan Davutoğlu, Hak-İş'in Türk demokrasisinin derinleşmesinde pay sahibi, her alanda hak ve özgürlüklerin yılmaz savunucusu olduğunu kaydetti.
"İnanç özgürlüğünü de aslanlar gibi savundu"
"Hak-İş'in sadece 28 Şubat sürecindeki gür sesli direnişi, tek başına iftihar vesilesi olmaya yeterdi" diyen Davutoğlu, "28 Şubat'taki cuntacı eğilimlerle her türlü özgürlüğün ama en çok da inanç ve düşünce özgürlüklerinin üzerine gidilirken Hak-İş, onların karşısında emeği savunduğu gibi düşünce ve inanç özgürlüğünü de aslanlar gibi savundu" ifadesini kullandı.
Davutoğlu, Hak-İş'in yola çıkış öyküsüyle AK Parti'nin yola çıkış öyküsü arasında benzerlikler bulunduğuna dikkati çekti. Hak-İş'in çalışma hayatına "merhaba" dediğinde, toplumun genelinde olduğu gibi işçi dünyasında da çok keskin kutuplaşmalar yaşandığını belirten Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"İlaveten devlette, hakim medyada, oligarşik adacıklarda da toplumu ve toplumun her türlü örgütlenmesini tek tipleştirmek isteyen bir zihniyet hakimdi. Yerli olmaya, milli olmaya karşı bir tavır sergileniyordu. Hak-İş, bu atmosferde farklı bir yolun daha olabileceğini gösterdi. Ücret sendikacılığına prim vermedi, alın terinin karşılığını sözleşme masalarında, çetin pazarlıklarla elde ederken ülkede yatırım yapan, istihdam oluşturan kurumların işletmeciliğinin sürdürülebilir olmasına da büyük özen gösterdi. İşte biz AK Parti olarak 2001'de Türk siyasetine çıktığımızda da, 2002'de iktidara geldiğimizde de hakim siyasetin farklı bir yolunun olabileceğini göstermek istedik. Aynı Hak-İş gibi yepyeni bir zihniyet ve anlayışla yola çıktık."
"Bu tablo elbette sürdürülemez bir tabloydu"
Davutoğlu, AK Parti iktidara geldiği dönemdeki Türkiye'den örnekler vererek, "Bir fark varsa o fark AK Parti'nin 2001'de Türk siyasetine soktuğu erdemli ve icraat odaklı siyasetin oluşturduğu bir farktır. İstikrardan uzak, mali sorunlarla boğuşan, siyasetin insanları siyasetten soğutacak tarzda yürütüldüğü bir ülkeydi eski Türkiye. Bu tablo elbette sürdürülemez bir tabloydu. Milletimiz de bulduğu ilk fırsatta 3 Kasım 2002'de eski Türkiye'nin siyaset anlayışını, bu anlayışın aktörlerini tarihin dosyalarına terk etti. Milletimiz, kendisiyle aynı dili konuşan, derdiyle dertlenen, sevinciyle sevinen işinin ehli çalışkan ak AK Parti kadrolarını iş başına getirdi. Biz de kolları sıvadık, bu 13 senede Türkiye'yi bambaşka yere taşıdık" diye konuştu.
AK Parti'nin 2002'den bugüne kadar gerçekleştirdiği yenilikleri anlatan Davutoğlu, ülkede 2002'de toplam bütçe büyüklüğünün 119 milyar lira olduğunu, hazırladıkları 2016 yılı bütçesinde ise sadece eğitim bütçesinin 106 milyar liraya ulaştığı bilgisini verdi.
Başbakan Davutoğlu, sanayi üretiminde de çok ciddi artışın yaşandığını kaydetti.
(Sürecek)
Son Dakika › Güncel › Hak-İş 13. Olağan Genel Kurulu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.