Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, bütün dünyada ve Türkiye'de kadınların birçok açıdan sorunlar yaşadığını söyledi.
Yazılı açıklama yapan Bostan, "Dünyada kadınlar günü kutlanırken, tüm kadınların toplumda hak ettiği, layık olduğu yere gelmesi temennisini taşımaktayız. Bu tür özel günler, toplumların kanayan yarası haline gelmiş olan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması açısından önemlidir. Bugün dünyada ve ülkemizde kadınlar birçok açıdan sorunlar yaşamaktadırlar. Dünyada birçok kadın türlü geleneksel nedenlerle cezalandırılırken, ülkemizde ise dışlanmışlık, eğitimsizlik ve istismarlarla karşı karşıya olan
kadınların sorunları büyüktür" dedi.
Türk toplumunun yüzde 25'ini 15-49 yaş grubu kadınların oluşturduğunu ifade eden Bostan sözlerini şu şekilde sürdürdü;
"6 ve daha yukarı yaştaki her 100 kadından 25'i okuryazar değil. Her 100 kadından 14'ü ilkokulu bitirememiş. Her 100 kadından 58'i ilkokul mezunu. Kadın nüfusun sadece % 12'lik bir kesimi ortaokul ve daha üstü eğitim almış. Her yıl 600 bin ile 800 bin arasında kız çocuğu zorunlu eğitim yaşına gelmelerine karşın okula gidemiyor. Ülkemizde kadının işgücüne katılım oranı 1998'de yüzde 35 civarındayken,
Kasım 2011 itibariyle bu oran
yüzde 28.3'e düşmüş. Erken yaş evliliği yapmış olan kadınların çoğunluğu
tarım sektöründe ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta. Seçme ve seçilme hakkını 1934'te elde eden Türk kadını parlamentoda ancak yüzde 14.2 oranında temsil edilmekte. Kız çocuklarının erken yaşlarda evlenmeleri ve özellikle akraba evliliği yapmaları, ülkemizde bebek ve anne ölümlerinin sayısını artırıcı bir etken."
Hanefi Bostan Türkiye'de yaşayan kadınların en önemli sorununun her alanda istismar edilmesi olduğunu ifade ederek, " Mustafa Kemal Atatürk; kadınları toplum içinde birer birey haline getirecek hukuki düzenlemeleri Avrupa'daki ve dünyadaki pek çok çağdaş ülkeden önce ülkemizde gerçekleştirmiştir. Yani kadınlarımızın toplumsal hayata katılmalarının, iş hayatına atılmalarının, erkeklerle aynı haklara sahip olmalarının önünde hukuki hiçbir engel bulunmamaktadır. Bugün kadınlarımızın önündeki en büyük engel,
toplum içinde oluşmuş, sabit fikirler ve gelenek zannedilen yanlış inanışlar ile kadının cinsel bir öğe gibi gösterilmesini çağdaşlık zanneden zihniyetten başka bir şey değildir" şeklinde konuştu.
Bazı şehirlerde hala çocuk yaştaki kızların ailesi tarafından zorla evlendirildiğine dikkat çeken Bostan, "Kadınlarımız, Kurtuluş Savaşı'nda erkeklerle omuz omuza çarpışmıştır. Bu millet Nene Hatunları, Kara Fatmaları, Sabiha Gökçenleri, Halide Edipleri yetiştirmiş bir millettir. Türk toplumu kadını hiçbir zaman geri plana itmemiş, onları ailenin de toplumsal hayatın da odak noktasına yerleştirmiştir. Bugün bazı şehirlerimizde az da olsa hala daha çocuk yaştaki kızlar, maddi çıkar karşılığında hiç
tanımadığı insanlarla zorla evlendirilmekte, onlara söz hakkı, eşini seçme hakkı tanınmamakta, hatta evlenmek istemediğinde hayat hakkı dahi tanınmamaktadır" dedi.
Kadın ve erkek bir vücudun dayandığı iki ayrı ayağı gibi olduğunu belirten Bostan,. Bunlardan herhangi biri toplumdaki işlevini yitirirse o vücut eksik, sakat kalır. Atatürk de "Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir." diyerek, kadının toplum içindeki önemini ortaya koymuştur.
Bugün millet olarak bir travma yaşamaktayız. Bu travmanın ana sebeplerinden birisi kadının toplumdaki işlevini kaybetmeye başlaması, kadının bir ana; aileyi ve milleti ayakta tutan, birleştiren unsuru olduğunun unutulmasındandır" diye konuştu.
Bostan, "Bugün dizilerde, reklamlarda kadını istismar eden, cinselliği kullanarak rant elde eden, bunu da çağdaşlık ve özgürlük olarak toplumumuza kabul ettirme gayretinde olan bir zihniyetle, Türk kadını çağdaşlık yolunda daha fazla yol kat edemez. Anne olmak her halde yapılacak işlerin en kutsalı, en şereflisidir. Peygamber Efendimiz (sav) "cennet anaların ayağı altındadır." Hadisi ile dinimizin de kadına ve anneye verdiği önemi ortaya koymuştur. Yine Peygamber Efendimiz'e (sav) biri sormuş: "Ya
Resulullah, en çok kime iyilik ve ihsan etmeliyim?" Peygamber Efendimiz (sav)
şöyle buyurmuş, "annene!" ."Sonra kime" diye sorulduğunda 3 defa "annene" dedikten sonra dördüncü defa sorulunca "babana" demiştir. Ama ne yazık ki, toplumumuzun temel dinamikleriyle oynamak arzusunda olanlar, anneliğin mukaddesatını kadınlarımıza unutturmaya, toplumu bir arada, ayakta tutan aile yapısını parçalamaya çalışmaktadırlar. Bunun için de kadın hakları kisvesi altında, kadın haklarını yok eden düşüncelere önderlik
etmektedirler" dedi.
Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, kadınların okuyup eğitim alması gerektiğini ifade ederek, "Ülkemizin kanayan yarası terör sorununa parmak basan, gerçekleri gözler önüne sermek, kardeşin kardeşe nasıl kırdırıldığını anlatmak amacında olan bir televizyon dizisi için kampanya başlatılıp, yayından kaldırılırken; kadınlık onurunu ayaklar altına alan, her kadının maddi bir değeri olduğu izlenimi uyandıran, ahlaksız tekliflerle dolu diziler için neden hiçbir kadın örgütü
tepki göstermez? Neden hep ana olmak, namuslu olmak, aileyi çekip çevirmek kötülenirken; toplumumuza, örf ve adetlerimize aykırı olan davranışlar yüceltilir? Anne olmak, kadının birey olmasına engel midir? Elbette kadın isterse çalışmalıdır. Kadın okumalıdır, eğitim almalıdır. Kadın toplumun her kademesinde temsil edilmeli, her ortamda söz sahibi olmalıdır. Ama anne olmak da kutsaldır, çalışmayan kadın da toplumun bir bireyidir. Kadınların kişisel hak ve özgürlüklerini kullanmasına engel olacak hiçbir
statü, hiçbir durum yoktur. Olmamalıdır. Atatürk'ün dediği gibi kadının hakkı yerlerde sürünmek değil, omuzlarda yükselmektir. Kadının omuzlarda yükselmesi ise onun reklamlarda, televizyonlarda cinsel bir meta gibi sunulması değil; statüsü, işi ne olursa olsun, kadına değer verilmesi, toplumda temsil edilmesi ve içtimai hayata katılması ile olur" şeklinde konuştu.
Tüm kadınların Kadınlar Günü'nü kutlayan Bostan sözlerini şu şekilde tamamladı;
"Gittikçe olumsuzlaşan ekonomik şartlar altında çalışan, evlat yetiştiren, yozlaşan kültürel şartlar karşısında vakarını bozmayan, Amine Hatunlardan, Nene Hatunlardan devraldığı iffet bayrağını dalgalandıran, çocuklarına helalden ve doğrudan başka bir şey öğretmeyen, Türk Milletinin temel direği anneler, bu vatan için çalışan, üreten ve savaşan bütün evlatların anneleri, kanlarıyla bayrakları bayrak yapan, mezar taşlarıyla bu vatana Türk mührünü vuranların anaları, bugün saygı görmeyi, temsil edilmeyi,
omuzlarda taşınmayı kuşkusuz dünyadaki her kadından daha çok hak ediyorlar. Tüm kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun." - İSTANBUL
Son Dakika › Güncel › Hanefi Bostan'dan 'Kadınlar Günü' Mesajı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.