İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinde, İBB'nin deniz taksi işletmesinden zarar etmesi tartışmaya neden oldu.
İBB Meclisinin mayıs ayı toplantılarının ikinci oturumu, Meclis 1. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında, Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.
Meclis'te gündem dışı konuşmak için söz alan AK Parti'li Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, Denetim Komisyonu tarafından hazırlanan 2025 Denetim Raporu'na değindi.
İBB'nin ihalelerinden bahseden Kaynar, rapordaki bulgularda, örneği verilen 7 ihalede benzer iş tanımları nedeniyle teklif verebilecek firmaların ihaleye katılımının engellendiğini, bu yüzden ihalelerin rekabet ortamı oluşturulmadan sonuçlandığını söyledi.
"Farklı konulardaki işlerin bir arada yapılması" şartı koşularak ihalelere girmek isteyen firmaların, ihale dışı kaldığını dile getiren Kaynar, "Bu kapsamda örnek vermek gerekirse, muhtelif kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesine 5 firma doküman almasına rağmen tek geçerli teklif verilmiş. 1 milyar 585 milyon 341 bin lira artı KDV değerindeki ihale Kültür AŞ'ye verilmiştir. Bu ihaleye başka firmaların katılamama sebebi, birçok farklı konunun birlikte yapılmış olma şartı koşulmuş olmasıdır." diye konuştu.
Kaynar, İBB'nin araç kiralama işlerine de değinerek, şöyle devam etti:
"Kiralanan binek araç sayısının tasarruf anlayışıyla bağdaşmaması, kiralanan binek araç sayısının bu konuda yapılan söylemlerle çelişkili olması, binek araç kiralamalarının başka ihaleler içerisine gizlenmesi… Binek araçlar konusu bu yönetimin göreve geldiğinde en çok suistimal ettiği konulardan birisiydi.
İBB 2025 yılında 1747 adet, İSKİ 446 adet, İETT de 130 adet olmak üzere toplam 2 bin 323 adet binek araç kiralanmış. Bu rakamın içerisinde İBB'ye ait 31 şirketin kiraladığı araçlar dahil değil. Araç kiralama ödeneği de 2021 yılında 246 milyon lira iken, 2025 yılında 4 milyar 854 milyon lira olarak gerçekleşmiş. Araç kiralama ödeneği, 5 yılda yüzde 1873, yani yaklaşık 19 kat artmış."
"1 milyon 267 bin litre sütün ne olduğu ile ilgili dosyada bir bilgi yok"
Kaynar, İBB'nin 2025 yılında ihalesiz olarak 11 milyon 800 bin litre süt aldığını belirterek, "İBB, bu aldığı 11 milyon 800 bin litre sütün 10 milyon 532 bin litresini dağıtmış. Burada da 1 milyon 267 bin litre sütün ne olduğu ile ilgili dosyada bir bilgi yok." dedi.
Süt dağıtımında 69 araç kiralandığını, 166 kişinin çalıştırıldığını anlatan Kaynar, sütün satın alma maliyeti, kiralanan araç maliyeti, bu araçların kullandığı yakıt ve bu personelin maliyeti toplandığında, toplam maliyetin 651 milyon 56 bin lira olduğunu belirtti.
Kaynar, ihtiyaç sahiplerinin burada sütü, market kartlarına yüklenen paralarla marketten alması halinde iki katı daha fazla süt dağıtımı yapılabileceğini vurguladı.
"(Deniz taksi) Elde edilen gelirden 10 kat daha fazla para harcanmış"
Kaynar, İBB'nin 2021 yılında 50 deniz taksi alınması için ihale yaptığını kaydederek, 84 milyon 950 bin lira artı KDV ile bu ihaleyle 50 taksi satın alma sözleşmesi yapıldığını söyledi.
2025 yılında deniz taksilerin işletmesi işinden 74 milyon 479 bin lira gelir elde edildiğini ifade eden Kaynar, "Bu taksilerin işletilmesi için 2025 yılında kaç para harcanmış biliyor musunuz? 479 milyon 52 bin lira artı KDV. Yani KDV dahil 574 milyon 862 bin lira harcama yapılmış. Taksiler de 84 milyon 950 bin lira artı KDV'ye alınmıştı. Bu kadar para harcanmış, karşılığında 74 milyon 479 bin lira gelir elde edilmiş. Zararın boyutunu siz hesaplayın. Elde edilen gelirden, 10 kat daha fazla para harcanmış." değerlendirmesini yaptı.
"Evet, belki İBB deniz taksiden dolayı zarar ediyor gibi gözükebilir"
Kaynar'ın konuşması üzerine söz alan CHP'li Meclis Üyesi Onur Uğurdan, ihalelerde elenen firmalara ilişkin, "Şimdi, 'Düşük teklif sunanlar niçin kapsam dışı bırakıldı?' diyor. Biz ihaleleri incelediğimizde, tabii Denetim Komisyonu şerhinde de vardı bunlar. Geçici teminat yatırmayı bir şirket bilmiyorsa, evrak eklemeyi bilmiyorsa, mümkünse bunlar kapsam dışı bırakılsın. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı işler son derece ciddi işlerdir. Bundan kaynaklı olarak da eleniyorlarsa, bu bizim hayrımızadır." ifadelerini kullandı.
Süt dağıtımını araçla sürdüreceklerini söyleyen Uğurdan, şunları kaydetti:
"Şöyle zannediyorlar. Bu araçları biz sadece süt dağıtımı için kullanıyoruz, sonrasında da kenarda bekliyor, atıl bir şekilde duruyor. Bu araçlar, Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüzün veya başka birimlerimizin de kullandığı araçlardır. Bu araçların içerisinde sadece sütler de yok. İhtiyaç sahibi ailelere gidiyor. İhtiyaç sahibi ailelere gidildiğinde bu araçların içerisinde psikolog da oluyor. Çocuklarla ilgilenen, ailede çocukların problemlerini soran yetkin kişiler de oluyor. Hep beraber gidiyorlar. Bir heyet olarak aileyle konuşuyorlar."
Deniz taksinin, İBB'nin, sosyal hizmetin, sosyal belediyeciliğin nasıl yapılacağının en önemli göstergelerinden birisi olduğunu savunan Uğurdan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çok doğru söylüyor. Evet, belki İBB deniz taksiden dolayı zarar ediyor gibi gözükebilir. Bu doğru. Şimdi ana hatlarımız var bizim deniz ulaşımında. İşte Üsküdar'dan karşıya birkaç hattımızı sayabiliriz. Bu ana hatların dışında kalan hatlarda da deniz taksiye de ihtiyaç olabiliyor. Bu hatlara ihtiyaç olunca da vatandaş bu deniz taksiyi kullanıyor ve sosyal belediyeciliğin en önemli göstergesi kabul ediliyor. Özel işletmeye verdiğimizde bunun maliyetini az çok Muhammet Bey de biliyor. Belki 5, belki 10 katı oranında artacak. Bu durumda biz sadece kar getirici bir deniz taksiden bahsedemeyiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bu yakışmaz."
Son Dakika › Güncel › İBB'nin Deniz Taksi Zararları Tartışma Yarattı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?