İki Oğlunu Kaybetti, Bir Oğluyla Diyalize Giriyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

İki Oğlunu Kaybetti, Bir Oğluyla Diyalize Giriyor

13.03.2014 11:21

Gaziantep'te kronik böbrek yetmezliği nedeniyle iki oğlunu kaybeden kadın, şimdi aynı rahatsızlığa yakalanan oğlu ile diyalize giriyor Haftada 3 gün diyalize giren anne ile oğluna hastalığın genetik olma ihtimali nedeniyle birinci derece yakınlarından nakil yapılamıyor Anne Kurtlar: "İki tanesini ardıma.

ÖMER FANSA - ZERİN ÖZDİLEK - Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle iki oğlunu belirli aralıklarla kaybeden kadın, şimdi aynı rahatsızlığa yakalanan oğlu ile diyalize giriyor.

Gaziantep'te yaşayan 10 kişilik Kurtlar ailesinin iki ferdi böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybederken, haftada 3 gün diyalize giren anne ile oğluna, hastalığın genetik olma ihtimali nedeniyle birinci derece yakınlarından nakil yapılamıyor. Anne ile oğlu, böbrek nakli yapılacak günü bekliyor.

Ailenin en büyük oğlu Şükrü Kurtlar, 1990 yılında 16 yaşındayken böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize girmeye başladı. Anne Fatma Kurtlar (66), oğluna böbreğini vermek istese de tüm parametreler olumlu olmasına rağmen, oğlunun yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi.

Şükrü Kurtlar'ın diyaliz tedavisi sürerken anne Kurtlar da 2002'de kronik böbrek rahatsızlığı hastalığına yakalandı. 2006 yılına kadar birlikte diyalize giden anne ve oğluna 2006'da 15 yaşındayken aynı rahatsızlığa yakalanan diğer oğlu Hüseyin Kurtlar da katıldı. Anne ile oğulları Şükrü ve Hüseyin Kurtlar, bir yıl beraber diyalize girdi. Hüseyin Kurtlar, 2007 yılında 16 yaşındayken hayatını kaybetti.

Anne ile oğlu Şükrü Kurtlar'ın tedavisi sürerken bu kez de 2010 yılında ailenin en küçük üyesi Bülent Kurtlar, 17 yaşındayken aynı hastalığa yakalandı. Anne Kurtlar, daha önce yaşadığı kaderi tekrar yaşayarak yine iki oğluyla birlikte diyalize girmeye devam etti. Anne ve iki oğlunun diyalize girme süreci önceki gibi bir yıl sürdü. Bu kez de hastalığa ilk yakalanan ailenin en büyük oğlu Şükrü Kurtlar, 2011 yılında 37 yaşındayken yaşama veda etti.

Anne iki oğlunu, Bülent Kurtlar ise iki ağabeyini kaybettiği böbrek yetmezliği nedeniyle haftada 3 gün diyalize girmeye devam ediyor. Anne ve oğluna birinci derece yakınlarından doktorların hastalığın genetik olabileceği ihtimali nedeniyle böbrek nakli yapılamıyor.

28 yıldır mücadele ediyor

Baba Reşit Kurtlar (62), AA muhabirine yaptığı açıklamada, en büyük oğlu Şükrü Kurtlar'a, 1986 yılında bir başka rahatsızlığı nedeniyle gittikleri hastanede böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu, 1990'dan itibaren de oğlunun diyalize girdiğini söyledi.

Oğlunun rahatsızlığı sürerken eşinin böreğini vermeyi düşündüğünü anlatan Kurtlar, "1992'de annesinin böbreğini vermek için başvurduk. O zaman annesi rahatsız değildi. Oğlumun kalp yetersizliği ve yüksek tansiyonu nedeniyle böbrek nakli olamadı. Bu nedenle Şükrü 2011 yılına kadara diyalize girdi" dedi.

2002'de eşinin, 2006'da da diğer oğlu Hüseyin Kurtlar'ın aynı rahatsızlığa yakalandığını ifade eden Kurtlar, Hüseyin'in de hasta olmasıyla eşi ile iki oğlunun diyalize girdiğini, oğlu Hüseyin Kurtlar'ın tedavisi sürerken 2007'de vefat ettiğini kaydetti.

Hüseyin Kurtlar'ın ardından 2010 yılında bu kez de diğer oğlu Bülent Kurtlar'ın aynı rahatsızlığa yakalandığını, yine eşi ve iki oğlunun tedavisi sürerken bu kez de Şükrü Kurtlar'ın 2011'de vefat ettiğini aktaran Kurtlar, şimdi eşi ile oğlu Bülent Kurtlar'ın haftanın 3 günü diyalize girdiğini vurguladı.

Emekli olduğu için eşi ve çocuklarının ihtiyaçlarını gidermeye çalıştığını dile getiren Kurtlar, şöyle konuştu:

"Onları sabah kaldırıyorum. Gittikten sonra evde onları bekliyorum. Rahatsız oldukları zaman onlarla birlikte gidiyorum. Geldiklerinde karşılıyorum. İlaçları olduğunda alıp geliyorum. Evin sıcak olması için kredi çektim doğalgaz bağlattım. Çocuğumun ve eşimin sağlığı için elimden gelen mücadeleyi yapıyorum. 1986'dan beri bu hastalıkla uğraşıyorum. Tedavi parasını karşılayabilmek için yevmiye karşılığı başka illerde çalıştım. Bu durum karşısında hangi baba, hangi aile yıpranmaz ki. Hangi baba vicdan azabı duyamaz. Maddi durumun dışında bir de işin vicdani boyutu var. Ben bunları 1986'dan beri yaşıyorum."

Böbrek nakli konusunda ikinci derece yakınlarını bu işe karıştırmak istemediğini dile getiren Kurtlar, "Kendi ailemizden nakil düşündük ancak doktorlar genetik olma ihtimali nedeniyle birinci derece yakınları uygun görmediler" diye konuştu.

Diyalize girince aynı hastalığa yakalandığını fark etti

Böbrek hastası Bülent Kurtlar da annesi ve iki ağabeyinin tedavileri sürerken, yaşı küçük olduğu için yaşananların farkında olmadığını söyledi.

Diyalize girmeye başladıktan sonra, ağabeylerinde gördüğü için aynı hastalığa yakalandığının farkına vardığını ifade eden Kurtlar, "İnsanın gözünün önünde sevdiği insanın ölmesi hiç iyi bir şey değil. Zaten biri ben 14 yaşındayken hayatını kaybetmişti. Diğeri de vefat etti. Sevdiğim kişilerin hastalık yüzünden ölmesi, göz göre göre can vermeleri, elden bir şey gelmeden beklemek, bunlar hiç iyi bir şey değil. Ağabeylerimle aynı hastalığa yakalanmak, beni kötü etkiledi" dedi.

Anne Kurtlar ise yaşadıkları kadere söyleyecek bir şeyleri olmadığını belirterek, "İki tanesini ardıma kattım, bir tane daha önüme kattım. Ne diyeyim. Beni sadece anneler anlar" diye konuştu. - Gaziantep

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İki Oğlunu Kaybetti, Bir Oğluyla Diyalize Giriyor - Son Dakika


Advertisement