İkinci Beykoz Davası'nda 16 sanık yargılandı, duruşma gece yarısına kadar sürdü

İkinci Beykoz Davası'nda 6'sı tutuklu 16 sanık yargılandı, duruşma gece yarısına kadar sürdü. Başkan Alaattin Köseler, hukukun siyaseti dizayn etmek için kullanılmasının toplumda büyük kaygı yarattığını savundu.
Haber: Beril KALELİ
(İSTANBUL) Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 16 sanık hakkındaki ikinci Beykoz Davası sabah 11.30 sıralarında başladı ve gece yarısına kadar sürdü. Köseler, "Hukukun, adliyelerin, savcıların, hakimlerin cübbelerinin siyaseti dizayn etmek için kullanılıyor olması benim vicdanımın dışında toplumda büyük bir kaygı yaratmaktadır." şeklinde konuştu.
Beykoz Belediyesi'nin Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na 6 ay önce tutulmış bir tutanak ile suç duyurusunda bulunması ve Beykoz Belediyesi'ne ilişkin ilk dosyadan tutuklu bulunan Veli Gümüş'ün etkin pişmanlık ifadeleriyle seçilmiş Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in ikinci tutuklama kararının verildiği dosya kapsamıda açılan davanın ilk duruşması yapıldı. İstanbul Anadolu Adliyesi'nde 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada savunma yapan Köseler, "6'ncı celseden 12 gün evvel Veli Gümüş'ü ifadeye çağırıyor Beykoz Savcılığı. Savcılığa çağrılma nedeni Ahmet Orhan Taşkıran'la bağlantılı bir tutanak. 6 ay öncesinin tutanağı bekletilmiş, Beykoz Belediyesi teftişine sunulmamış tutanak 6 ay sonra hareketlendiriliyor... Bunu Veli Gümüş için zindandan bir çıkış bileti olarak yorumluyorum" dedi. Köseler, "Hukukun, adliyelerin, savcıların, hakimlerin cübbelerinin siyaseti dizayn etmek için kullanılıyor olması benim vicdanımın dışında toplumda büyük bir kaygı yaratmaktadır." şeklinde konuştu.
Beykoz Belediyesi'nin Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na 6 ay önce tutulmış bir tutanak ile suç duyurusunda bulunması ve Beykoz Belediyesi'ne ilişkin ilk dosyadan tutuklu bulunan Veli Gümüş'ün etkin pişmanlık ifadeleriyle Alaattin Köseler hakkında ikinci tutuklama kararının verildiği dosya kapsamında açılan davanın görülmesine bugün başlandı.
SALON YETERSİZ KALDI, SEGBİS ÜZERİNDEN İZLENDİ
Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında 5'i tutuklu 16 sanık ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşma salonuna sanık yakınları alınmadı. Sanık yakınları ve izleyiciler ile gazeteciler duruşmayı, başka bir duruşma salonundan SEGBİS aracılığıyla takip etti.
Duruşmada sanıklar ve avukatlarının savunmalarının yanı sıra 2 kişi tanık, 3 kişi müşteki sıfatıyla dinlendi. 11: 30 gibi başlayan duruşmada, Köseler'in savunmasına akşam saatlerinde sıra geldi.
"16 İTİRAZ DİLEKÇEMİZ REDDEDİLDİ"
Savunmasında, yargılandığı mahkemenin kararıyla tahliye edildikten 24 saat sonra savcının itirazı üzerine başka bir mahkemenin kararıyla yeniden tutuklandığını anımsatan Köseler, "375 sayfa iddianame mevcutken yarım saatlik savunma alınarak ikinci tutuklama gerçekleşti. 16.7.2025 ile başlayan, 27.7.2026'ya kadar devam eden bir yıl boyunca devam eden 14 tane itiraz dilekçemiz reddedildi. Şu anda da sizin dönem heyetinizin bulunduğu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nda şimdiki başkan ve üyelerin de bulunduğu 15'inci, 16'ıncı itiraz dilekçelerimiz de reddedildi" dedi. Köseler şöyle devam etti:
"ZAMAN AYARLI BİR OPERASYON BAŞLIYOR"
"Bu sürece baktığımız zaman 13.7.2026 tarihli 6'ncı celseden 12 gün evvel Veli Gümüş'ü ifadeye çağırıyor Beykoz Savcılığı. Savcılığa çağrılma nedeni Ahmet Orhan Taşkıran'la bağlantılı bir dilekçe (tutanak). Orada bu işlem başlatılıyor. Tabii ne soruluyor, ne ediliyor, neler, hangi ses tonlarıyla söyleniyor bunları bilemiyoruz. O yüzden kayıt altına alınmasını genel olarak Türkiye'de olması gereken bir nokta olarak işaret ettim daha evvelki konuşmamda… Orada zaman ayarlı bir operasyon başlıyor. Bunu Veli Gümüş için zindandan bir çıkış bileti olarak yorumluyorum. Ben böyle yorumluyorum kendi iç dünyamda.
6 ay öncesinin tutanağı bekletilmiş, Beykoz Belediyesi teftişine sunulmamış ve orada imza atan arkadaşların bir tanesi bildiğim kadarıyla AKP meclis üyesi başkan yardımcısı, diğeri de yapı kontrol müdürü, siyasi tercihler onu söylemek istemiyorum. O arkadaşlar ve başkan vekilinin imzasıyla 6 ay sonra bu tutanak hareketlendiriliyor.
"TAMAMEN SİYASİ BİR HAMLE"
Yani ben bu tutanağa baktığım zaman, daha doğrusu savcının SEGBİS'teki sorgulamasından sonra mahkemeye intikal ettiğinde mahkemenin sulh ceza hakimliği dedi ki: 'Ya bu tutanakta böyle yazıyor ama alınan ifadede böyle bir şey yok' dedi. Yani burada 6 ay önceki tutanakla savcılığa gönderilmiş olan bu hamle tamamen siyasi bir hamle.
1 yıl 7 ay 16 gün, yani 19 ay 16 gün, 586 gün, 14.064 saattir Silivri'de tek kişilik koğuşta, zindandayız. Belediyelere yapılan operasyonlar Türkiye'nin malumu, gündemi. Silivri'de 10 tane belediye başkanı yatıyor. Seçimlerde İstanbul'daki 39 ilçenin efendim 26'sı Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kazanılan bir sayıydı. Bu bugün itibariyle 16'ya düşmüş durumda, Ataşehir de şu anda sırada. Söylemek istediğim şu; yani burada güç halktır. Halk da seçimle tercih yapıyor, bu tercih değiştiriliyor. Yani yine sizleri tenzih ederek konuşmak istiyorum, Anayasa ve hukuk sistemi kişilere göre farklı mı uygulanıyor diye kendi kendime soruyorum. Yani hukukun, adliyelerin, savcıların, hakimlerin cübbelerinin siyaseti dizayn etmek için kullanılıyor olması benim vicdanımın dışında toplumda büyük bir kaygı yaratmaktadır."
Sizin düşünceleriniz neler ?