Gazeteci yazar Hasan Ebu Haniye, uluslararası kamuoyunun Suriye'deki iç savaşa sessiz kalması sonucu Selefi hareketlerin güçlendiğini ve bu durumun da Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) bölgesel tehlike oluşuna katkı sağladığını belirtti.
Ürdünlü yazarlar, IŞİD'in Ürdün sınırına yaklaşmasının ardından Ürdün mahkemesinin Ebu Muhammed el-Makdisi lakabı ile bilinen Selefi lider Asım Berkavi'yi serbest bırakmasını ve Ebu Katade lakablı Selefi hareket lideri Ömer Mahmud Osman'nın da isnat edilen "terör girişimi" suçundan berat etmesini AA muhabirine değerlendirdi.
Ebu Katade ve Makdisi'nin hakkında verilen kararların siyasi olma olasılığının düşük olduğunu savunarak, her iki Selefi liderin de daha önce IŞİD'in Suriye'deki faaliyetlerini hutbe ve fetvalarında eleştirerek, IŞİD'e destek vermediklerini açıkça ifade ettiklerini hatırlatan, Ürdün'deki El-Gad gazetesi yazarı Muhammed Ebu Rumman, AA muhabirine yaptığı açıklamada Makdisi'nin serbest bırakılmasının ve Ebu Katade'nin de beraat etmesinin siyasi etkisinin olup olmadığının zamanla anlaşılacağını ifade ederek, Ürdün hükümetinin Selefi gruplarla anlaşma ihtimaline inanmadığını söyledi.
İslami hareketler uzmanı Hasan Ebu Haniye de özellikle siyaset ve güvenlik söz konusu olduğunda dünyanın neresinde olursa olsun "tarafsız yargılamanın mümkün olmadığına" inandığını belirtti. Haniye, "Makdisi'nin suç delili olmaksızın yaklaşık 5 yıl hapis yattığını hatırlatarak, daha önce de olduğu gibi gerekli görüldüğünde her an tekrar tutuklanabileceğini" kaydetti.
Ebu Katade'nin ise diğer suçlardan mahkum olabileceğini belirten Haniye, şu ifadeleri kullandı; "IŞİD'in Ürdün sınırına yaklaşmasının akabinde Ürdün mahkemesinin Ebu Katade ve Makdisi için verdiği kararlarla Ürdün hükümeti, taktiksel avantaj elde etmiştir."
Haniye, IŞİD'in bölgesel tehdit haline gelişinin en büyün nedeninin uluslararası kamuoyunun Suriye'deki iç savaşa sessiz kalması olarak niteleyerek, "Uluslararası kamuoyunun Suriye'deki iç savaşa sessiz kalması sonucu Selefi hareketler güçlenerek Irak'a ilerledi ve bu durum da IŞİD'in bölgesel tehlike oluşuna katkı sağladı" diye konuştu.
Öte yandan siyasetbilimci Prof. Muhammed Şahadet ise "Makdisi ve Ebu Katade hakkında verilen karaların siyasi olmadığını savunarak, Ürdün hükümeti ile Selefi liderler arasında anlaşma yapılması iddiasının doğru olamayacağına inandığını" dile getirdi.
-Makdisi ve Ebu Katade Kimdir?
Tam ismi Ebu Muhammed Asım b. Muhammed b. Tahir el-Berkavi olan, Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi ismiyle tanınıyor. Makdisi, 1992'de Afganistan savaşına giden bir çok savaşçının eğitiminde rol aldı. 1994'de Filistin'de canlı bomba eylemlerinin yapılabileceğine dair verdiği fetva sebebiyle Ürdün'de tutuklandı. Makdisi, Suudi Arabistan yönetiminin gayrimeşru olduğu ve ABD'ye karşı şiddet eylemlerine teşvik eden görüşleri sebebiyle El Kaide örgütünün teorisyenleri arasında gösteriliyor.
Asıl adı Ömer Osman olan Filistin kökenli Ürdün vatandaşı alim Ebu Katade ise Ürdün'de 'terör eylemleri planlama' suçlamasıyla yargılanmış ve beraat etmişti. Mahkeme, Ebu Katade'nin Ürdün'de milenyum kutlamaları sırasında turistlere yönelik terör saldırıları planlamakla suçlandığı davayla ilgili kararı ise 7 Eylül tarihine erteledi. Ebu Katade, vatandaşı olduğu Ürdün'de Amerikalı ve İsrailli turistlere saldırılar planlamakla suçlanıyor. İngiltere, 'işkence altında elde edilen kanıtların yargı sürecinde kullanılmaması' konusunda Amman yönetimiyle varılan anlaşmanın ardından, 1993'te kendisine sığınan 'ulusal güvenliğine' tehdit oluşturduğunu öne sürerek sınır dışı etmişti. Ebu Katade, IŞİD'in teori ve pratiklerini eleştiren selefi alimler arasında gösteriliyor. - Amman
Son Dakika › Güncel › Irak'taki Çatışmalar - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.