(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Partili siyasetçilerin kendisine yönelik 'hizmet yok' eleştirilerine yanıt verdi. Göreve geldiğinden beri bir tane bile yurt dışı kredinin bakanlıklarca onaylanmadığını vurgulayan Tugay, "İzmir'in temel sorunlarında, altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde ben beklediğimiz desteği görmüyorum. Bunun da siyasi olmaması gerektiğini düşünüyorum. AK Parti İzmir'de CHP ile yarışacaksa hizmet getirerek yapsın. CHP'li belediyelerin hizmet etmesini engelleyerek siyaset yaparsanız halka ve şehre zararınız oluyor" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı açılışı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. AK Partili siyasetçilerden gelen 'hizmet yok' eleştirilerine yanıt veren Tugay, hayata geçirilecek projelerde kullanılacak krediler için ilgili bakanlıklardan onay gelmediğini söyledi. Tugay, şöyle konuştu:
"Benim dönemimde yapılmış hiçbir anlaşma onaylanmadı"
"Kentin belediye başkanı olarak hükümetimizle de bakanlıklarımızla da uyum sağlamaya ve İzmir'e hizmet gelmesini sağlamaya çalışıyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi imkanları çerçevesinde her gün daha iyi giderek bir hizmet üretiyor. İzmir'in uzun yıllardır bekleyen sorunlarını çözmek için yapıcı adımlar atacağız dedim, bunu da yapıyoruz. İzmir büyük bir şehir. 4,5 milyon nüfusu ile beraber herhangi bir metropolün sahibi olduğu pek çok sorunu var. Bunları da çözelim istiyoruz. Ama bazı şeyler bizim yetkimiz dışında, bazı şeylerin finansman desteğine ihtiyacı var. Bu finansman için İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi kredi notuyla uluslararası finans kuruluşlarından kredi anlaşmaları yapıyor. Ama mevzuat bunların bakanlıkça onaylanması lazım diyor. Mevzuat böyle dediği için onayları gerekiyor. Benim dönemimde yapılmış hiçbir anlaşma onaylanmadı. Bunun için Maliye Bakanımıza, Çalışma Bakanımıza gittim. İlgili olan herkesle görüştüm. 'Yapılır, olabilir. Yapılandırmalarla bu konuyu hallederiz' dediler. Ama şu ana kadar halledilmiş değil. Görüştükten sonra beklediğim şey olumlu adımlar atılması. İzmir'in AK Partili siyasetçileri bunları hep siyaset konusu yapıyor. Yani bir kuruş hükümetin cebinden çıkmadığı, tamamı dış kredi olduğu halde sanki kendileri bir iyilik yapıyormuş gibi konuşuyorlar. Bunlar rahatsızım, bunun değişmesi lazım. Biz hükümetten para istemiyoruz. Bizim kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının hiçbir kefalet olmadan, şart olmadan sadece mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz."
"CHP ile yarışacaksa hizmet getirerek yapsın"
AK Parti'nin İZBB başkan adayı Hamza Dağ'ın ikinci çevre yolu sözünü anımsatan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
"AK Parti'nin yerel siyasetçileri, özellikle milletvekilleri... 'Siz İzmir'e ne hizmet getirdiniz' diye soruyorum. Bana 'Okul yapıldı' diyor. Siz yaptırmadınız okulu, Milli Eğitim Bakanlığı yaptırdı. Hepsi zaten İzmir'in ödediği vergilerle yapılan şeyler. Yani ekstra bir yerden bir para bulunmuş da getirilmiş İzmir'e bir yatırım yapılmış değil. Hamza Dağ adaylığında yapacağız diye söz verdi. Bu sene yine hala şey yok. Ne kadar trafik, ikinci çevre yolu sıkışıklığı olduğunu herkes görüyor. Büyükşehir Belediyesi olarak bunu rahatlatmak için ikinci çevre yolu dışında alternatifimiz nedir? Resmen şapkadan tavşan çıkarmaya çalışır gibi bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz. Ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce yapılması lazım ama adım atılmıyor. İzmir'in temel sorunlarında, altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde ben beklediğimiz desteği görmüyorum. Bunun da siyasi olmaması gerektiğini düşünüyorum. AK Parti İzmir'de CHP ile yarışacaksa hizmet getirerek yapsın. CHP'li belediyelerin hizmet etmesini engelleyerek siyaset yaparsanız halka ve şehre zararınız oluyor."
"Yalan yanlış rakamlarla insanların kafalarını karıştırıyorlar"
Tugay, AK Partili isimlerin söylemlerine tepki göstererek "Kuraklık bütün Türkiye'de var. Ankara'da, İstanbul'da su sorunundan bahsediyoruz. Türkiye'nin her tarafında susuzluk var. Yağmur yağmıyor çünkü. 'Beceriksizlik' diyorlar. Türkiye'nin en iyi kayıp kaçak oranlarından birine sahip olan şehir İzmir. Ama bunu da çarpıtıyorlar. Yalan yanlış rakamlarla insanların kafalarını karıştırıyorlar. Şehrin sorunlarına gerçek çözümler getirmemiz lazım. Sürekli gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmayı bıraksınlar onun yerine beklediğimiz şeyi yapsınlar. Hizmet getirsinler ya da bıraksınlar, biz hizmet edelim. Ben göreve geldiğimden beri bir tane bile yurt dışı kredi onaylanmadı. Geçmişte onaylanmış bazı kredilerin ödeme dilimleri serbest bırakıldı, 'onayladık' diyorlar. Bu dönemde olmadı onlar. Hepsi geçen dönemde oldu" dedi.
"Vakıflar Genel Müdürlüğünü aklını başına toplamaya davet ediyorum"
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün DGM binası, Egemenlik binası ve Tepecik'te bulunan eski gasilhaneyi kendi üzerine almasına da değinen Tugay, hukuki süreci başlattıklarını duyurarak, "Üç tane hali hazırda hizmet için kullandığımız binayı, Vakıflar Genel Müdürlüğü bizim haberimiz olmadan ya da bir ihbarda bulunmadan tapuda kendi üzerine geçirmiş. Biz bunu sonradan öğrendik. Bunların üçü de belediyenin aktif olarak kullandığı, yıllardır bakımını, onarımını yaptığı binalar. Biz bunları ticari bir amaç için kullanmıyoruz. Buraları ceberut bir tavırla, bildirmeye bile tenezzül etmeden İzmir halkına ait olan binalara el konulmasını aklım almıyor. Buna karşı hukuki haklarımızı savunuyoruz. Mahkemeye başvurduk ve mahkeme ihtiyati tedbir kararı aldı. Şu anda kesinleşmiş bir karar yok. Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü aklını başına toplamaya davet ediyorum. İzmir halkının malına çökemezler. Buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
"Şu an buna onay veremeyiz"
Geçtiğimiz günlerde Martı TAG'in paylaşımlı yolculuk yönetmeliğinin hayata geçirilmesi talebiyle 48 bin dilekçeyi UKOME'ye teslim etmesine ilişkin de konuşan Tugay, yasaları işaret ederek "Bunun yasal altlığı yok. O yüzden şu an buna onay veremeyiz. Yasasının olması lazım. Hükümet buna göre yasa çıkarsın biz de ona göre karar verelim" dedi.
"Povokasyon olabilir mi diye düşündüm"
Tugay, geçtiğimiz günlerde Karabağlar ilçesinde Menzil Tarikatı'nın düzenlediği tövbe buluşmasına ilişkin 'provokasyon' uyarısı yaparak şöyle konuştu:
"Hukuki olarak bu yapılanmanın karşılığı nedir, bunun açıklanması lazım. Neyi amaçlıyorlar? İzmir'e izin alarak mı geldiler? Böyle bir toplantı resmi makamlardan izinli mi yapıldı? Eğer izinli değilse, bu noktada adli ve idari makamların, Emniyet'in açıklama yapması gereken bir durum. Biz inanç özgürlüğünün yanındayız. Ama ülkemiz laik, demokratik bir Cumhuriyettir. Laik bir ülkede, laiklik karşıtı yapılanmaların nasıl tehlikeli olacağını ülkemiz yaşayarak gördü. Umuyorum ki devletimiz herhangi bir yanlışın yapılmasına izin vermez. Ben İzmir halkının genel olarak cumhuriyetçi ve laik tavrı olduğunu bildiğim için hani bunu bir acaba provokasyon olabilir mi diye düşündüm. İnanç üzerinden insanları kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Yıllardır bunun siyaseti yapıldı. Bizim partimizin geçmişte de bugün de pek çok yöneticisi dindar, dinine bağlı, ahlaklı insanlardır. CHP'nin inançla bir sorunu yok. Bununla ilgili kimse tek kelime edemez. Ama devletin düzenini değiştirmek, laikliği bozmak için, yıkmak için yapılan bir şey varsa bunu yakın zamanda bizzat herkes yaşayarak gördü. Sonuçların ne olduğunu da biliyoruz. O nedenle dikkatli olunması gerekir. Laiklik herkes için kıymetli."
Son Dakika › Güncel › İzbb Başkanı Cemil Tugay'dan Ak Partililerin 'Hizmet Yok' Eleştirilerine Yanıt: Göreve Geldiğimden Beri Bir Tane Bile Yurt Dışı Kredi Onaylanmadı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?