İzmir'de, Gezi Parkı odaklı gösterilerle ilgili düzenlenen operasyonlar sonrası açılan ve ilk duruşmaları yapılan üç davanın sonuncusunda, savunma yapan 8 tutuklu sanığın tahliye istemleri reddedildi.
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, "Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahla katılarak ihtara rağmen dağılmama", "Görevi yaptırmamak için direnme", "Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek" iddialarıyla 17'şer yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu sanıklar Elif K, Erhan İ, İbrahim K, İzzet U, Kubilay Y, Ozan A, Vedat Y ve Orhan Ö. ile avukatları katıldı.
Mahkeme salonu ve dışında geniş güvenlik önlemleri alınırken, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam'ın da izlediği duruşma salonuna sanıklar, zafer işareti yaparak girdi. İzleyicilerin sanıkları alkışlaması üzerine mahkeme başkanı izleyicileri sessiz olmaları konusunda uyardı.
Mahkeme salonunda görevli polisin, iki küçük çocuğun dışarı çıkarılmasını istemesi üzerine salonda gerginlik yaşandı. Daha sonra, çocukların babaları sanık Erhan İ'ye sarılmalarına izin verildi. Tutuklu sanıklar Elif K. ve İbrahim K'nin annesinin, çocuklarına sarılarak ağladığı gözlendi.
Kimlik tespitinin ardından, tutuklu sanık Elif K. yaptığı savunmada, Gezi Parkı'nda ağaçların sökülerek yerine alışveriş merkezinin yapılmak istenmesine karşı çıkan insanlara tahammülsüzce saldırıldığını, buna sessiz kalmasının mümkün olmadığını öne sürerek, şunları belirtti:
"Bu saldırıları protesto edenlere, basın açıklaması yapanlara bile polis gazla, plastik mermiyle karşılık vermiştir. Bu eylemleri bizim düzenlediğimiz, halkı galeyana getirdiğimiz iddia ediliyor. Bu doğru değil. Eylemlerin birçoğuna katıldım ama bizden önce halk zaten sokaklara dökülmüştü. Demokratik hakkımızı kullandık ama çapulcu, kemirgen, vandallar gibi ithamlara maruz kaldık."
Eylemlere katılmasının en büyük nedeninin bu söylemlerin yanı sıra insanların sokak ortasında öldürülmesi olduğunu savunan Elif K, "İzmir'de binlerce insan eylemlere katıldı ama 49 kişi tutuklu. Ben en demokratik hakkımı kullandım, tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Tutuklu sanık Erhan İ. de örgüt üyesi olmak ve örgüt tarafından düzenlenen eylemlere katılmakla suçlandığını, oysa bunların geniş halk kitlelerinin katıldığı eylemler olduğunu savundu.
Sıkıyönetim döneminde yargılanarak 16 yıl cezaevinde kaldığını, çıkınca evlenip İzmir'e yerleştiğini anlatan sanık Erhan İ, şu iddialarda bulundu:
"Ancak polis tarafından hiç rahat bırakılmadım. Daha önce de gözaltına alındım ve 'pardon, yanlışlık oldu' denilerek salındım. Daha önce cezaevinde kaldığım için İzmir emniyeti tarafından potansiyel suçlu ilan edildim. Oysa ben 81 ilde düzenlenen eylemlere 3 ve 5 yaşındaki kızlarımla katıldım. Minicik kızlarım yanımdayken polise mukavemet göstermem, taş atmam mümkün değil. Fotoğraflardaki yüzü kapalı, kim olduğu belli olmayan kişi ben değilim. 'Nasılsa siyasi davada sabıkası var' denilerek bu suç bana atılmak istenmiştir."
Erhan İ. de eylemlere özgür iradesiyle katıldığını, tutuklu olmasından dolayı iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, ev kirasının yardımlaşma vakfı tarafından karşılandığını dile getirerek, mağduriyetinin giderilmesi için tahliyesini talep etti.
Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek, eylemlere herhangi bir örgütün çağrısı üzerine değil, sivil toplum kuruluşlarının da yaptığı çağrılar üzerine kendi iradeleriyle katıldıklarını belirterek, tahliyelerini talep etti.
Sanık avukatlarının savunmalarının ve sanıkların tahliye istemlerini iletmelerinin ardından ara veren mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Duruşmanın sonrasında, izleyiciler arasında bulunan sanık yakınları kararı slogan atarak protesto etti. - İzmir
Son Dakika › Güncel › İzmir'deki Gezi Parkı Odaklı Eylemlerle İlgili Dava - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.