izmir Körfezi Hayat Buldu - Son Dakika
Son Dakika Logo

izmir Körfezi Hayat Buldu

izmir Körfezi Hayat Buldu
18.02.2013 13:30  Güncelleme: 13:23

İzmir Körfezi'nde, Büyükşehir Belediyesi'nin çevre yatırımlarıyla hız kazanan temizlenme süreci devam ediyor.

İzmir Körfezi'nde, Büyükşehir Belediyesi'nin çevre yatırımlarıyla hız kazanan temizlenme süreci devam ederken, 'sualtının eski sakinleri' de evlerine döndü. Deniz altındaki yaşamı tespit amacıyla çekilen su altı fotoğraflarına çok sayıda deniz yıldızı, denizatı, karides ve balıkların görülmesi yetkililerin yüzünü güldürdü.

İç körfezde çözülmüş oksijen seviyesinin yükselmesi ile birlikte canlı türü sayılarında da ciddi artış sağlandı. 2000'li yıllara kadar açık lağım gibi kullanılan Körfez'in eski gözdeleri barbun, karagöz, kupez ve karidesler çoğaldı. Deniz yıldızları, deniz tavşanları, süngerler ve deniz çayırları ile mercanlar ve anemonlar, oksijen miktarı artan deniz dibinde rengarenk bir görüntü oluşturdu. Büyük çevre yatırımları sonrasında İzmir Körfezi'ndeki değişimi Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü'nün bilimsel çalışmalarıyla yakından takip eden İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, gelen son raporlar ve çekilen su altı fotoğraflarıyla büyük moral buldu. 2012 raporu, Körfez'deki iyileşmeyi net bir şekilde gözler önüne serdi. DEÜ tarafından gerçekleştirilen 'Büyük Kanal Projesi'nin İzmir Körfezi Denizel Ortamında Fiziksel, Kimyasal, Biyolojik ve Mikrobiyolojik Etki ve Sonuçlarının İzlenmesi' başlıklı çalışma kapsamında hazırlanan 2012 yılı raporunda, Körfez'in su kalitesinde büyük bir iyileşme yaşandığı ve buna bağlı olarak da denizdeki biyolojik çeşitliliğin ve popülasyonun giderek arttığı açıklandı. Üniversite tarafından deniz altındaki yaşamı tespit etmek amacıyla Urla İskele, Narlıdere Güneybatı Atık Su Arıtma Tesisi, İnciraltı Sahilevleri, Konak ve Bostanlı iskeleleri olmak üzere 5 ayrı bölgede dört mevsim çekilen su altı fotoğraflarında, bol oksijenli sularda yaşayabilen deniz atları ve deniz çayırları, temiz suları yaşam alanı olarak seçen deniz yıldızları, deniz şakayıkları ve deniz tavşanları ile temiz sularda yaşayan ve Türkiye'de sadece Urla'da görülen taş mercanları tespit edildi.

Raporda, 2000 yılında Çiğli, 2002 yılında Güneybatı ve 2008 yılında Urla ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin devreye alınmasıyla başlayan deniz suyundaki iyileşme sürecinin, Körfez'i terk eden canlıların yeniden yaşam bulmaya başlamasında etkili olduğu vurgulandı.

DÖRT MEVSİM İZLENİYOR

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada proje koordinatörü olarak görev yapan öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Küçüksezgin, iç körfezde çözülmüş oksijen seviyesinin yükselmesi ile birlikte canlı türü sayılarında artış olduğuna dikkat çekti. Son iki yıldır proje kapsamında su altındaki canlıların değişimini de izlediklerini söyleyen Küçüksezgin, şöyle konuştu:

"1996 yılından bugüne İZSU Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle İzmir Körfezi'nin ekolojik durumunu izliyoruz. 4 mevsim aldığımız örneklerle fiziksel, kimyasal, biyolojik parametreleri ölçüp takip ediyoruz. Ayrıca yılda bir kez aldığımız sediment (çökelti) ve balık örnekleriyle ağır metal ölçümlerini gerçekleştiriyoruz. Elde edilen sonuçlar, biyolojik ölçümlerle gerçekleştirdiğimiz sonuçlarla büyük paralellik gösteriyor."

Büyük Kanal Projesi'nin devreye girmesinin ardından Körfez'de gözle görülür bir iyileşme yaşandığına dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Ahmet Alpaslan ise Körfez'in kuzeyinde yaşanan sığlaşmanın önüne geçmek ve Körfez'deki su sirkülasyonunu artırmak amacıyla şimdi de "Büyük Körfez Projesiöni yürüttüklerini söyledi. Kuzeyde açılacak sirkülasyon kanalı ile Körfez'e temiz su girişi sağlayacaklarını belirten Alpaslan, "Bu, oksijen miktarını daha da arttıracak. Şu anda zaten balık oranı ve deniz canlıları arttı. Biz bu projeyle Körfez'in yüzülebilir hale gelmesini hedefliyoruz" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan arıtmalarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği denetlemeler de, çıkış suyu değerlerinin, kirlilik sınırlarını belirleyen standartların çok altında olduğunu ortaya koydu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 12'si ileri biyolojik olmak üzere toplam 24 atıksu arıtma tesisi işletiyor. Arıtma tesis sayısının fazlalaşması ve çıkış suyu kalitesinin yüksek olması, sadece İzmir Körfezi'nde değil, kentin turistik yörelerindeki deniz suyu kalitesini de artırıyor.

NELER YAPILDI?

İzmir Körfezi, 1960'lı yıllardan itibaren giderek kirlenmeye başladı ve her türlü atık arıtmaya tabi tutulmadan Körfez'e aktı. Bu süreç 2000 yılına kadar devam etti. 2000 yılında devreye giren Büyük Kanal Projesi ile tüm atık sular arıtma tesislerinde arıtılarak Körfez'e deşarj edilmeye başlandı. 2002 yılında da Güneybatı Atık Su Arıtma Tesisi hizmete girdi. Bunu Ragıp Paşa Dalyanı'nın yıkılması, Meles Deltası'nın ıslahı, endüstriyel kuruluşlara arıtma tesislerinin yaptırılması ve ıslah çalışmaları izledi. Dere yataklarının içindeki kanal hatları iptal edilerek dere kenarlarına alındı, derelerin sadece yağmur suyunu Körfez'e taşıması sağlandı. Can çekişen Körfez, eski yıllarda olduğu gibi mavi rengiyle tekrar bütünleşti.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel izmir Körfezi Hayat Buldu - Son Dakika


Advertisement