Kanser Olduğunu Gizleyen Kadınların İlginç Gerekçesi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (Esogü) Tıp Fakültesi Prof. Dr. Servet Bilir Onkoloji Merkezi Doktorlarından Doç. Dr. Durmuş Etiz, "Kadınlar, Kız Alıp-vermede Sıkıntı Yaşanmasın Diye Kanser Hastası Olduklarını Gizliyorlar" Dedi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Prof. Dr. Servet Bilir Onkoloji Merkezi doktorlarından Doç. Dr. Durmuş Etiz, "Kadınlar, kız alıp-vermede sıkıntı yaşanmasın diye kanser hastası olduklarını gizliyorlar" dedi.
Toplumda, kanser hastalıklarının ölümle sonuçlandığı düşüncesinin oluşmasındaki en büyük faktörün, hastalıktan kurtulan insanların bu tecrübelerini saklamaları olduğunu belirten Etiz, "Kanser, eşittir ölüm diye bilinir. Oysa halk arasında kanser ölüme eşit değildir. Kanserli hastaların çoğu, bu hastalıklarından kurtulabilmektedir. Halk arasında kanserin korkulacak bir hastalık olarak bilinmesindeki en büyük faktör, kanser hastalarının kendilerini saklamalarıdır. Kişi kansere yakalanmış ve bu hastalıktan kurtulmuşsa, kimseye bunu söylememektedir. Özellikle kız alıp, vermelerde bunun bir mesele olabileceği düşünülmektedir. Diğer taraftan, kanserden kurtulamamış kişiler ise, herkes tarafından bilinmektedir. Kanser korkulacak bir hastalık değildir. Meme kanseri olan bir annenin, kızının da aynı hastalığa yakalanma riski yüzde 9'dur. Ailesinde meme kanseri olmayan bir kişinin yakalanma riski ise yüzde 7'dir. Bu risk, yolda yürürken kazaya uğrama riskiyle hemen hemen aynıdır" diye konuştu.
"SİGARAYI GEÇEMEYİZ" Doç. Dr. Durmuş Etiz, "Kanserden korunmak için öncelikle sigara bırakılmalı" diyerek şunları söyledi:
"Hastalar, bu hususu pek dikkate almıyor. Hastalarımız, 'doktor bey, sigarayı geç, onu biliyoruz, başka neler yapmalıyız?' diyorlar. Ama sigarayı geçemiyoruz. Sadece sigarayı bırakarak kanser riskini yüzde 80 oranında azaltmak mümkün. Sigara sadece akciğer kanserine sebep olmuyor. Gırtlak, yemek borusu, idrar kesesi ve diğer organlardaki kanser oluşum riskini de artırıyor." Kanserden korunmak için egzersiz yapmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Etiz, kalp hastaları için önerilen egzersizlerin kanser hastaları için de büyük faydaları olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Durmuş Etiz, "Kanserden korunmak için egzersiz yapmak gerekir. 'Kalp için spor' diye bir deyim vardır. Kanserden korunmak için de spor çok önemlidir. Hatta kanser olduktan sonra da spor yapan kişilerin daha çok yaşadıkları görüldü. Haftada üç kez en az yarım saat spor yapmak yeterlidir" açıklamasını yaptı.
Kanserin erken teşhisi için kişileri, düzenli olarak kontrollerini yaptırmaları hususunda uyaran Etiz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kadınlar, 40 yaşından sonra bir kez momografi, meme kanseri kontrolü yaptırmalı. Erkekler, 50 yaşından sonra yılda bir kez bağırsak ve prostat kontrolü yaptırmalılar. Her evli kadının evlilik çağından sonra yılda bir kez kadın doğum muayenesi, kanserden korunması için gereklidir. Fazla kilolu olanlar, kanser riski altındadır. Fazla kilo, şişmanlık da kanser riskini artıran bir diğer faktördür. Öte yandan, erkeklerde en çok akciğer ve prostat kanseri, kadınlarda ise meme kanseri ve bağırsak tümörü görülmektedir." Doç. Dr. Durmuş Etiz, 1970'lerde meme kanseri olan bir hastanın yaşama olanağının yüzde 50 iken, 2000'lerde bu oranın yüzde 90'lara çıktığını vurgulayarak, "Kanser, tek bir hastalık değil. 500 hastalığın genel ismidir. 500 hastalığa birden çare bulmak çok zordur. Kanser tedavisi ile ilgili gelişmeler devam etmektedir. Ancak, devrim niteliğinde bir gelişmeden söz etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.
ONKOLOJİ MERKEZİNE YOĞUN İLGİ Prof. Dr. Servet Bilir Onkoloji Merkezi'nin bölgenin en iyisi olduğunu belirten Etiz, "Bursa, Ankara ve İstanbul'da operasyon geçiren hastalar, ışın tedavisi için Eskişehir'e geliyor. Bazı hastalara, merkezimiz tavsiye ediliyor. Onkoloji merkezleri içinde sadece yüzde 20'sinde yatak vardır. Biz, 54 yatak kapasitesiyle bir hafta ya da daha uzun süre tedavi gören hastalarımızın gözetimimiz altında tedavilerini yapabiliyoruz. 100 hastadan 45'inde kür tedavi (ilerlemesinin durdurulması) başarısı elde edilmektedir. Geçtiğimiz yıllarda hastane bünyesine kazandırılan PET/CT cihazı ile kanser teşhisinde büyük başarı elde edildi. Türkiye'de 5 tane olan bu cihazdan birisi de Eskişehir'dedir. Günde 110 hastaya ışın tedavisi, 80 hastaya kemoterapi uygulanan merkezin, doktor sayısı ise sadece 5. Ülke genelinde onkoloji uzmanı çok az ve bu sıkıntıyı bizde yaşıyoruz" dedi.
Doç. Dr. Durmuş Etiz başkanlığında 2004 yılında kurulan Prof. Dr. Servet Bilir Onkoloji Merkezi Eskişehir, Kütahya, Bilecik ve Afyonkarahisar'da toplam 2.5 milyon insana hizmet veriyor. Kuruluşundan bugüne kadar 4 bin hastaya bakılan merkez binasına 1.5 milyon dolar harcandı ve 3 milyon dolarlık cihaz alındı.
(EC-OÖ-MŞ-ÖZ-Y)