30 yıl öğretmenlik hayatından sonra, kendini kedilere ve onları sahiplendirmeye adayan Hülya Yenidoğan, 20 yıldır kediler ile nasıl iç içe yaşadığını, onları sahiplendirirken nelere dikkat ettiğini ve tüm bunları yapıyor olmanın kendi üzerinde olan etkilerini sesli içerik ajansı Onbironsekiz'e anlattı.
Kedilerin dünyasında yaptığı gözlemleri, sorunlarını, kedilerin insanlarla ve barınaklarda yaşadığı sorunlara dikkat çeken Hülya Yenidoğan, onları yaşamının bir parçası olarak tutmayı psikolojik bir sınav olarak görüyor.
Kedilere günümüzde duyulan ilginin kötü sonuçlar doğurabileceğini kendi tecrübeleriyle anlatan Yenidoğan, sahiplenilip bırakılan ve ölüme terk edilen hayvanlara kucak açmaya devam edeceğini belirtti. Gönlünü ve yıllarını kedilere adayan Hülya, bir hayvan sever olarak tecrübelerini öyküsel bir dille anlatıyor ve tecrübelerinin tüm kedi sahiplerine ışık tutması gerektiğine inanıyor.
"Asla nankör değiller"
Emeklilik sonrası yaşamını kedilere adayan Hülya Yenidoğan aynı zamanda kedilerin insanlarla olan ilişkilerinden de bahsetti. Halk arasında şehir efsanesine dönüşmüş olan kedi nankörlüğünü, "Asla nankör değiller, verilen sevginin karşılığını fazlasıyla iade ederler" diyerek reddeden kedi sever, kedilerin bencil varlıklar olmadığını vurguladı.
Son Dakika › Güncel › Kedilerin Toplumunda Bir İnsanın Yaşantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.