Kerbasçi'den İran için yeni ilişki modeli - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kerbasçi'den İran için yeni ilişki modeli

Kerbasçi\'den İran için yeni ilişki modeli
25.06.2026 14:18

Kerbasçi, Türkiye ve Pakistan modelinin İran için uygulanabileceğini belirtti.

İran'ın önde gelen reformist siyasetçilerinden ve eski Tahran Belediye Başkanı Gulam Hüseyin Kerbasçi, siyasi ve ekonomik olarak bağımsızlığını koruyan ve dünya ile dengeli ilişkiler kuran Türkiye ile Pakistan modelinin İran için de uygulanabileceğini söyledi.

ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin, kültürel ve geleneksel meseleleri dikkate almaksızın İran ile kurduğu sağlıksız ilişkiler, 1979 devrimi öncesinde İran aydınlarının ve siyasi oluşumların Batı karşıtı düşüncelere sahip olmasına ve sol düşünce akımlarının etkisi altına girmesine neden oldu.

1979 yılındaki İslam Devrimi'nin başarılı olmasının altında yatan en önemli neden de Batı karşıtlığının bir motivasyon kaynağı olarak kullanılmasıydı.

Ancak söz konusu bu karşıtlık, İran halkının günlük hayatını ve çıkarlarını olumsuz yönde etkileyecek seviyeye geldiğinde günümüz dünyasında tamamen tecrit edilmiş bir ülke olunamayacağı sonucunu doğurdu.

"Günümüzde tecrit edilmiş bir ülke olamayız"

Kerbasçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı ülkelerinin İran ile kuracağı ilişkilerde İran'ın bağımsızlığına ve egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini anladığını ve İran'daki hükümetin de siyasi, kültürel ve ekonomik bağımsızlığını koruyarak hareket etmesinin mümkün olduğunu dile getirdi.

Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerin siyasi, kültürel ve ekonomik bağımsızlığını koruyarak dünya ile dengeli ilişkiler kurduğunu ve bu modelin İran için de uygulanabilir olduğunu aktaran Kerbasçi, şöyle devam etti:

"İslam Cumhuriyeti liderliğinin sloganı, 'Eğer adil ilişkiler olursa, dünyayla çalışabiliriz' şeklindeydi. Günümüzde tecrit edilmiş bir ülke olamayız. Biz de halkın hayatını ve ulusal çıkarları göz önünde bulundurmalıyız ve dünyayla adil, kalıcı ve sürdürülebilir ilişkiler kurabiliriz."

Kerbasci, ülkesi ile ABD arasında devam eden müzakere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

ABD ile yürütülen müzakerelerin olumlu yönde sonuçlandırılması dışında bir çare bulunmadığını, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının dünya ekonomisinde büyük sorunlar oluşturduğunu söyleyen Kerbasçi, şunları kaydetti:

"Bugünün şartları, kimsenin mutlak güç sahibi olamayacağı şartlardır. Her savaş, ne kadar zayiat verilirse verilsin, sonunda bir müzakereye ve anlaşmaya varır. Bence bu anlaşma, çatışan bütün tarafların yararınadır ve şu an herkesin, bu anlaşmayı muhafaza edip sürdürmeleri gerektiği sonucuna vardığını düşünüyorum."

"Doğru bir mantıkları yoktu"

Kerbasçi, İran-ABD savaşı ve ardından gerçekleştirilen müzakerelerin, İran'da bazı siyasi çevrelerin sert eleştirilerine maruz kalması hakkında ise "Bir dönem Sayın Said Celili gibi bir isim gidip müzakere ediyordu. Mecliste kimse çıkıp "Neden gittiniz, ne dediniz? diye sormuyordu. Ama şimdi Sayın Abbas Erakçi uçağa binecek olsa, "Nereye gittin, ne dedin, ne yaptın?" diye soruyorlar. Şimdi anlaşmaya karşı çıkan bu aynı kişiler, yıllarca gidip müzakere ettiler ve ellerine hiçbir sonuç geçmedi, çünkü doğru bir mantıkları yoktu." ifadelerini kullandı.

Kerbasçi ayrıca, bugün ABD ile müzakerelere karşı çıkan ve genel manada "Payidari Cephesi" üyesi olan şahısların, iktidar içinde bir pozisyonda bulunmaları halinde kesinlikle ABD ile olası bir anlaşmaya karşı çıkmayacaklarını hatta anlaşmayı destekleyeceklerini savundu.

Halkın refah ve huzuru için dünya ile doğru bir ilişki kurulması gerektiğini vurgulayan Kerbasçi, zamanında müzakereye karşı çıkanların da iktidar olduklarında müzakereleri sonuçlandırma gayreti içerisine girdiklerini ancak yeterli uzmanlık ve müzakere kabiliyetlerinin olmaması nedeniyle başarıya ulaşamadıklarını söyledi.

Kerbasçi, İran'daki siyasi oluşumlar hakkında da ülkedeki temel sorunlardan birinin, partilerin sabit siyasi örgütlenmelerinin olmaması ve ilkelere dayanan, belirli ideoloji veya siyasi çizgide hareket etmemesi olduğunu öne sürdü.

İranlı siyasetçi, şu ifadeleri kullandı:

"Elbette bazı genel çerçeveler var. Fakat kimi gelenekçi düşünüyor kimi daha modern. Ancak esas sorun şu: Biz partileri esasen tanımadığımız için iktidar organlarında ve genel olarak hükümetin çabası, partilerden ziyade kişilerin öne çıkarılması yönünde.

"Hükümet önce kendi programlarını esas almalı"

Kerbasçi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın, "Dünyayla savaş istemiyoruz, ülkemizin kalkınmasını, halka refah sağlanmasını, en azından asgari refah meselelerinin halk için oluşturulmasını istiyoruz." şeklinde ifade ettiği düşünceye bazı kesimlerin, çıkarlarının zarar göreceği endişesi ile karşı çıktığına dikkati çekti.

Pezeşkiyan'ın seçim döneminde açıkladığı siyasi, kültürel ve ekonomik programı, göreve geldikten sonra önceki yönetimden kalan güçlü kadrolarla çatışmamak adına tam olarak uygulayamadığını savunan Kerbasçi, hükümetin "birlik" anlayışını benimsemesinin anlaşılabilir olduğunu söyledi.

Önceliğin kendi programını hayata geçirmek olması gerektiğini vurgulayan Kerbasçi, mevcut güçlere uyum sağlamak için programdan taviz verilmesinin ise çıkmaza yol açacağını ifade etti.

Kerbasçi, Pezeşkiyan'ın, hükümet işlerini daha rahat yürütebilmesi için hükümet programlarına uyumlu hareket etmeyen ve bürokraside yer etmiş grupları bir uzlaşı etrafında toplamak yerine uzlaşı çemberinin dışına çıkarması gerektiğini belirtti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Kerbasçi'den İran için yeni ilişki modeli - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement