Tüyap Kitap Fuarı Son Gününde Ziyaretçi Akınına Uğradı
Bu yıl 29'uncusu düzenlenen Tüyap Kitap Fuarı bugün sona erdi. İstanbullular'ın yoğun ilgi gösterdiği fuarda, okuyucular yazarlarıyla da biraraya gelebildi.
VALİ'Yİ BELEDİYE BAŞKANI SANDILAR
Vali Hüseyin Avni Mutlu da fuarı ziyaret edenler arasındaydı. Fuarı gezen Vali Mutlu'nun, bir standdaki diyalog dikkat çekti. İkiz kardeşlerle sohbet eden Mutlu, çocuklara "Beni tanıdınız mı?" diye sorunca, çocukların annesi "Belediye başkanımız" yanıtını verdi.
Bunun üzerine Vali Mutlu, "Yok canım Vali amcaları. Ben Valinizim. Siz şimdi belediye başkanızı da tanımıyorsanız o ayıp Kadir Başkana" dedi. Çocukların annesi bu diyalog üzerine özür dileyince ise, Mutlu, "Ben kendimi tanıtmalıydım baştan, herkes valiyi tanımak zorunda değil" dedi.
Öte yandan mahkum kıyafetleriyle dolaşan bir kişi, " Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Ümit Zileli, Tuncay Özkan'ın kitaplarını imzalıyor" diye bağırarak Vali'ye doğru yaklaşınca, Mutlu korumalar tarafından bir başka koridora alındı.
DOĞAN KİTAP'A İKİ ÖDÜL
Fuarda, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği'nin "Yılın Çocuk Kitapları" ödülleri de sahiplerini buldu. Yılın En İyi Çocuk Romanı ödülü Doğan Egmont tarafından yayımlanan Nazlı Eray'ın "Frej Apartmanı'nın Esrarı" adlı çocuk romanına, Yılın En İyi Çocuk Kitabı Tasarımı ödülü ise aynı kitabın grafik tasarımını yapan Havva Alp'e verildi.
Nazlı Eray, kitabının aynı zamanda büyüklere de hitap ettiğini söyleyerek, "Çocuk kitapları yazmaya devam edeceğim. Artık benim için vazgeçilmez birşey oldu bu. Çocuk kitapları yazarken kendimi o kadar özgür hissediyorum ki, bütün düş gücümü özgür bırakıyorum. Keşke daha çok çocuk kitabı yazılsa, daha ç.ok çocuğa ulaşılsa" dedi.
DÜNDAR VE ŞENER "İŞTE HAYATIM"I İMZALADI
Gazeteciler Uğur Dündar ve Nedim Şener de bugün fuarın konuklarıydı. İki gazeteci, Doğan Kitap standında Nedim Şener'in yazdığı Uğur Dündar'ın hayatını anlatan "İşte Hayatım" adlı kitabı imzaladı. Dündar, okurların ilgisinden memnun olduğunu dile getirdi.
Nedim Şener de, Dündar'ın son yıllarda yaşadıklarını ayrı bir kitap haline getirmek gerektiğini söyleyerek, "Tabi ayakta kalırsak, hayatta kalırsak" dedi.
