Kürtçe Habercilikte Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kürtçe Habercilikte Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı"

29.05.2014 18:16

AA Irak Temsilcisi ve Kürtçe Haberler Editörü Demir: "AA medya alanında bir barış köprüsü olarak görülüyor” Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Pertev: "Kürt basınında çalışanların, Kürtçe metinlerden haberdar olmaları ve okumaları gerekiyor.

Anadolu Ajansı Irak Temsilcisi ve Kürtçe Haberler Editörü Adem Demir, AA'nın Kürtçe habercilikteki başarısıyla medya alanında "Türkiye ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında bir barış köprüsü" olarak görüldüğünü söyledi.

AA tarafından düzenlenen "Kürtçe Habercilikte Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı"nın ikinci oturumunda konuşan Demir, yeni bir dilde habercilik yapmanın özellikle Kürtçe dilindeki yayının zahmetli bir iş olduğunu belirtti. Demir, IKBY yetkililerin AA'nın Kürtçe yayın yapacağı haberini duyduklarında mutlu olduklarını ifade etti.

Kürt basın kuruluşlarının Türkiye'de temsilcilikleri olduğunu kaydeden Demir, "Diyarbakır yoğunlukta olmak üzere birçok Kürt basın kuruluşu Türkiye'de temsilcilik bulunduruyor. AA'nın IKBY'de bulunması da medya alanında Türkiye ile IKBY arasında bir barış köprüsü olarak görülüyor" diye konuştu.

AA'nın kısa sürede Irak başta olmak üzere Kürtçe habercilikte büyük başarı kaydettiğini belirten Demir, "Şu anda IKBY'de fotoğraf ve haber paylaşımı noktasında 14 abonemiz var. Peki bu noktaya nasıl ulaştık diye sorarsak, bence çözüm sürecinin her iki tarafa da olumlu etkileri oldu ve bu sonucu elde ettik. Hayallerimizden daha iyi bir noktaya geldik" değerlendirmesini yaptı.

Dört farklı ülkeden muhabir

Irak'taki yayıncılık tecrübelerinden bahseden Demir, bir çatışma haberine ilişkin AA muhabirlerinin yaşadıklarını şöyle anlattı:

"IŞİD mensupları Selahattin kentinin Süleyman Bek ilçesine girmişlerdi. Irak ordusuyla IŞİD güçleri arasında bir hafta süren çatışmalar vardı, dünya medyasının haber alamadığı o bölgeye girmeye çalıştık ve dört arkadaşı Süleyman Bek'e gönderdik. Girdiklerinde askeri bir konvoyu yolda görerek onları da çekmeye başlıyorlar. İşlerini bitirirken birileri onları görüyor ve ihbar ediyor. Bunun üzerinde yolda durduruluyorlar ve tutuklanıyorlar. Karakolda meslekleri ve nereli oldukları soruluyor. Biri Suriyeliyim, biri Iraklı, biri İranlı ve diğeri de Türkiyeliyim diyor. Bunun üzerine IŞİD mensupları 'Dört ülkeden nasıl oldu da birbirinizi buldunuz, sizi bir araya getiren sebep ne?' diye soruluyor. Muhabirlerimiz de gazeteci olduklarını AA'nın çok dilli yayın yaptığını ve her birinin farklı bir dilde haber yazdığını belirtiyor. Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Soranice dilinde yazıyoruz diyorlar. Bunun sırrının da AA olduğunu ifade ediyorlar. Gazeteci olduklarını ispatlamaları üzerine ekibimiz serbest bırakılıyor."

"AA'nın Kürtçe yayını büyük şans"

Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ramazan Pertev de AA'nın Kürtçe yayınının "büyük bir şans" olduğunu söyledi.

Kürt basınında çalışanların mutlaka Kürt dil bilgisi, imla eğitimi almaları ve Kürt basın tarihini iyi bilmelerinin gerektiğine vurgu yapan Pertev, "Özellikle Kürtçe olan metinlerden haberdar olmaları ve okumaları gerekiyor. Kürt basını kendi arasında bir birlik platfromu oluşturmalı. Kürtçe bir iletişim fakültesinin kurulmasını da tercih ederiz" diye konuştu.

Pertev, "Bugün gerçekten büyük bir şansa sahibiz ki, 94 yıldır yayın yapan AA, yaklaşık 2 yıldır Kürtçe yayına başlamış. Bu büyük bir şanstır" ifadelerini kullandı.

Muş Alparslan Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Kürt Dili ve Edebiyatı Öğretim Görevlisi Nevzat Eminoğlu da Kürt dili ve edebiyatının doğal gelişim sürecini anlattı. Eminoğlu, bu sürecin 1800'lü yılların başında Sultan 2. Mahmud'un Osmanlı İmparatorluğunda merkeziyetçilik politikalarını uygulamaya başlamasına kadar devam ettiğini belirtti.

Sultan 2. Mahmud döneminde Kürt dili ve edebiyatına direkt müdahalenin söz konusu olmadığını ifade eden Eminoğlu, "merkeziyetçi siyaset gereği Osmanlı sultanlarının Kürt yerel mirliklerini merkeze bağlamak için başlattığı mücadele ve uzun süren bu mücadele sonucunda tahrip olan sosyal dokunun Kürtçeyi de olumsuz etkilediğini" söyledi.

Kürtçe'ye doğrudan müdahalenin Cumhuriyet'in ilanından sonra yapılan 1924 Anayasası ile başladığını ifade eden Eminoğlu, "1924 Anayasası Türk kimliği ve Türk dili dışında kalan kimlik ve dilleri inkar ediyor ve bunların kendilerini ifade etmesini yasaklıyor" dedi. Eminoğlu, bunun sonucunda "ülke içinde nefes alamayan Kürtçenin" ülke dışında yaşam mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.

Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mikail Bülbül de Türkiye'deki Kürtçe yayınlara değindi. Bülbül, bazı Kürtçe yayın organlarında "Türkçe mantıkla Kürtçe cümleler" kurulduğunu ve bu yanlış kullanımların göze çarptığını vurguladı.

Bülbül, Türkçe'de çokça kullanılan "treni kaçırdım" ifadesinin Kürtçe'de "treni silah zoruyla kaçırdım, alıkoydum" anlamına geldiğini belirtti. - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Kürtçe Habercilikte Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı' - Son Dakika


Advertisement