MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, AK Parti iktidarının İmralı sürecinde milliyetçilik duvarına çarptığını, bunun için Türk milliyetçiliği fikrini temsil eden MHP'yi gözden düşürmeye çalıştığını ifade ederek, "Milliyetçilik vazgeçilmez, terk edilemez ve daima yüksek bir değer olarak kalacaktır MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, AK Parti iktidarının İmralı sürecinde milliyetçilik duvarına çarptığını, bunun için Türk milliyetçiliği fikrini temsil eden MHP'yi gözden düşürmeye çalıştığını ifade ederek, "Milliyetçilik vazgeçilmez, terk edilemez ve daima yüksek bir değer olarak kalacaktır. Bu realiteden rahatsız olanlar, Türk milletinin değerleri ve kıymet hükümleriyle savaşanlar, havanda su dövdüklerini er geç anlayacaklardır" dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, son günlerde basın organlarında MHP'nin siyasi konumunu, Türkiye'nin sorunlarına bakışını "marazi bir hal ve hasmane tutumla" eleştiren yorumlara yer verildiğini belirttiği yazılı açıklamasında, "AKP iktidarı, İmralı süreciyle belirgin şekilde kendini gösteren gayri milli projeleri topluma mal etme gayretlerinin, milliyetçilik duvarına çarptığını endişeyle görmüştür. Rejimi ve toplumu uğratmaya çalıştığı başkalaşım sürecinde AKP iktidarı, önündeki en büyük engelin, Türk toplumunun genlerine işlemiş milliyetçilik anlayışı olduğunu geç de olsa fark etmiştir. Bu durum karşısında iktidar, toplumsal gerçekliği inkara yönelerek Türk milliyetçiliği fikrini temsil eden MHP'yi gözden düşürmeyi siyasi stratejisinin parçası haline getirmiştir" iddiasında bulundu.
-"MEÇHUL,MÜPHEM, KÖKSÜZ MİLLİYETÇİLİK"-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın MHP'ye milliyetçilik üzerinden yaptığı eleştirileri hatırlatan Yalçın, Erdoğan'ın tarifiyle MHP'nin milliyetçilik anlayışı arasında benzerlik bulunmadığını belirtti ve "İkisi arasındaki hayati fark ad verme hususundadır. AKP lideri, Türk adını kullanmaktan ısrarla kaçınmakta, milliyetçiliğe bir isim verememektedir. MHP'nin milliyetçiliğinin mümeyyiz vasfı ise Türklük ve Türk kimliğidir" dedi. Erdoğan'ın milliyetçilik tarifini "meçhul, müphem ve köksüz milliyetçilik" diye nitelendiren Yalçın, "Başbakan Erdoğan'ın tarifi, kalp para gibi sahte bir tanıma uymaktadır; bu düpedüz naylon milliyetçiliktir. Daha da ötesi yapılan iş milliyetsiz milliyetçiliktir" değerlendirmesinde bulundu.
-"SİYASİ CAMBAZLIK"-
Türkiye topraklarının, Cumhuriyet döneminden önce de aynı adla anıldığını kaydeden Yalçın, bu adın hem batılı hem doğulu kaynaklarda yer aldığını hatırlatarak bunun "Türkiye'nin, Türklerin yaşadığı ülke olduğu" anlamına geldiğini ifade etti. "Şayet Başbakan vatandaşlık anlayışına dayalı bir milliyet kavramından söz ediyorsa, bunun da bir adının olması gereklidir" diyen Yalçın, hangi ırktan, hangi kökenden olurlarsa olsunlar Türkiye'de yaşayanların Türk olduğunu bildirdi. MHP milliyetçiliğinin bu anlamda ırkçılık içermediğini kaydeden Yalçın, Erdoğan'ın "MHP'ninki ırkçı milliyetçilik, benimki herkesi kucaklayan bir milliyetçilik" sözlerini siyasi cambazlık olarak niteledi. "Sayın Başbakan güneşi balçıkla sıvayacağını zannederek mugalata ve demogoji yapmaktadır" diyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cihanşümul bir hakikati zorlama tanımlarla, suni ve yüzeysel yorumlarla tevil etmek, zırvalamaktır. Zırvanın tevil götürmeyeceğini Sayın Erdoğan iyi bilmekte, lakin denemekten de kendini bir türlü alıkoyamamaktadır. Başbakan Erdoğan, partisinin son grup konuşmasında fikirlerine destek olur hevesiyle iki büyük Türk milliyetçisi bilim ve fikir adamının, Mümtaz Turhan ve öğrencisi Erol Güngör'ün isimlerini zikretmiştir. Bu tamamen göz boyamaktan, onların fikriyatını paylaşıyormuş hissini vermekten ibaret ucuz bir taktiktir. Başbakan, ikisinden medet umduğuna göre; onların sadece ismini bildiği, fikirlerini okuma ve öğrenme zahmetine bile katlanmadığı anlaşılmaktadır. Oysa gerek Mümtaz Turhan'ın, gerekse ilmi çalışmalarına ilham verdiği Erol Güngör'ün milliyetçilik anlayışı, Türk milli kültürünün dominant rolü ve Türk egemenliği üzerine bina edilmiştir. Adı geçen değerli şahsiyetlerin eserlerinden yola çıkanların varacağı yer; Erdoğan'ın naylon milliyetçiliği değil, MHP'nin kuruluşundan beri savuna geldiği Türk milliyetçiliği fikriyatıdır."
-"HAVANDA SU DÖVÜYORLAR"-
Türklerin ülkesinde Türk milliyetçiliğine düşmanlık etmenin, "Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan farksız" olduğunu savunan Yalçın, "Başbakan modası geçmiş fikir çerçiliğini bir kenara bırakmalı, eşeğine siyasi pazar aramaktan vazgeçmelidir" dedi. İktidarın, milliyetçilik anlayışını MHP'ye savaş açarak yok edebileceğini düşündüğünü, bunun da "kuru bir vehmin sonucu olduğunu" savunan Yalçın açıklamasında özetle şu ifadelere yer verdi:
"Milliyetçiliği lahana veya havuç kökü söker gibi milletin gönlünden söküp almaya hiçbir siyaset ekolünün, allamenin ve aydın taslağının gücü yetmez. Zira milliyetçiliğin kökleri milletimizin vicdanını sarmaşık gibi çevrelemiştir; zengin Türk kültüründen ve Türk-İslam inancından beslenmektedir.
Cumhuriyet döneminde Türkiye ve dünyada yapılan bilimsel çalışmalar, milliyetçilik fikrinin temellerinin binlerce yıl öncesine gittiğini ortaya çıkarmış, Türklük anlayışının tarihimizin her döneminde var olduğu ispatlanmıştır.
Osmanlı Devleti, farklı dini ve etnik unsurları kendine özgü kardeşlik ve millet bilinciyle bir arada tutabilme kabiliyetini insanlık tarihine hediye etmiştir. Milli Mücadele kadrosu da Anadolu insanını Türklük şemsiyesinin altında toplamıştır. Bu olgu, Türklerin ortak hedefler doğrultusunda birleşerek devlet kurabildiklerinin delilidir. Aksini savunmak ise apaçık art niyetin ve bölücülüğün göstergesidir.
Türklerin sahip olduğu bu temel özellik, başlangıçtan günümüze kadar bozulmadan devam eden toplumsal karakteristiğidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin mayasını da aynı kucaklayıcı anlayış karmıştır.
Asla ırkçılığı esas almayan Türk milliyetçiliğinin mümeyyiz vasfı, sosyal doku ve ruh uyumuna, manevi birlikteliğe dayanmasıdır.
Türk milliyetçiliği, millet-devlet ekseninde milleti sosyalleştiren kültürel ve siyasi bütünlüğü esas alır. Türk milliyetçiliği, milleti büyük bir aile olarak görür; hakimiyetin millete ait olduğu gerçeğini esas alarak farklılıkları devletin bütünlüğü içinde törpüler.
MHP'nin, Türk milletinin bekasını esas alan milliyetçilik telakkisi de, Türkiye'de yaşayan herkesin aynı kültür şemsiyesi ve ortak tarihi değerler etrafında toplanması ülküsüne dayanmaktadır.
Türk milliyetçiliğine son günlerde yapılan saldırıların artması, toplumumuzu bütünleştiren bu erdemlerinden dolayıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmesine yönelik faaliyetlerin önündeki tek engel, Türk milliyetçiliği fikriyatıdır. Ancak ithamlar ne kadar sert ve şiddetli olursa olsun Türk milliyetçiliğinin kendini koruma içgüdüsü ve savunma refleksi giderek artmaktadır. "Türk milliyetçiliğinin dayanılmazlığı', onun varlığından rahatsızlık duyanları ezmektedir. Kim ne derse desin, Türk milleti daima bekasını devletiyle bir görmüş ve görecektir. O halde milliyetçilik vazgeçilmez, terk edilemez ve daima yüksek bir değer olarak kalacaktır. Bu realiteden rahatsız olanlar, Türk milletinin değerleri ve kıymet hükümleriyle savaşanlar, havanda su dövdüklerini er geç anlayacaklardır." - Ankara
Son Dakika › Güncel › Mhp'li Yalçın: Milliyetçilikle Savaşanlar Havanda Su Dövüyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.