ODTÜ'li Özhan, Fethiye'deki dip çamuru temizliğinin ekosistemi iyileştirebileceğini söyledi
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Özhan, dip çamurunun geçmiş kirliliğin hafızası olduğunu ve temizlenmesinin ekosistemin iyileşmesine katkı sağlayabileceğini bildirdi. Fethiye'de yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16,2 milyon metreküp dip çamurunun 3 yılda çıkarılması hedefleniyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Özhan, denizlerdeki dip çamurunun geçmişteki kirliliğin hafızası olduğunu, temizlenmesinin, tabanda biriken organik madde ve besin yükünü azaltarak ekosistemin iyileşmesine ve su dolaşımının artmasına katkı sağlayabileceğini bildirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca Fethiye'de başlatılan dip çamuru temizliği kapsamında, yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16,2 milyon metreküp dip çamurunun 3 yılda çıkarılması ve çalışma sonunda iç körfezde ortalama 3,4 metre su derinliğine ulaşılması hedefleniyor.
Özhan, AA muhabirine, dip çamurunun deniz veya göl tabanında biriken ince taneli malzeme olduğunu, içerisinde kil ve silt gibi mineral taneciklerin yanı sıra organik madde ve gözenek suyu bulunduğunu söyledi.
Dip çamurunun özellikle körfezler, koylar ve iç denizler gibi görece kapalı, sığ ve su dolaşımının kısıtlı olduğu alanlarda biriktiğini belirten Özhan, "Sağlıklı ve iyi karışan bir kıyıda tabana ulaşan organik maddelerin büyük bölümü parçalanır. Ancak su dolaşımının zayıf olduğu ortamlarda malzeme çökeldiği hızda parçalanamaz ve yıllar içinde organik maddece zengin bir çamur tabakası oluşur." dedi.
Özhan, söz konusu organik maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması sırasında oksijen tüketildiğini, bu nedenle kapalı körfezlerde suyun yenilenme süresinin uzun olması nedeniyle dip suyunda oksijen azalmasının yoğun şekilde görülebildiğini anlattı.
Oksijenin azalmasıyla tabanın kimyasının değiştiğini ve sedimanda bağlı bulunan fosfatın su kolonuna geçerek fitoplankton üretimini artırabildiğini aktaran Özhan, oksijensiz koşullarda dip çamuruna da rengini ve kokusunu veren hidrojen sülfür oluşabildiğini kaydetti.
"Dip çamuru aslında bir sonuç"
Dip çamuru birikiminin temel kaynaklarının planktonların oluşturduğu biyolojik materyal, akarsular ve karadan taşınan kirleticiler gibi malzemeler ile yeterince arıtılmamış evsel ve endüstriyel atık sular ile tarımsal akışlar olduğunu ifade eden Özhan, şöyle devam etti:
"Dip çamuru aslında bir sonuç. Havzadan gelen aşırı kirletici ve organik yükün tabanda biriktiği yerdir. Dip çamuru geçmişteki kirliliğin birikmiş göstergesi olmasının yanı sıra su kolonuna yeniden besin sağlayabilir. Karadan gelen dış yükü tamamen kesseniz bile, çamurda çok fazla besin ve organik madde birikmişse bu depo yıllarca su kolonuna karışmaya devam edebilir. Buna iç yükleme diyoruz. Dip çamuru geçmiş kirliliğin hafızasıdır. Denizlerde yapılacak dip çamuru temizliği, tabanda birikmiş organik madde ve besin yükünü fiziksel olarak ortamdan uzaklaştırarak oksijen tüketimini ve besin salınımını azaltabilir. Böylece ekosistemin iyileşmesine büyük katkı sunuyor, sığlaşmış alanlarda derinliği artırarak su dolaşımının iyileşmesine katkı sağlıyor. Bu, hastalığın kendisini değil, belirtisini tedavi ediyor. Dış kaynaklar devam ederse aktif besinler yeniden tabana çöker ve taramanın etkisi yıllar içerisinde zayıflar."
"Uzun vadeli başarı dış yüklerin azaltılmasına bağlı"
Fethiye İç Körfezi'nin görece kapalı, sığ ve su dolaşımının kısıtlı olması nedeniyle dip taramasının bilimsel açıdan anlamlı bir müdahale olabileceğine işaret eden Özhan, çalışmanın uzun vadeli başarısının dış yüklerin azaltılmasına, çıkarılan çamurun niteliğinin analiz edilerek uygun şekilde bertaraf edilmesine ve tarama sırasında oluşabilecek bulanıklık ile yeniden askıya kalkmanın kontrol edilmesine bağlı olduğunu ifade etti.
Bölgede ayrıca deniz çayırlarının korunması amacıyla mapa-şamandıra sisteminin taramayla birlikte uygulanmasının da olumlu olduğuna değinen Özhan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Başarı ilan edilmez, ölçülerek gösterilir. Çalışma öncesinde, sırasında ve sonrasında çözünmüş oksijen, besin tuzları, bulanıklık, taban canlıları ve deniz çayırları düzenli olarak izlenmeli. Dışarıdan gelen besin ve organik yük kesilir, çamur doğru yönetilir ve süreç bilimsel olarak izlenirse körfezin toparlanmasına önemli katkı sağlanabilir."
Son Dakika › Güncel › ODTÜ'li Özhan, Fethiye'deki dip çamuru temizliğinin ekosistemi iyileştirebileceğini söyledi - Son Dakika
Sizin düşünceleriniz neler ?