Rejim Büyük Tehlike Altında
Cumhurbaşkanı Sezer, Harp Akademileri'ndeki Konuşmasında, "Rejim Hiçbir Dönemde Bu Kadar Tehdit Altında Olmadı" Diyerek, "Dış Güçler, Laik Cumhuriyeti, Ilımlı İslam Cumhuriyeti Yapmak İstiyor" Dedi.
Cumhurbaşkanı Sezer, Harp Akademileri’ndeki konuşmasında, "Rejim hiçbir dönemde bu kadar tehdit altında olmadı" diyerek, "Dış güçler, laik cumhuriyeti, ılımlı İslam cumhuriyeti yapmak istiyor" dedi.
"Cumhurbaşkanı, cumhuriyetten yana taraftır" diyen Sezer, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilk kez iç ve dış odakların hedefi haline geldiğini belirterek, "TSK’ya karşı zamanlaması ayarlanmış oyun oynanıyor" diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI Ahmet Necdet Sezer, merakla beklenen Harp Akademileri konuşmasında "Rejimin tehdit altında olduğunu vurgulayarak "Cumhurbaşkanları devlet rejimini oluşturan Anayasal kurallar çerçevesindeki ilkelere uymak zorundadırlar" dedi.
Konuşmasına "Başkomutanlığı temsil görevim yakında sona erecek. Dünyanın en büyük ve en kahraman ordularından birinin Başkomutanlığı’nı temsil görevini, yaşantımın en mutlu ve onurlu anılarından biri olarak hep koruyacağım" diye başlayan Sezer, cumhurbaşkanlığı seçiminden söz etmeden cumhurbaşkanında olması gereken nitelikleri anlatmayı yeğledi. "Cumhurbaşkanına verilen yetkiler, siyasal iktidar gücünün, dengelenip frenlenerek çoğunluk diktatörlüğüne dönüşmesinin önlenmesi yönünden çok önemlidir" diyen Sezer, şu uyarılarda bulundu:
CUMHURBAŞKANI ZATEN TARAFTIR
Cumhurbaşkanı, cumhuriyetin ilkelerinden ve Anayasal içeriklerinden yana taraftır, Anayasa’nın buyurucu kuralları karşısında taraf olmak zorundadır. Başka ve güncel bir deyişle, bu ilkeler ve onların Anayasal içerikleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti rejiminin ’kırmızı çizgileri’dir. Yürürlükteki Anayasal kurallar uyarınca, başta aynı doğrultuda and içen milletvekilleri olmak üzere tüm yurttaşlar da devlet rejimini oluşturan anayasal kurallar çerçevesinde bu ilkelere uymak zorundadırlar.
TEMEL DEĞERLER TARTIŞILIYOR
Türkiye’de siyasal rejim, Cumhuriyet kurulduğundan beri, hiçbir dönemde günümüzde olduğu kadar tehlikeyle karşı karşıya kalmamıştır. Laik Cumhuriyet’in temel değerleri ilk kez açıkça tartışma konusu yapılmaktadır. İç ve dış güçler, bu konuda aynı amaç doğrultusunda çıkar birliği içinde hareket etmektedir. İşin dikkat çekici yanı, Türkiye Cumhuriyeti rejimini ılımlı İslam’a dönüştürmek için, dış ve kimi iç odakların çıkar birliği yapmaları ve bunu demokratikleştirme adı altında gerçekleştirmeye çalışmalarıdır.
’ILIMLI’ RADİKAL İSLAM’A DÖNÜŞÜR
Oysa bu odakların bilmesi gereken üç önemli gerçek vardır: Birincisi, ister ’ılımlı’, ister ’köktenci’ olsun, din devleti ile demokrasinin yan yana getirilmesi, tarihe ve bilime ters düşen bir yaklaşımdır. İkincisi, ılımlı İslam’ın çok kısa sürede radikal İslam’a dönüşmesi kaçınılmazdır. Üçüncüsü de, Türkiye Devleti, rejim seçimini, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte 84 yıl önce yapmıştır. Bu rejim, Atatürk ilke ve devrimleri ile Atatürk Ulusçuluğu’na bağlı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti temelinde biçimlenen aydınlanmacı ve çağdaş bir rejimdir.
REJİM DUYARLI DENGELER ÜZERİNDE
Türkiye’nin siyasal rejimi, laiklik konusunda duyarlı dengeler üzerine oturtulmuştur. Laiklik, din ve inanç özgürlüğüne indirgenemez. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sosyal, siyasal, hukuksal, ekonomik ve toplumsal temelinde laiklik ilkesi vardır. Tüm ilke ve devrimler, başka bir deyişle Atatürkçü Cumhuriyet laiklik ilkesine dayanmaktadır.
TSK’ya karşı oyunlar var
TÜRK Silahlı Kuvvetleri, ilk kez iç ve dış odakların hedefi durumuna gelmiştir. Bu odaklar niyetlerini açıkça sergileyerek işi ’hesap sorma’ söylemine kadar vardırmışlardır. Orduyu yıpratarak, etkisizleştirmek için zamanlanması ayarlanmış bir oyun oynanmaktadır.
TERÖRİST TEHDİT
Ülkemizin bütünlüğüne ve ulusal birliğine yönelik bölücü terörist eylemler ve gerici etkinlikler, birincil tehdit konumunu koruyor. Türkiye, Irak’ın kuzeyinden kaynaklanan terörist tehdidin etkisiz kılınması konusundaki kimi ortak çabalara katkılarını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru savunma hakkını da saklı tutuyor.
ORDU REJİM GÜVENCESİ
21. Yüzyıl’da da Silahlı Kuvvetlerimizin çağdaş ve güçlü durumda tutulmaya devam edilmesi, devletimizin ve rejimin geleceğinin en önemli güvencelerinden biri olacak.
Vetolar için savunma
ANAYASAL zorunluluğa bağlı olarak, Anayasa’ya, hukukun evrensel ilkelerine ve kamu yararına uygun görülmeyen yasalar ya da kimi maddeleri, bir kez daha görüşülmesi için TBMM’ye geri gönderildi; TBMM’ce aynen kabul edilip de Anayasa’ya aykırılık içeren yasalar ya da kimi kuralları için Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açıldı. Yine, anayasal kuralların özüne, hukuk devleti niteliğine, onun gereği olan liyakat ve kariyer ilkelerine, hukuka, kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olmayan kararname taslakları da imzalanmayarak geri gönderildi.
Ülke geneli barajı düşürülmeli
Seçim sisteminin, ulusal istencin adaletli olarak Meclis’e yansımasını sağlayacak biçimde ivedilikle düzeltilmesinde, başka bir deyişle ülke geneli barajının düşürülmesinde yarar bulunmaktadır. Toplam kayıtlı seçmen sayısına göre seçmenlerin yüzde 59.14’ü, toplam oy sayısına göre ise yüzde 48.37’si Meclis’te temsil edilmemiştir, bunun da nedeni Seçim Yasası’ndaki ülke geneli barajıdır.
