Şafak Öğretmenin ABD Umudu da Yıkıldı

Şafak Bay, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'nun Devreye Girmesiyle Gittiği ABD'den Ümitsiz Döndü.
ABD'de deneysel tedavi için gönüllü olan, ancak bir yıla yakın süreyle vize sorunu yaşayan kemik kanseri öğretmen 26 yaşındaki Şafak Bay, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun devreye girmesiyle gittiği Houston'dan ümitsiz döndü.
ABD'deki tetkiklerinde kanserin vücudunda 8 organına yayıldığını öğrenen Şafak öğretmen, "Houston'daki doktorlar çok geç kalındığını, deneysel tedaviyi vücudumun kaldırmayacağını söylediler. Vize için başvurduğumda kanser vücudumun 3 yerindeydi. Şimdi kimi suçlasam bilmiyorum" diye gözyaşı döktü.
Öğretmen olarak atanmayı beklerken, 5 yıldır kemik kanseriyle savaşan Şafak Bay'ın bir yıla yakın zamandır vize alamama sorunu sosyal paylaşım ağı Twitter'e yansıdı. Twitter kullanıcılarının başlattıkları kampanyayı gören Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun devreye girmesiyle Şafak Bay'ın vize sorunu çözüldü.
16 Ağustos'ta tarifeli uçakla ABD'ye giden Şafak Bay, deneysel tedaviyi kabul etmesine rağmen Houston'daki hastanede hayal kırıklığı yaşadı. ABD'li doktorlardan 'çok geç' yanıtını alan Şafak Bay, çaresiz Mersin'e döndü.
'KEŞKE DAHA ÖNCE GİDEBİLSEYDİM'
Mersin'deki evinde acılar içinde kıvranan Şafak Bay, raporlarını inceleyen Houston'daki doktorların, 'Biz Türkiye'deki doktorlara güveniyoruz, ancak hastalık şu anda çok fazla yayılmış durumda. Şu anda 8 yerinde mevcut. Bu saatten sonra sana vereceğimiz deneysel tedaviyi vücudun kaldırmayacak' dediklerini belirterek şunları söyledi:
"ABD'ye gitmeye karar verdiğimde hastalık 3 yerdeydi. Zamanında gitmiş olsaydım daha başka olacaktı. Vücudum ve bünyem deneysel tedaviyi kaldıracaktı. Fakat gitmek için çok uğraştım, bir yıl geçti. Hastalık vücuduma çok yayıldı. ABD'deki doktorlar 'Keşke daha önce gelebilseydin. Şimdi hastalık çok fazla yayılmış, bünyen çok zayıf, vereceğimiz deneysel tedaviyi bünyen kaldıracak durumda değil' dediler. Yapacak bir şeyin olmadığını söylediler."
'MORFİN BİLE ACILARIMI DİNDİRMİYOR'
ABD'deki doktorların bir şeyler yapması için çok ısrar ettiğini, bunun üzerine yüzde 15- 20 çözüm olabilecek, 300 bin dolar maliyetli bir ilaç önerdiklerini anlatan Şafak Bay, şunları söyledi:
"Bu ilacı Türkiye'de de verebileceklerini söyleyince ülkeme döndüm. Hem aileme yakın olayım, hem de daha fazla kalıp devletin parası boşa gitmesin istedim. Şuan Hacettepe Hastanesi'nde tedavim sürüyor. Bu hastane çok kalabalık, çok sıra bekliyorum. Benimle ilgilenen belirli bir doktor yok. Hangi doktor denk gelirse o bakıyor. Sadece ilaç alıp, geliyorum. Şu an alabileceğim uyuşturucunun en yüksek dozunu geçtim. Acılarım dinsin diye morfin kullanıyorum. O bile etki etmiyor. Şu andaki beklentim benimle ilgilenen bir doktorun olmasıdır. Benim gibi ağır hastaların devlet hastanelerinde 15- 20 gün sıra beklemesi doğru bir şey değil. Özel bir hastane de tedavi görmek isterim. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile görüştüm. Dışişleri Bakanımızın eşi de doktor. Onunla da görüştüm. Kendileri yardımcı oldu ve özel hastane beni almayı kabul etti. Ancak bu kez de doktorlar beni kabul etmedi. Çünkü ağır bir hastayım ve onlar benim gibi ağır bir hastanın ellerinde ölmesini istemiyor."
'BU YAŞTA ÖLMEK İSTEMİYORUM'
Son bir yıllık süreci çok zor geçirdiğini göz yaşları içinde anlatan Şafak Bay sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir yıl geçirdim. Bana çok yardım eden insanlar oldu. Hepsine ne kadar teşekkür etsem azdır. Herkes hakkını helal etsin. Arkadaşlarım ve sanatçı dostlarım haklarını helal etsin. Ben her şey bitene kadar, 'bitti' demek istemiyorum. Bu yüzden de güçlü durmak istiyorum. Şu an bırakmak, pes etmek istemiyorum. Böyle üzülmem, strese girmem son ABD yolcuğumun başarılı geçmemesidir. Yoksa halen umudum bitmiş değil. Hala iyileşeceğime dair umudum var. Tek beklentim benimle ilgilenen bir doktorun olmasıdır. Daha iyi şartlarda tedavi olursam benim içinde umut olur. Son dakikaya kadar umudumu yitirmeyeceğim. İyi bir doktorun gözetimine girmek istiyorum. Bu yaşta ölmek istemiyorum. O yüzden sonuna kadar da direneceğim."
Ali ŞEN - Mustafa ERCAN/ MERSİN/ DHA