Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, AK Parti il kongeresine katılmak üzere geldiği Elazığ'da Sivas davasında zaman aşımını değerlendirerek, "Mahkeme bu davada 33 sanık hakkında idam, 46 sanık hakkında ağır hapis cezası vermiş. 37 kişinin yakılması olayı ile ilgili davada, kimseye ceza verilmemiş, zaman aşımına uğramış havası oluşturuldu" dedi.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı Sivas davasının zaman aşımıyla ilgili bir soruya, 1993 yılında yaşanan olayın kronolijsini de yaparak, "93 yılında şöyle bir krolonijiye bakarsanız, Sivas olayları var, 2 Temmuz 1993'de 37 vatandaşımız orda katledildi, öldürüldü, bu bir zulüm. Hemen 5 Temmuz 1993'de Başbağlar olayı var, orada bir köy yakıldı, yıkıldı. Orada 20'den fazla vatandaşımız öldürüldü, köy bütün canlılarıyla neredeyse yok edildi. Hemen ondan sonraki olaylar, tabii Sivas olayları. Bu olay ilgili soruşturma üzerine açılan kamu davasında 111 sanığın yargılanması yapıldı ve mahkeme çok uzun zamana yaymadı. Hemen 1994 yılı Aralık ayında ilk kararını verdi. 1993 yılında olan bir olayın bir buçuk yıl sonra mahkeme kararı verildi. Bozuldu gitti geldi, ama sonuç itibariyle 2000'li yıllarda mahkeme kararını verdi ve 33 sanık hakkında idam kararı verilmiştir. 46 sanık hakkında ağır hapis cezası verilmiş. Dolayısıyla 79 sanık hakkında idam ve ağır cezaları verilmiş. Şimdi geçen hafta öyle bir hava estirildi ki, koskoca Sivas davası, 37 kişinin yakılmasıyla ilgili davayla ilgili yargılama sonucu hiç kimseye ceza verilmemiş, dava zaman aşımına uğramış havası oluşturuldu. Bu çok yanlış kamuoyu bu şekilde yanıltılmaya çalışıldı" dedi.
O DAVADA 3-4 KİŞİNİN AVUKATLIĞINI ARKADAŞLARIMLA ÜSTLENDİM
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Sıvas davasında 3-4 sanığın avukatlığını arkadaşlarıyla da üstlendiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
"Bir defa yargılama faaliyeti 3 ayaklıdır. İddia makamı, savunma ve yargılama makamı var. İddia makamı dediğimiz ayağında savcılık vardır, müdahil vardır. Savunma makamında avukat vardır, yargılama makamında hakim vardır. Bunlardan biri eksikse yargılama eksik demektir, yargılama olmaz. İddianın olduğu yerde savunma olacak, savunma görevini tamamlayacak, hüküm tesis edilecek, yargılama başlayacak, dolayısıyla her davada müdafiinin bulunması sanıklar hakkından bir haktır. Evet, bende o davada 3-4 kişinin avukatlığını arkadaşlarımla üstlendim. Hiçbir avukat savunmasını yaptığı sanıkla alakalı, 'bu sanık bu işi işledi ama iyi yaptı ceza vermeyin' demez, saçmalık olur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, savunmasını yaptığı kişinin, o davada dahline, buna ilişkin hukuksal kriktik yapar. Bundan ötürü hiç kimse, kimseyi ayıplama kınama hakkına yada lüksüne sahip değil. Ama bunu bilmeyen, bu bilgiden yoksun, bilgi eksikliği içinde olanlar bu tür eleştiriler yapabilir. Ben o dosyadan hatırlıyorum, dinlenen tanıklar arasında emniyet müdürü de vardı. Emniyetin elde etiği istihbari bilgiler olması lazım. bu tür bilgiler geldi nereden geldi, bu olayın büyüme isnadı varsa, şehirde güvenlik güçleri yetersizse neden takviye sağlanmadı? gibi konulardan dinlenmesini talep ettik. Mahkeme de dinledi, tutanaklarda da var. Onun söylediği şey şu; 'bu olayı gerçekleştirenler 10 kadar kişiydi, Sivas dışından geldi, biz onları yakalayamadık.' Dosyada var bu bilgiler, yani bu bilgiler muhafaza ediliyor olması lazım. Bu açıdan bakıldığında bu olay tertiplenmiş, vatandaş kışkırtılmış ve bu olay meydana gelmiş."
Bakan Yazıcı, daha sonra AK Parti il kongresine katılmak üzere Ahmet Aytar Kapalı Spor Salonu'na gitti.
Son Dakika › Güncel › 'Sivas Davasında Kamuoyu Yanıltıldı' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.