ABD Başkanı Trump'ın İran'a karşı savaş kararını nasıl verdiği ortaya çıktı. Trump, kendi istihbarat yetkililerine güvenmek yerine İsrail Başbakanı Netanyahu'nun 'hızlı zafer' vaadine inandı. 11 Şubat'ta Beyaz Saray'da yapılan toplantıda Netanyahu, yaklaşık bir saat süren sunumunda İran'a saldırıların kısa sürede sonuç vereceğini savundu ve İran'ın balistik füze programının birkaç hafta içinde yok edilebileceğini, rejimin zayıflayacağını ve içeriden çökmeye hazır olduğunu iddia etti.
Ancak ABD istihbaratı, Netanyahu'nun planına karşı çıkarak rejim değişikliğinin 'gerçek dışı' olduğunu vurguladı. CIA Direktörü Ratcliffe planı 'farcical' olarak tanımlarken, Dışişleri Bakanı Rubio daha sert konuştu. Askeri yetkililer, savaşın ABD mühimmat stoklarını azaltacağı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Trump ise riskleri sınırlı görerek savaşın kısa süreceğine inandı.
Beyaz Saray'da görüş ayrılıkları yaşandı; Başkan Yardımcısı Vance savaşa açıkça karşı çıktı, Rubio daha sınırlı hedefler önerdi. Diplomasi denemeleri başarısız olduktan sonra, yeni istihbaratla İran liderliğinin hedef alınması fırsatı doğdu. 26 Şubat'taki son toplantıda Trump, herkesin görüşünü sordu ve kararını verdi: 'Bunu yapmamız gerekiyor.' Ertesi gün Air Force One'dan 'Operation Epic Fury' onaylandı. Süreç, Trump'ın içgüdüleri ve Netanyahu'nun vaadiyle şekillendi, ABD istihbaratının itirazları dikkate alınmadı.
Son Dakika › Güncel › Trump'ın İran Savaş Kararı: Netanyahu'nun 'Hızlı Zafer' Vaadi ve ABD İstihbaratının İtirazları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?