Türk Eğitim-Sen: Olanlar Beni İlgilendirmiyor, Diye Düşünürsek 253 Bin Şehidimize İhanet Etmiş... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türk Eğitim-Sen: Olanlar Beni İlgilendirmiyor, Diye Düşünürsek 253 Bin Şehidimize İhanet Etmiş...

18.03.2014 10:57

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bir ülkenin kaderinin birtakım insanların siyasi geleceklerine feda edilemeyecek kadar önemli olduğunu vurgulayarak, "Sıcak yataklarımızda yatıp, "Bu olanlar beni ilgilendirmiyor, başım belaya girmesin' diye düşünürsek, Çanakkale'deki 253 bin şehidimize, evlatlarımıza, torunlarımıza ihanet etmiş oluruz" dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bir ülkenin kaderinin birtakım insanların siyasi geleceklerine feda edilemeyecek kadar önemli olduğunu vurgulayarak, "Sıcak yataklarımızda yatıp, "Bu olanlar beni ilgilendirmiyor, başım belaya girmesin' diye düşünürsek, Çanakkale'deki 253 bin şehidimize, evlatlarımıza, torunlarımıza ihanet etmiş oluruz" dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk yaptığı açıklamada, Türkiye kötüye giderken birçok insanın kulaklarını, gözlerini kapattığını bugünü yaşayan insanların sayısının her gün biraz daha arttığını belirterek, Türkiye'nin geleceğinin tehlikede olduğunu kaydetti.

-"KİME UMUT BAĞLAYACAĞIZ?"-

Türkiye'nin iyi günlerden geçmediğini vurgulayan Koncuk açıklamasında, "Sorumluluk sıralaması yaparsak akademisyenler, öğretmenler ve din adamları en üstte yer alır. Zira bu üç meslek grubu toplumun dinamikleridir. Dolayasıyla öğretmenleri, akademisyenleri ve din adamlarını sigortaya benzetiyorum. Kablo ısındığında sigortalar atar. Sigortanın atması evimizde yangın çıkmasını engeller. Toplumun geleceği ile ilgili bir olumsuzluk varken, toplumun sigortası olması gereken bu kesimler, eğer sigorta görevini yerine getirmiyorsa, bu toplumu düzeltecek başka hiçbir mekanizma yoktur. Bu üç meslek grubu, tüm olanları sineye çekiyorsa, zarar görmemek için sessiz kalıyorsa, o zaman topyekûn "yandık' demektir. Peki topumun aydın kesimi olarak nitelendirdiğimiz insanlar görevlerini yapmazsa, kime umut bağlayacağız?" ifadelerini kullandı.

-"NEYE, KİME HİZMET ETTİĞİMİZİ İYİ BİLECEĞİZ"-

"Memleketteki her türlü namussuzluğu, ahlaksızlığı sineye mi çekeceğiz? Böyle bir Müslümanlık var mı?" diye soran Koncuk, "Hem Müslümanım diyeceğiz hem de Allah'ın emirlerini görmezden geleceğiz, "benim hırsızım ne güzel' diyeceğiz. Hırsızlık anlayışının değirmenine su taşıyan insanlara "arkadaşımız' diye referans mı olacağız? İsterse babamızın oğlu olsun, hırsızın yanında olmamalıyız. Neye, kime hizmet ettiğimizi iyi bileceğiz" açıklamasında bulundu.

-"BEN BABAM İÇİN BİLE MEMLEKETİMİ SATMAM"-

Türkiye'nin 90 yıldır demokrasi mücadelesi verdiğini belirten Koncuk şu ifadeleri kullandı:

"Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü, milletimizin birlik ve beraberliğini hayatının merkezine koyan insanlar hangi saiklerle olursa olsun birtakım yanlış işlerin figüranı oluyorsa, o insanların kendilerini değerlendirmesi lazım. Ben babam için bile memleketimi satmam; bu millete ihanet edenlerle kol kola girmem. Hatır için ihaneti nasıl normal görebiliriz, bunu nasıl sineye çekebiliriz? Milletimizin geleceği sizin gibi mili hassasiyeti en üst noktada olan insanların gayretiyle doğru orantılıdır. "Birileri düzeltir' diye düşünmeyin. O birileri ya sizsiniz ya da sizden başka kimse yok; vallahi de yok billahi de yok."

-"BİR İNSANIN HATASI VARSA, CEZALANDIRMANIN YOLLARI BELLİDİR"-

Koncuk, 17 Aralıktan sonra Türkiye'de antidemokratik uygulamaların hız kazandığını ifade ederek şöyle devam etti:

"Emniyet Müdürlüğünde binlerce polis görevden alındı. Yargıda yüzlerce insanın yeri değiştirildi. Paralel örgüt diyorlar. Bir insanın hatası varsa, cezalandırmanın yolları bellidir. Soruşturma açarsınız, suçu sabit hale gelirse idari yönden ceza verirsiniz, yargılanması gerekiyorsa suç duyurusunda bulunursunuz. Hukuk devletinin hâkim olduğu bir ülkede, ister sevin ister sevmeyin hiç kimsenin herhangi bir mazeret ortaya konulmadan ve bu iddialar sübut bulmadan görevden alınması mümkün değildir. Dolayısıyla bu yapılanların adı zulümdür. Zulüm başkalarına yapılırken, bundan keyif alarak seyredenler varsa, onlar da zulme ortak olmuş demektir."

-"BU MÜCADELEYİ BEDELİ NE OLURSA OLSUN YAPMALIYIZ"-

Türkiye'nin demokrasiden her geçen gün uzaklaştığını belirten Koncuk şunları kaydetti:

"Bu ülkenin en aydın kesimi olan akademisyenlerin, öğretmenlerin, din adamlarının tehlikelere dikkat etmesi lazım. Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi 90 yıllık bir mücadeledir. Zira demokrasiyi bu ülkede hâkim kılmak için çok bedeller ödedik. 90 yıllık mücadele sonucunda olgun bir demokrasiye ulaştığımızı düşündüğümüz anda, demokratik anlayışa zıt uygulamalar sergilendiğini görüyoruz. Oysa bir ülkenin kaderi birtakım insanların siyasi geleceklerine feda edilemeyecek kadar önemlidir. Türkiye bugün bunu yaşıyor. Bu ülkenin bize maliyetini bilen, bu coğrafyanın nasıl vatan yapıldığını her zerresinde hisseden, siyasi anlayışı ne olursa olsun milli hassasiyeti önde olan, devletin bölünmez bütünlüğüne, milletimizin birlik ve beraberliğine yürekten inanan ve bu inançla bu coğrafyanın hür ve bağımsız olarak vatanımız olarak kalmasının evlatlarımız için ne kadar önemli olduğunu bilen insanların bu gidişata dur demesinin zamanı geldi. Sıcak yataklarımızda yatıp, "Bu olanlar beni ilgilendirmiyor, başım belaya girmesin' diye düşünürsek, Çanakkale'deki 253 bin şehidimize, evlatlarımıza, torunlarımıza ihanet etmiş oluruz. Bu mücadeleyi bedeli ne olursa olsun yapmalıyız."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Türk Eğitim-Sen: Olanlar Beni İlgilendirmiyor, Diye Düşünürsek 253 Bin Şehidimize İhanet Etmiş... - Son Dakika


Advertisement