Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Torlak, Türkiye'de başkanlık sistemi konusunun yaklaşık 25 yıldır gündemde bulunduğunu söyledi.
Torlak, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Konferans Salonu'nda düzenlenen, "Tu¨rkiye'de Hu¨kümet Sistemi Tartıs¸maları ve Bas¸kanlık Modeli" sempozyumunda, "Farklı Hükümet Sistemlerinin Ekonomi Politik Açıdan İrdelenmesi" konulu bir sunum yaptı.
Demokrasi tarihi açısından eksenin bir tarafında parlamenter diğer tarafında ise başkanlık olmak üzere temelde üç tür hükümet sisteminden söz edilebileceğini belirten Torlak, iki sistemin ortasında ise yarı başkanlık sisteminin üçüncü sistem olarak yer aldığına dikkat çekti. Torlak, farklı hükümet sistemlerinden hangisinin tercih edileceği sorusunun dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kurucu irade, dünya ve bölgedeki siyasi gelişmeler, ekonomik gelişmeler ve konjonktürel gelişmeler gibi faktörlere bağlı olarak cevaplanabileceğini belirtti.
Torlak, konjonktürel, bölgesel siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda Cumhuriyet'in ilanı ve 1924 Anayasası'nın hazırlandığını hatırlatarak, kurucu irade ve konjonktürel faktörler etkisinde oluşan bu dönemin hükümetini aslında başkanlık sistemi olarak nitelemenin mümkün olacağını ifade etti.
"Türkiye'de hükümet sistemi konusu ve özelde de bugün tartışıldığı anlamıyla başkanlık sistemi konularının, ağırlıklı olarak yaklaşık son 25 yıldır gündeme geldiği görülmektedir" diyen Torlak, doğu blokundaki duvarların yıkılması, neo-liberal politik ve ekonomik anlayışların yaygınlaşması, küreselleşme ile bölgede ve Türkiye'deki konjonktürel gelişmelerin 1990'dan sonra bu tartışmaların yoğunlaşmasına yol açtığını kaydetti.
Başkanlık sisteminde ekonomi-politik performansın yüksek olmasının beklendiğini anlatan Torlak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak bu noktada öngörülebilirlik, toplumsal demokratik olgunluk ve kültürel sahiplenme faktörleri gözden kaçırılmamalıdır. Öngörülebilirlik için yönetimde tek başlılık, hukuk normlarında ilkeli olma ve denetimde kurallı ve ilkeli olma zorunludur. Bu noktada başkanlık sisteminde başkan ve kendi belirleyeceği ekibi yürütmede tek başlılığı temsil ederken, yine seçimle oluşmuş meclis yasamada tek başlılığı temsil edecektir. Yürütme ve yasamanın kurala bağlı olarak oluşturacağı yargı ise yine ilke esaslı denetim sağlayacaktır. Bu bağlamda kurgulanacak bir başkanlık sistemi ile öngörülebilirlik sağlanmış olacak ve bu da başkanlık sisteminin ekonomi-politik performansını olumlu yönde etkileyecektir."
Torlak, başkanın ekibinin performansı sürdürebilmek ve artırabilmek bakımından toplumun her kesimine kulak kabartacağını, seçilme kaygısı olmaksızın amaca uygun çaba içinde olacağını ve sivil örgütlerle de etkileşim halinde toplumsal demokratik katılımın artmasına katkı sağlayacağına dikkati çekti.
Son Dakika › Güncel › Türkiye'de Hükümet Sistemi Tartışmaları ve Başkanlık Modeli Sempozyumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.