ÖZGÜR ALANTOR - Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Göl, Türkiye'de su azlığından ziyade, suyun aşırı ve yanlış kullanımı ile havza yönetim tekniklerine uyulmaması nedeniyle sıkıntı yaşandığını söyledi.
Göl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yer altı ve üstü suyunda kalite ve miktar anlamında azalma olduğunu anlattı.
Yaşanabilecek kuraklıkta ciddi planlama hatası bulunduğunu savunan Göl, "Türkiye'nin 112 milyar metreküp su kaynağı var. Bu su kaynağını çeşitli sektörler, aralarında paylaşıyor. 1940-50 yıllarda suyumuzun yüzde 75'ini tarımda kullanırken, geçen süreçte sanayinin büyümesi sektörler arasında paylaşım sorununu da ortaya çıkarmakta. Bu nedenle su kaynaklarımızın makro ve mikro havzalar bazında planlanması gerekiyor" diye konuştu.
Göl, Türkiye'nin yaklaşık 10 yılda bir kuraklıkla karşı karşıya kaldığını, şu anda meteorolojik kuraklık yaşandığını belirterek, "Bu durum tarımsal ve sosyoekonomik kuraklığa kadar ilerleyebilir. Bu nedenle gerek yöneticilerin gerekse suyu kullananların bilinçlenmesi gerekiyor" ifadesini kullandı.
Su kaynaklarının paylaşımında planlama gerektiğini aktaran Göl, şöyle konuştu:
"Bizim suyun paylaşımında, kullanımında planlamaya ihtiyacımız var. 2000'li yıllardan itibaren büyük şehirlerde su seviyesinde azalma, sıkıntıların ortaya çıkmasına neden oldu. Çözüm için havzalar arası su transferleri hayata geçirildi. Bunlar geçici çözümler. Bugüne kadar genellikle su kaynaklarının nakledilmesi ve kullanımı konusunda önlem alınırken, asıl suyun üretildiği yer dağlar konusunda yeterli çalışmaların yapılmadığını görüyoruz. O zaman havza çalışması kapsamından dağlardan başlayıp musluğa kadar planlama gerekiyor. Uzun vadede çözüm için özellikle kentsel havzaların yukarı bölümlerinde gerekli çalışmanın yapılması gerekiyor."
Göl, su kayıpları konusunda tedbir alınması gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye'de kayıp, kaçaklar da ciddi problem. Tarımsal sulamada da tedbir alınması lazım. Vahşi sulama yerine basınçlı sulama yöntemine geçilmeli. Çiftçilerin bilinçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Atıkların doğru muhafaza edilmesi gerektiğine dikkati çeken Göl, "Tarımsal ve zirai ilaç ve gübreler, ekosistem yanında yer altı ve üstü su kaynaklarımıza da zarar veriyor. Atıklar da önemli. Firmaların gerekli arıtma sistemini kurmadan atıklarını kaynağa bırakması, suyun kirlenmesine neden olmaktadır. Suyumuzu kontrol altına almazsak yer üstü suyu ciddi erozyona neden olur" uyarısında bulundu.
"2050 yılı önemli"
Türkiye'nin sanıldığı kadar su zengini olmadığını savunan Göl, "2050 yılı Türkiye için kritik yıl. Gerekli tedbirler alınmazsa bu tarihte kişi başına düşen su tüketiminde su fakiri ülke olacağız. Bu noktada uzun vadede planlar yapılması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.
Göl, havza yönetiminin çok önemli olduğunu, problemin çözümünde havzanın doğru yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, "Türkiye'de su azlığından ziyade, mevcut suyumuzun aşırı ve yanlış kullanımı ile havza yönetim tekniklerine uyulmaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşanmaktadır" görüşünü paylaştı..
Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Arda Özen de su kaynaklarından yeterince yararlanılamadığını söyledi.
Özelikle evsel ve fabrika atıklarının su kaynaklarına ciddi zararlar verdiğini aktaran Özen, "Bu şekilde sadece yüzey suları kirlenmiyor. Yüzey sularının yer altına sızmasıyla yer altı kaynaklarını da kirletmiş oluyoruz. İşte bu önemli bir sorun. Kaçak kuyular, farkında olmadan yer altı suyunu tüketiyor. Yer altı suyunun yanı sıra gerekli planlama yapılmadan hayat geçirilen hidroelektrik santralleri de ileride su kaynakları açısından sıkıntı yaratacak" bilgisini verdi. - Çankırı
Son Dakika › Güncel › Türkiye'de Su Değil, Havza Yönetim Problemi Var' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.