Uluslararası Af Örgütü: "Türkiye'de, Yargı Bağımsızlığı ve İfade Özgürlüğünde Gerileme Var" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Uluslararası Af Örgütü: "Türkiye'de, Yargı Bağımsızlığı ve İfade Özgürlüğünde Gerileme Var"

21.04.2026 12:57  Güncelleme: 13:58

Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan “Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26” raporunu yayımladı. Küresel ölçekte özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiğj vurgulanan raporda, Türkiye'de "yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün gerilediği", "ekonomik krizin, toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı" belirtildi. Raporda, yeni çözüm süreci "olumlu bir gelişme" olarak değerlendirildi.

(ANKARA) - Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan "Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26" raporunu yayımladı. Küresel ölçekte özellikle ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiğj vurgulanan raporda, Türkiye'de "yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün gerilediği", "ekonomik krizin, toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı" belirtildi. Raporda, yeni çözüm süreci "olumlu bir gelişme" olarak değerlendirildi.

Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği 406 sayfalık "Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26" raporunu yayımlayarak, dünyanın "çağın en zorlu dönemiyle" karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Raporda, "büyük güçlerin uluslararası hukuk ve insan haklarına yönelik baskıları nedeniyle küresel sistemin tehlikeli bir çöküş sürecine girdiği" belirtilirken, "devletlere taviz politikalarını bırakma ve kolektif direniş" çağrısı yapıldı.

"Özellikle ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiği" ifade edilen raporda, "İsrail'in Gazze'de ateşkese rağmen askeri operasyonlarını sürdürdüğü, geniş çaplı yıkım ve zorla yerinden edilmelerin yaşandığı" belirtildi."

Raporda ABD, İsrail ve Rusya'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığı; bazı ülkelerin ise silah ve uluslararası sözleşmelerden çekilme eğilimine girdiği aktarıldı. Raporda, Gazze, Ukrayna, Sudan, Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve İran gibi birçok bölgede sivillere yönelik ağır ihlallerin sürdüğü; zorla yerinden etme, yargısız infaz, işkence ve saldırıların arttığı değerlendirmesi yapıldı.

Raporda ayrıca, devletlerin dijital gözetim, casus yazılım ve yapay zeka destekli takip sistemleriyle ifade özgürlüğünü kısıtladığı; ekonomik eşitsizlikler ve askeri harcamalardaki artışın da insan hakları krizini derinleştirdiği belirtildi.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, raporun lansmanında yaptığı değerlendirmede, "güçlü aktörlerin kontrol, cezasızlık ve çıkar amacıyla uluslararası hukuk düzenine doğrudan saldırdığını" söyledi. Callamard, "Orta Doğu'daki çatışmaların bu ihlallerin sonucu olduğunu savunarak, sivillerin ağır bedel ödediğini" belirtti.

"Türkiye'de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı"

Türkiye'ye ilişkin tespitlere de yer verilen raporda, "yargı bağımsızlığından ekonomik krize, ifade özgürlüğünden mülteci haklarına kadar geniş bir çerçevede Türkiye'deki hak ihlallerinin sürdüğü" belirtildi.  Raporda, "Türkiye'de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı" ifadesi kullanıldı.

Raporda, "Hukuka aykırı güç kullanımından kaynaklanan protestocu ölümleri Angola, Kamerun, Ekvador, Endonezya, Kenya, Madagaskar, Pakistan, Peru ve Türkiye gibi ülkelerde de belgelendi... Türkiye'de, kolluk görevlileri tarafından barışçıl protestoculara yönelik işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil, insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti" denildi.

"Özellikle CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi muhalif figürlerin hapis cezaları ve siyasi yasaklarla karşı karşıya kalması, ana muhalefet partisine yönelik sistemli bir baskı unsuru" olarak nitelendirilen raporda, ayrıca "Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bağlayıcı kararlarını uygulamaması" da eleştirildi. Raporda, şu ifadelere yer verildi:"

"Türkiye, insan hakları savunucuları hakkındaki temelsiz soruşturmaları, davaları ve mahkumiyetleri artırdı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin düşünce mahkumlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti. Yetkililer, ana muhalefet partisine yönelik yaygın baskılar kapsamında Türkiye genelinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş temsilcileri ve üyeleri hakkında ceza soruşturmaları başlattı ve davalar açtı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gibi önemli isimler tutuklandı. İmamoğlu, yolsuzluk ve suç örgütü kurmak ve yönetmek de dahil birçok suçlamayla 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı..."

"STK'lar, gazeteciler ve avukatlar, terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alınıyor"

"Sivil toplum kuruluşları (STK), gazeteciler ve avukatların 'terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alındığı" belirtilen raporda, "barışçıl protestolara yönelik sert müdahalelere" dikkat çekildi. "Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı'ndaki eylemlerine yönelik devam eden polis ablukası ve protestoculara karşı kullanılan orantısız güç, temel hakların kısıtlanması kategorisinde" raporlandı."

"Yaşam maliyeti krizi"ne de dikkat çekilen raporda, "Gıda, konut ve enerji fiyatlarındaki aşırı artışın toplumsal refahı tehdit ettiği, devletin bu süreçte dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı" ifade edildi. Raporda, "Yıl sonunda genel enflasyonun yüzde 30'un, gıda enflasyonunun yüzde 28'in ve konut enflasyonunun yüzde 49'un üzerinde kaydedildiği Türkiye, büyüyen bir yaşam maliyeti krizi yaşamaya devam etti" denildi."

Raporda, iklim kriziyle mücadele politikaları ise "son derece yetersiz" olarak değerlendirildi.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulması, "olumlu bir gelişme"

Mülteciler konusunda Türkiye'nin ev sahipliği rolüne de değinilen raporda, "hukuka aykırı geri gönderme vakalarında artış" olduğu belirtildi. Afganistan uyruklu mültecilere ilişkin raporda, "Almanya, Tacikistan ve Türkiye de Taliban'ın suistimallerine rağmen Afganları zorla geri göndermeyi sürdürdü" ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2025 yılında erkekler 294 kadın cinayeti işledi, 297 kadın ise şüpheli koşullarda ölü bulundu" denildi.

Öte yandan, "LGBTİ artı bireylere yönelik devlet kademelerinden gelen ayrımcı söylemlerin kurumsallaştığı ve cinsiyet uyum süreçlerine yönelik tıbbi kısıtlamaların hak ihlali teşkil ettiği" ifade edildi. "Türk yetkililer, LGBTİ artıları ve LGBTİ artı haklarını savunanları kriminalize edebilecek yasa tekliflerini gündeme getirdi. Macaristan ve Türkiye, Onur Yürüyüşleri'ni yasakladı" ifadeleri kullanıldı.

"Türkiye'nin iç siyasetindeki yumuşama sinyalleri" olduğu belirtilen raporda, "devlet ile PKK arasında Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir diyalog zemininin oluşması ve TBMM çatısı altında bir komisyon kurulması", 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirildi."

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'ye uluslararası hukuk normlarına dönme ve demokratik standartları yeniden tesis etme çağrısında bulundu.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Uluslararası Af Örgütü: 'Türkiye'de, Yargı Bağımsızlığı ve İfade Özgürlüğünde Gerileme Var' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement