Son Dakika Haberleri: Emine Erdoğan: "Sadece Nicelik Olarak Değil Temeli Sevgi ve Saygıya Dayanan Nitelikli İnsanlardan...

Emine Erdoğan: "Sadece Nicelik Olarak Değil Temeli Sevgi ve Saygıya Dayanan Nitelikli İnsanlardan...

3 ay önce

Emine Erdoğan: "Sadece nicelik olarak değil temeli sevgi ve saygıya dayanan nitelikli insanlardan oluşan bir toplum var etmek temel hedefimiz olmalıdır" "Çocuklar ve gençleri dikkate aldığımız gibi ak saçlı ihtiyarlarımıza da hak etiği değeri vermeliyiz" "İnanıyorum ki bu konferans...

Emine Erdoğan: "Sadece nicelik olarak değil temeli sevgi ve saygıya dayanan nitelikli insanlardan oluşan bir toplum var etmek temel hedefimiz olmalıdır"
"Çocuklar ve gençleri dikkate aldığımız gibi ak saçlı ihtiyarlarımıza da hak etiği değeri vermeliyiz"
"İnanıyorum ki bu konferans yaşlılarımız için gereken hizmetlerin planlanmasında topluma ışık tutacaktır"
Yaşlı Refahı İçin Yaşlı Hakları Konferansı düzenlendi

ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Çocuklar ve gençleri dikkate aldığımız gibi ak saçlı ihtiyarlarımıza da hak etiği değeri vermeliyiz" dedi.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde 1 Ekim Dünya Yaşlılar günü nedeniyle "Yaşlı Refahı İçin Yaşlı Hakları Konferansı" düzenlendi. Konferansa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan yaşlıların hürmet makamı olduklarını kaydederek, "Modern dünyaya yön veren kapitalist anlayış üretim ya da tüketim hayatında yeri olmayan yaşlıları yok, hayatın dışına atıyor. Geniş aileyi küçülterek insanı yalnızlığa hapsediyor. Yaşlanmak, güçten düşmekle, değersizleşmekle özdeşleştiriliyor. Bizim kültürümüzde yaşlanmak bilgelikle eş değerdir. Onlar hürmet makamıdır. Her biri hayat denen o zor yolculuğun üstadıdır. Yaşam onlardan sorulur. Yaşlıları hayatımızdan çıkarırken zengin tecrübelerini de kendimizden uzaklaştırmış oluruz. Ne yazık ki kaybeden sadece biz değil, aynı zamanda çocuklarımızdır. Aile büyüklerinin olmadığı bir evde çocuklar da bu bilgelikten mahrum kalırlar. Oysa yaşlılarla yaşayan çocuklarda aidiyet duygusu gelişir. Bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi?" ifadelerini kullandı.
"Çocuklar ve gençleri dikkate aldığımız gibi ak saçlı ihtiyarlarımıza da hak etiği değeri vermeliyiz"
Yaşam süresinin uzamasıyla Türkiye'nin yaşlı nüfusunun arttığına dikkat çeken Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Ülkemizdeki nüfus araştırmaları bir hakikati işaret ediyor. Gittikçe yaşlanan bir ülkeyiz. Yaşam süresinin uzamasıyla yaşlı nüfusumuz artıyor. Aynı şekilde dünya ortalaması da benzeri bir tabloyu gösteriyor. Dünya çapında 65 yaş ve üstü sayısının 2050'ye kadar şimdiki sayının neredeyse iki katına çıkması bekleniyor. Bu nedenle sosyal politikalarımızın bu gerçeğe göre planlanması gerekir. Çocuklar ve gençleri dikkate aldığımız gibi ak saçlı ihtiyarlarımıza da hak etiği değeri vermeliyiz. Yaşlı bakımı yeni bir disiplin olarak şekillendirilmeli. Devletimiz yaşlılarımızı için huzur evlerini yüksek standartlara çıkarma noktasında yoğu bir çaba içindedir. İdeal olan yaşlıların kendi aile ortamında yaşamını sürdürmesidir. Bu konuda çok yönlü bir çaba içinde olmamız lazım. Yaşlılarımızın evlatlarının gözetiminde bir hayat sürmesi onların hem fiziki heme ruhi ihtiyaçları bakımından son derece hayatidir. Kuşaklar arası iletişimin sağlıklı şekilde yürümesi bizi sosyal açıdan da güçlendirir. Gençliğin enerjisi yaşlılığın tecrübesiyle birleşir. Yaşlıları çaresiz bir yaşama terk etmek topluma başka sıkıntılar olarak geri döner. Sorumluluk alanımıza giren büyüklerimizi gözümüzün önünden ayırmamak bize yakışandır."
"Sadece nicelik olarak değil temeli sevgi ve saygıya dayanan nitelikli insanlardan oluşan bir toplum var etmek temel hedefimiz olmalıdır"
Türkiye'nin bugün birçok ülkeye göre üstünlüğünün genç nüfusu olduğunu vurgulayan Erdoğan, yaşlanma oranlarını yavaşlatmak için doğum teşviklerinin artırılması gerektiğini belirtti. Nüfus politikalarının bu öngörüye göre yeniden gözden geçirilmesi gerektiğimi altını çizen Erdoğan, "Yapmamız gereken önemli bir şey de yaşlanma oranlarını yavaşlatacak doğum teşvikidir. Genç nüfus bir ülkenin en önemli gücüdür. Bugün birçok ülkeye göre üstünlüğümüz Türkiye'nin genç nüfusudur. Bu gücü kaybetmemenin tek yolu da doğurganlık oranlarını düşürmemektir. Nüfus politikaları araştırmaları bize şunu gösteriyor; Türkiye nüfusu 2023'ten 2050'ye kadar olan dönemde 7 kat arttıktan sonra durağan bir yapıya kavuşacaktır. Yani 2050 sonrası genç nüfus ve onun ekonomik, psikolojik ve sosyal kazanımlarından mahrum bir ülke olacağız. Bu nedenle nüfus politikalarımızı bu öngörüye göre yeniden gözden geçirmeliyiz. Çocuk sayısı ikinin altına indiğinde doğurganlık oranı geometrik olarak azalır. 3 çocuk ile dengede kalabiliriz. Çocuk sayısının azalması aile ilişkilerini de zayıflatıyor. Ailenin gücü azaldığında toplumun yükü daha da artıyor. Sonuç olarak sadece nicelik olarak değil temeli sevgi ve saygıya dayanan nitelikli insanlardan oluşan bir toplum var etmek temel hedefimiz olmalıdır" şeklinde konuştu.
"İnanıyorum ki bu konferans yaşlılarımız için gereken hizmetlerin planlanmasında topluma ışık tutacaktır"
"Kendi yaşlımızı, engellimizi, çocuğumuzu mutlu etmeden topluma huzur getiremeyiz" ifadesini kullanan Emine Erdoğan, "Aslolan bu hayatın gerçek anlamını fark etmek ve insana değer vermektir. Yaşlılarımız gözümüzün nurudur. Onlara gereken değeri vermek bizi insan kılar. Kendi yaşlılarını ilgisizliğe terk eden fakat hayır faaliyeti adı altında koşuşturan insanlar görüyoruz çevremizde. Oysa her şey evimizde başlar. Kendi yaşlımızı, engellimizi, çocuğumuzu mutlu etmeden topluma huzur getiremeyiz. İnanıyorum ki bu konferans yaşlılarımız için gereken hizmetlerin planlanmasında topluma ışık tutacaktır" dedi.
"TÜİK tarafından 2017 yılın sonunda yayınlanan verilere göre Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusumuzun son 5 yılda yüzde 17 oranında artarak, 6 milyon 895 bin 385 kişiye ulaştığını görüyoruz"
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz "Yaşlı Refahı İçin Yaşlı Hakları Konferansı" ile sadece yaşça büyüklerimiz için değil hepimiz için çok anlamlı bir haftanın başlangıcını idrak ediyoruz. Şüphesiz sizlerden öğreneceğimiz çok şey var. Sizler dualarınızla, varlığınızla huzur bulduğumuz, hikmetli nasihatlerinden dersler çıkardığımız öğretmenlerimiz, en büyük destekçilerimizsiniz. Sizler bizim geçmişimiz, tarihimiz, anılarımızsınız. Bu sebeple büyüklerimize olan muhabbetimiz, davranışlarımız ve verdiğimiz değer böyle günlerde çok daha önemli hale geliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bugün dünya nüfusunun yüzde 8,9'unu 65 yaş ve üstü bireylerin oluşturduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sürekli artış gösteren bir dünya nüfusuna sahibiz ve bugün dünya nüfusunun yüzde 8,9'unu 65 yaş ve üstü bireyler oluşturuyor. Dünyada ki bu artış ülkemize de yansımış durumda. TÜİK tarafından 2017 yılın sonunda yayınlanan verilere göre Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusumuzun son 5 yılda yüzde 17 oranında artarak, 6 milyon 895 bin 385 kişiye ulaştığını görüyoruz. Tabi biz bu artışı ülkemizin zengin insan kaynağı içerisinde nüfusumuzu nicelik bakımından olduğu kadar nitelik bakımından da değerli kılan unsurlar olarak görüyoruz. Bizler gittikçe yaşlanan dünyada sahip olduğumuz yüzde 8,5'lik yaşlı nüfusumuzu yaşayan hazinelerimiz addediyoruz. Bu oranlar hizmet politikalarımızdaki ve icraat yelpazemizdeki istikrarlı gelişimi de beraberinde getiriyor. Hem hükümet olarak hem de bakanlık olarak gençliklerini çalışarak, üreterek, ülkelerine ve milletlerine hizmet ederek geçiren büyüklerimizin, hayatlarının geri kalanını hiç kimseye muhtaç olmadan, insan onuruna yakışır, müreffeh bir hayat sürmeleri için çalışmayı temel vazifemiz sayıyoruz."
"Yaşlılık yoksunluk değil, aksine, bir kazanımdır"
"Ak Parti hükümetlerinin bütüncül yönetim anlayışı, her alanda olduğu gibi, büyüklerimizin yaşam şartları konusunda da refahı ve üst düzey hizmet anlayışını getirmiştir" diyen Selçuk, "Yaş almak, bilgelikle, deneyimle, hayatla dolup taşmaktır. Bu bakış açısıyla temellenmiş Ak Parti hükümetlerinin bütüncül yönetim anlayışı, her alanda olduğu gibi, büyüklerimizin yaşam şartları konusunda da refahı ve üst düzey hizmet anlayışını getirmiştir. Sosyal hayattan temel yaşam koşullarına, emekli aylıkları ve sosyal güvenceden evde bakım hizmetlerine dek, yaşlılarımızın toplumsal hayattan kopmamasını sağlayacak hemen her alanda birçok projeyi ve programı uygulamaya aldık. Bugün Bakanlığımız bünyesinde uygulanan Yaşlı Destek Programı kapsamında Büyükşehir Belediyelerimizin yaşlılara yönelik evde bakım ve destek projelerine büyük katkılar sağlıyoruz" değerlendirmelerinde bulundu.
Halihazırda 4 bin 741 yaşlının bakanlığa bağlı huzur evlerinden ücretsiz yararlandıklarını kaydeden Selçuk, "Şu an 60 yaş ve üzeri 159 bin 705 vatandaşımız evde bakım hizmetinden yararlanıyor. Koruma ve bakıma ihtiyaç duyan 25 bin 394 vatandaşımıza; kamu, özel, belediye, dernek, vakıf, azınlıklara ait ve bakanlığımıza bağlı huzur evleri de dahil toplam 394 huzur evi hizmetiyle yuva olmuş durumdayız. Halihazırda 4 bin 741 yaşlımız Bakanlığımıza bağlı huzur evlerinden ücretsiz yararlanıyorlar. Yine Bakanlığımıza bağlı 503 kapasiteli Darülaceze'de 458 yaşlı sakinimize hizmet sunuyoruz. Bakanlığımıza bağlı 179 kapasiteli 47 Yaşlı Yaşam Evi'nde 164 yaşlı sakine ev sıcaklığını aratmayacak bir ortam oluşturmak için gayret ediyoruz. Bunun yanı sıra, hem psikolojik hem fiziksel açıdan sağlıklarını koruyarak hayatlarını idame ettirmeleri için çeşitli spor faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda başlattığımız "Yetişkin Gençler BOCCE Projemiz" ile büyüklerimizi sosyal hayatta daha aktif rol almalarını sağlıyoruz. Yetişkin Gençler BOCCE Ligi'ne 47 ilden, 78 huzur evimizden, 700 yetişkin gencimiz katıldı. Şu an 2012 yılına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu'muz aracılığıyla yürütülmüş, 2012 den beri de Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğümüzce sürdürülen Yaşlılık Aylığı desteğinden 570 bin 38 vatandaşımız yararlanmakta" şeklinde konuştu.
Selçuk, 2007 yılında "Türkiye'de Yaşlıların Durumu ve Yaşlanma Ulusal Eylem Planını, 2013 yılında ise "Ulusal Yaşlanma Uygulama Programını başlattıklarını kaydederek, "Hazırlık aşamasında olduğumuz "Aktif Yaşlanma Strateji Belgesi" ile vatandaşlarımızın hayatın her alanında aktif olarak yer almaları, sağlıklı, mutlu bireyler olarak yaşam sürmelerini hedefliyoruz. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmet Bakanlığımız eliyle yürüttüğümüz görevlerin yanı sıra, Kıymetli Hanımefendi'nin himayelerinde gerçekleştirilen Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri Projesi bu konuda attığımız önemli adımlardan bir tanesi. Ne mutlu bize ki tecrübeyi en büyük öğretmen kabul eden, büyüğüne, ecdadına saygıyı en büyük erdem addeden bir geleneğin bayraktarlığını yapıyoruz" dedi.
Programa Erdoğan ve Selçuk'un yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş ve Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete de katıldı. Konuşmaların ardından hediye töreni ve fotoğraf çekimi gerçekleşti.



O Ses Türkiye'de Bomba İddia: Beyaz ile Hadise Aşk Yaşıyor Marketteki İğrenç Taciz Saniye Saniye Kameraya Yansıdı!

Aziz Yıldırım'a Kalp Operasyonu Yapılacağı İddia Edildi