BİR DÖNEM KADINLAR VE BAZI ELİT KESİM RAKIYI LÜMPEN BULUR VE İÇENE 'KIRO' GÖZÜYLE BAKARDI. OYSA GÜNÜMÜZDE BU KURAL YIKILDI VE RAKI 'PESPAYE'LİKTEN 'POPÜLER'LİĞE TERFİ ETTİ. KADINLAR ARASINDA RAKI İÇMEK DE BİR KEYİF, BİR TREND HALİNE GELDİ..
Rakıyı nasıl bilirdiniz? Ağır bir erkek içkisi ya da sadece meyhanelerde tüketilen avam bir içki olarak mı? Günümüzde rakı için, her iki tanım da geçersiz kalıyor. Bugün piyasada birçok rakı çeşidi var. Çeşit bu kadar çok olunca, rekabet de o denli kıran kırana oluyor. Bu durumda da markalar 'en iyi'yi yakalayabilmek için son teknolojiden faydalanıyorlar. Oysa uzun zaman Türk kültürünün önemli bir parçasını oluşturan rakı, sadece bir marka tarafından üretiliyordu. Zaman zaman anason ithalatının da darbe yemesiyle, rakının kalitesi iyiden iyiye düştü. Ve geleneksel içkimiz, baş ağrısı yapan, kötü kokan ve az anasonla yetinmek zorunda kalan 'avam' bir içki olmaktan kurtulamadı. Tabii bu durum da zarif tatlar arayan kadınların hiç işine gelmedi.
ARTIK UTANMIYORUZ
Sadece kadınlar değil, elit kesim de bir dönem düşük kaliteli rakıya burun kıvırdı. Sofistike Fransız şarabı varken, rakı içmek olmazdı, 'bayağı' karşılanırdı. Bir bara gelip rakı ısmarlayana da hemen 'maganda' damgası yapıştırılırdı. Ama tüm bunlar artık mazide kaldı. Çünkü günümüzde rakı sadece meyhanelerin ve erkeklerin içkisi olarak karşımıza çıkmıyor. Bugün rakı içen kadınların ve gençlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok. Öyle ki eskiden kız kıza dışarı çıkıldı mı bir kafeye ya da şık bir İtalyan restoranına gidilirdi. Şimdilerde ise balık restoranlarında, 'rakı-balık' yapan kadın müşterilerin çokluğu göze çarpıyor. Rakının gençler ve kadınlar arasında bir trend haline dönüşmesinde, piyasadaki kaliteli rakı çeşitleri büyük rol oynuyor. Üç kere damıtılan, fıçılarda bekletilen yaş üzümden elde edilen rakılar sayesinde, geleneksel içkimiz sonunda kadınlar arasında 'statü' kazanmayı başardı. Her şeyden önemlisi rakının ne kokusu, ne de tadı artık eskisi kadar sert değil. İpin ucunu kaçırmadığınız sürece baş ağrısı yapmadığını da göze alırsak, kadınların neden rakıya döndüklerini anlayabiliriz. Üstelik rakı artık sadece meyhanelerde tüketilmiyor, barlarda da aperatif olarak rahatlıkla içiliyor. Bir dönem sadece Fransız şarabı ya da cin tonik ısmarlayan kadınlar artık bir duble rakı ısmarlamaktan utanmıyor.
Beyza Gürbüzer (Levendiz Meyhanesi'nin sahibi)
'Ben 23 yaşına kadar rakıyı ağzıma koymadım. Hatta içenleri avam buldum, kıro gözüyle baktım. Bir gün evde babamlarla mangalda lüfer pişiriyorduk. O sırada burnuma anason kokusu geldi. Rakı içmek istedim. Hamileydim o sırada, adeta rakıya aşerdim. O günden sonra da hayatımda başka içki içmedim. Ama genel olarak kadınlar arasında rakı tüketimi yaygın değildi. Meyhanemde müşterilerimin yüzde 70'i kadın. Tek sorun; nasıl içeceklerini bilmiyor olmaları. Yudum, yudum, aheste aheste içilir. Rakıdan bir yudum aldıktan sonra mezelerden çatal ucuyla azar azar alınır. Silip süpürürcesine mezelere girişmek görgüsüzlük sayılır.'
Şeyda Ertem (Reklamcı)
'Ben bu yaza kadar rakıyı değil ağzıma koymak, kokusuna bile dayanamazdım. Tadı da kokusu da dayanılacak gibi değildi. Bu yaz arkadaşlarımın ısrarıyla rakıdan bir yudum aldığımda, tadının hiç de eskisi gibi olmadığını gördüm. Şimdilerde mangalda favori içkim rakı. Saf alkol olduğu için ertesi gün baş ağrısı da yapmıyor.'
İpek Karadağ (Proje Koordinatörü)
'Bizim ailede küçüklüğümden beri sofrada rakı eksik olmaz. İçki adeta bir aksesuar gibidir masada. Ama rakının yeri benim için apayrıdır. Belli bir kültürü vardır rakı içmenin, tıpkı bir ritüel gibi. Mezesinden, sofradaki muhabbetine kadar her şeyi farklıdır rakının. Bir de temiz içkidir rakı. Bira gibi her yerde, herkesle içilmez. Özel bir içkidir. Bu nedenle de rakı beni heyecanlandırır. İçerken iki kadehi tokuşturmak bile farklı bir tat katar masaya. Rakı öyle herkesle de içilmez. Bildiğim ortamda, sevdiğim insanlarla içerim rakıyı. Aksi, rakıya haksızlık gibi geliyor. Bazı kadınlar rakının kokusundan rahatsız olduklarını söylüyor. Anason kokusu benim hoşuma gidiyor. Bir de rakıyı neyle içtiğiniz önemli. Net ve temiz bir içki olduğu için mangal, balık gibi net tatlarla yenmeli.'
Eskiden bir meyhanede büyükler rakı içmeye başlamadan küçükler başlayamazdı. Her müdavimin kendi masası vardı. Meyhanenin en yaşlı büyüğü gelip masasına yerleşir, köstekli saatine bakar, 'Beyler şimdi vakti kerahat,' derdi. Ve ondan sonra herkes içmeye başlardı.
* Vakti kerahat, rakı içme vakti geldi demektir. Yani gün battı. Çünkü rakı içmeye gün batımından sonra başlamak makbuldür.
* Rakı küçük yudumlar eşliğinde, aheste aheste içilir. Rakıdan büyük bir yudum almak, bardağı fondip'lemek racona terstir.
* Rakı soğuk şişeden bardağa çevrilerek konulur. Böylece anason kokusu etrafa yayılır.
* Rakının ayarı bardağa göre yapılır. Bardağın yarısına rakı konduysa, üzerine bir o kadar da su eklemek makbuldür.
Rakı kadehine önce rakı, ardından su, en son da arzuya göre buz konur. Bu sıra bozulduğu takdirde, hem anason yukarı çıkar hem de rakının tadı kaçar.
* Aslında rakıya buz konulması önerilmez. Çünkü buz alkolün yukarı çıkmasına neden olur ve rakının tadını bozar. Buz yerine, rakıya soğuk su konması önerilir.
* Şişedeki son rakı damlası eşit şekilde paylaştırılır.
* Rakı yalnız başına içilen bir içki değildir. Mutlaka yanında uygun mezelerle içilmelidir.
* Rakıya en çok yakışan balıklar çupra ve levrektir. Başlıca rakı mezeleri ise tam yağlı koyun peyniri, turşu, Topatan kavunu ve Çengelköy domatesidir.
Son Dakika › Magazin › Artık Kadınlarda Rakı İçiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.