Lise yıllarında aile şirketi YKM'de çalışmaya başlayan Emir Kunt, halen YKM grubunda çeşitli şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yapıyor. Kunt, 'Mavi Yaşam' dergisinde başladığı yazı kariyerini, şimdi 'Dalgalı Sohbetler' ismiyle çıkardığı kitabıyla taçlandırdı. Kitabında; tekne yaşamını, müthiş gözlemcilik yeteneğini de kullanarak eğlenceli bir dille anlatan Emir Kunt, Şamdan Plus dergisinden Deran Özer'in sorularını yanıtladı...
Bu kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?
2003 yılında 'Mavi Yaşam' adında bir dergiye hobi olarak yazmaya başladım. Tekne ve yat dergilerinde işin yaşam kısmına eğilmediklerini fark ettim; o bölümün daha eğlenceli ve enteresan olabileceğini düşündüm ve tekne yaşamını sosyolojik açıdan ele almaya başladım. Sonra "Ben bu kadar işin gücün arasında bunları yazıyorum, yarın öbür gün kitap haline getirebilirim" dedim ve zamansız yazılar yazmamın gerektiğine karar verdim.
HADDİMİ AŞMAK İSTEMEDİM
Daha o zamandan karar vermiştiniz yani kitap yazmaya?
Aynen öyle. Aylık bir dergiye yazar gibi değil de, dönüp dönüp okunabilecek yazılar yazmaya karar verdim. İnsanlardan hep olumlu tepkiler aldım. Hatta o dönemde gazetede yazma teklifi bile aldım ama hiçbir zaman haddimi aşmak istemedim. Gazetede bir köşeyi doldurmak, bence ciddiye alınması gereken bir konu. Boş zamanında hobi olarak yapılabilecek bir şey olmadığı için kabul etmedim. Kitabı hatıra olarak çıkartayım, eşime dostuma dağıtayım fikriyle yola çıktım ama 'Altın Kitaplar' yayınevi kitabın herkes tarafından okunacağını, kendilerinin basmak istediğini söyledi. Kitap daha şimdiden birçok yerde bitmeye başladı.
Kitabın kapak tasarımını nasıl seçtiniz?
Okuyucunun beni hissetmesi gerektiğini düşündüğümüz için kapağa benim fotoğrafımı da koyduk. 'Dalgalı Sohbetler'e uygun olsun diye beyaz dalgalar ekledik.
Kitabınızın hem arka kapağında, hem de başlangıç bölümünde yapılan yorumlar hep mizahi dilinizden bahsediyor. Babanız bile "Bu kitabı okuyan tekne işinden soğuyabilir" demiş...
Kitapta; tekne almaya karar verdiğiniz an da var, tekneyi almak için Boatshow'a gittiğinizde "Hangi tekneyi seçeyim?" derken yaşayacaklarınız da... Tekneyi aldınız diyelim; verilen sözlerle başınıza gelen şeylerin karşılaştırmasını da bulacaksınız. Bir sonraki aşamada tekneyi alıp marinaya götürdüğünüzde yaşayacaklarınız da anlatılıyor. Bir mizah kitabı değil ama tüm bu süreçler mizahi bir dille anlatılıyor. Geçenlerde bir arkadaşım aradı; kitabı okumuş, denizi ve tekneleri seviyormuş ama parası yokmuş. Bana "Ne yapayım?" diye sordu. Ben de hemen ona "Kitapta 'Tekne Misafirleri' diye bir yazı var. O yazıda nasıl iyi bir misafir olunacağı yazıyor, onu oku" dedim.
ATA ÇOK İYİ TEKNECİ
"En iyi tekne, arkadaşın teknesidir" sözü gibi mi?
Biraz ona da geliyor tabii. İyi bir misafir yeri geldiğinde tekne sahibiyle halay da çeker, halat da çeker. Bir şey denize düştüğünde ilk o atlar gibi esprili şeyler de var. Kaptana ekstrem isteklerde bulanacaksın ki, o da sana imkanlarının ne kadar sonsuz olduğunu ispatlayabilsin. İçinde okyanusu geçecek kadar ekipman olup da teknesini iki adaya bile götürmemiş insanlar var; onları eleştiriyoruz mesela. Denizi kirletenleri her daim eleştiriyoruz.
Sizin kitabınızda yazdıklarınız biraz Ata Demirer'in yaptığı işe benziyor...
Ata çok iyi bir teknecidir. Bu konuda haklısınız aslında; yazılarım stand-up şov gibi. Bu kitap, tekne hayatının stand-up'ı. Hele bazı yazılar tam dediğiniz gibi; kitabın bir bölümünde jet-ski'cilerin ruh halini de inceliyorum. Niye öyle tekneye abuk sabuk gaz verirler, niye arkasından su çıkartırlar...
TÜRKLER YAYILMAYI SEVER
Kitabınızı okuyanların size geri dönüşlerine bakacak olursanız, en çok hangi bölüme gülmüşler?
Türkiye'de yabancı tekne alanların en büyük şikayeti; arka oturma grubunun rahatsızlığı ve darlığıdır. Çünkü bizim insanımızda ayakta durma ve oturma pozisyonları dışında ara bir pozisyon olan g.t-yayma modu vardır. Kardeşim; benim vatandaşım arkada yayılmayı, kaykılmayı sever. Geniş ve yumuşak minderler üstünde yuvarlanmayı, onları ayaklarını sürterek okşamayı sever. Minder yere yapışık olmayacak kardeşim; yayılırken ayağını minderin altına koymayı sever. Sırt minderleri serbest olsun ister. Uyurken o minderlere bacak atmayı sever. Hatta o minder bacağının arasındayken yanında oturanın göbeğinden ayak parmaklarıyla makas alıp şakalaşmayı sever.
#Sayfa#
BİR TEKNEYİ YEMEDİĞİ KALIR
Kitap kapağındaki 'Beyaz Türk Yatçıları' kim?
Kitabı okuduğunuz zaman beyaz Türk yatçısı ve gerçek yatçı ne anlama geliyor anlayacaksınız. Tekneyi bir statü olarak görüp de alanlar diye kaba bir şemsiye oluşturabiliriz.
İkinci kitap için elinizde daha malzeme var mı?
Malzeme olmaz mı, daha çok var. İşten dolayı vakit ayırıp toparlayamıyorum. Yeni bir yazı hazırladım mesela; Türk insanının teknede yemek yemesi üzerine, ki bir tekneyi yemediği kalır genelde! Böyle birikirse kitap yapabiliriz.
ZAMANSIZ YAZILAR DAHA ÇOK
Kitap tamamen dergideki yazılarınızdan mı oluşuyor?
Biraz eklemeler var ama zamansız yazılara daha çok yer verdim. Söyleşi bölümleri de var, beş-altı tane seçme koydum. Akın Öngör okyanusu geçerken çok önemli ipuçları veriyor, Mustafa Taviloğlu, Boğaz'da balık tutmanın sırlarını, Hıncal Uluç nasıl denizin sevilemeyeceğini anlatıyor.
DENİZLER HIZLA KİRLENİYOR
Denizleri yeterince kullanabildiğimizi düşünüyor musunuz?
Denizleri biz balık tutmak ve çöp atmak için kullanıyoruz. Kirlilik benim için çok önemli, kitabın son yazısı da bu konuyla ilgili zaten. Orada artık biraz şakadan kaçıyorum, iş ciddiye biniyor. Bu yazıyı da en sona koydum ki herkesin aklında kalsın. Denizlerimizin kirlenme hızı dehşet verici. Hisarönü'ne beş sene önce gidenler şu anda gelinen noktayı çok iyi anlayabilir. Karşıya; Simi'ye geçiyorsunuz, denizin ne kadar farklı, masmavi olduğunu görüp inanamıyorsunuz. Arada mesafe yok, 10 dakikada gittiğiniz bir yer.
Kitabın önsözünde "Benim için hiç teknesi olmamış bir insanla hiç aşık olmamış bir insan arasında fark yoktur" yazıyor...
Denize aşık olmak bambaşka bir şey ve evet, teknesi olmamış bir insanı hiç aşık olmamış bir insan gibi görüyorum. En çok keyif aldığım şey, teknede oturmaktır.
Sabah : http://www.sabah.com.tr
Son Dakika › Kafkasya › Tekne Hayatının Stand-up'ını Yazdı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.