AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "CHP kimi çağırırsa çağırsın, kimi neye davet ederse etsin, Meclis görevini bihakkın yerine getirecektir. CHP şiddetine, zorbalığına asla ve asla boyun eğmeyeceğiz" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda pazar günü yaşanan kavgaya değindi. Çok satan bir gazetenin, AK Parti'li bir milletvekilinin 12 saat konuşan CHP'li milletvekilinin gırtlağına sarıldığından bahsettiğini ifade eden Erdoğan, olayı şöyle anlattı:
"Önce o fotoğrafı iyi bir incele, bak. Orada gırtlağa sarılan benim arkadaşım mı, yoksa senin kendi milletvekilin mi- Renk körlüğün yoksa anlarsın. Ama renk körlüğü varsa anlayamazsın. Bizim arkadaşımız omzuna elini koymuş, öbürü gırtlağına elini şey yapmış; sonra geliyoruz bakıyoruz ki meğerse kalbi varmış, gitti gidiyor, bizim arkadaşımız tutuyor omzundan, öbürü doktormuş, o da doktorluğunu göstermek istiyor. Böylece onu kurtarmaya çalışıyor, olay bu."
Erdoğan, CHP'nin sürekli engelleyici bir tavır içinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Mecliste engelleyemediklerini Danıştayda, Anayasa Mahkemesinde bugüne kadar engellediniz. Bunu da yapamadıklarında demokrasi dışı güçlerin müdahalesine davetiye çıkardılar, çanak tuttular. İşte bugün de aynısını yaptılar. AK Parti'ye karşı o bildik, o alışıldık taktiklerini devreye sokuyorlar. Ne dediler bunlar;
'ordu göreve' dediler. Öyle mi- 'Genç subaylar rahatsız' dediler. Dediler mi- Dediler. Cumhuriyet mitinglerinde darbeye aleni çanak tuttular. Darbe mimarlarını, darbe mühendislerini kendi partilerinden aday gösterdiler. Yaptılar mı bunu- Yaptılar. AK Parti'nin kapatılması için ellerinden geleni yaptılar. Yargıyı, bürokrasiyi etki altına almaya çalıştılar. Çetelere avukatlık görevini üstlendiler. Ama artık yağma yok. Biz bu Meclise çok önemli bir ilkeyle geldik. Öyle bir ilke ki çok önemli sözler verdik ve ne dedik; yeter, söz de karar da milletindir."
-"Millet iradesini hiç kimseye çiğnetmeyiz"-
CHP'nin 'kargaşadan ve tahrikten medet umduğunu' dile getiren Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hiç kimse kusura bakmasın. Millet iradesini hiç kimseye çiğnetmeyiz. Dikkatinizi çekiyorum; müdahaleden umudunu kesen, bürokratik oligarşiden umudunu kesen CHP şu anda sokak direnişine umut bağlamış durumda. Ne diyor- 'Sokağa gelin.' Herkesi sokağa çağırıyor. Hiç olmazsa kış mevsiminde yapma bunu. Bahar gelsin de ondan sonra. CHP sokağa, direnişe çağırarak terörden anarşiden, kargaşadan, tahrikten medet umuyor. Bu hezeyandır, bu sorumsuzluktur, bu acziyettir.
CHP seçmeninin bu son derece sorumsuz çağrılara zerre kadar pirim vermeyeceği açıktır. CHP'ye oy vermiş kardeşlerime sesleniyorum: Diyorum ki eğer siz kendinize hizmetkar arıyorsanız o kadro buradadır. Ama efendi arıyorsanız, o da tankla topla yürüyecek olanlardır. Onlar efendidir, biz efendi değiliz. Biz hizmetkarız. 75 milyonun hizmetkarıyız."
Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin TBMM çatısı altında olduğu sürece, hiçbir gücün millet iradesine engel olmasına müsaade etmeyeceğini vurgulayarak, "Onlar şiddet çağrısı yapsın, onlar sokak sokak direnme çağrısı yapsın, onlar komisyonlarda varsın zorbalık yapsın, biz milletten aldığımız güçle, milletin çizdiği istikamet doğrultusunda yürümeye devam edeceğiz" dedi.
-"Demokrasi dışı güçler kesintisiz eğitimi dayattılar"-
Kesintisiz eğitim sisteminin 28 Şubat sürecinde getirildiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam eti:
"Bakın şimdi değerli kardeşlerim, 28 Şubat sürecinde demokrasi dışı unsurlar bu ülkeye bir kesintisiz eğitim dayattılar. Ondan önce böyle bir şey var mıydı- Yoktu. Kesintiliydi. Pedagojik bir kaygıyla değil, ideolojik kaygıyla kesintisiz eğitim dayattılar. İmam hatiplerin önünü kesmek için bunu yaptılar. Meslek liselerinin önünü kesmek için bunu yaptılar. Anadolu çocuklarının önünü kesmek için bunu yaptılar. 'Zenginin çocuğu okusun' diye; 'vali, kaymakam, hakim, savcı, gazeteci, bürokrat olsun ama yoksulun çocuğu tamirci olsun, kapıcının çocuğu kapıcı kalsın' diye bu düzenlemeyi yaptılar. Bunu zaman zaman açık açık da söylediler. Engelleri aşıp üniversite kapısına gelenler ise işkenceye maruz kaldılar. Çocuklar, annelerinin başörtülü fotoğrafı nedeniyle okul kapılarından çevrildiler."
İsim vermeden Süleyman Demirel'in başörtülü kızlarla ilgili sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, "Çobanlıktan cumhurbaşkanlığına kadar yükselenler,
'başörtüsüyle okumak isteyen Suudi Arabistan'a gitsin' diyecek kadar bunlara payanda oldu ve kendisine, özüne ihanet etti. Çobanlıktan geleceksin, cumhurbaşkanı olacaksın, ondan sonra diğerleri içinse Suudi Arabistan'a gitsin diyeceksin. Öyle şey olur mu- Gurbette, uzak ülkelerde vatan hasretiyle, aile hasretiyle eğitim görmek zorunda kaldılar. Bu zulmü sona erdiriyoruz" diye konuştu.
-"Bir mağduriyeti gideriyoruz"-
"Biz bir mağduriyeti gideriyoruz. Biz kırılmış kalpleri mağdur etmenin mücadelesindeyiz. Yaralanmış vicdanları tedavi etmenin gayreti içindeyiz" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"AK Parti olarak Anadolu çocuklarının, yoksul çocukların önünü, istikbalini açmanın gayreti içindeyiz. CHP her ne yaparsa yapsın, millet iradesi galebe çalacaktır. CHP her ne yaparsa yapsın milletin dediği olacaktır. CHP kimi çağırırsa çağırsın, kimi neye davet ederse etsin, Meclis görevini bihakkın yerine getirecektir.
CHP şiddetine, CHP zorbalığına, CHP tahriklerine asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. CHP'nin azınlık olarak milli iradeye ipotek koyduğu dönem de geri gelmemek üzere kapanmıştır. CHP'nin bu ülkeyi 1940'lara götürme sevdasına bu millet asla ve asla izin vermeyecek."
Komisyondaki konuşma sürelerini de değerlendiren Başbakan Erdoğan, "Şu anda ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, lütfen bunu iyi dinlesinler. Kim demokratmış bunu iyi izlesinler, bu bakımdan önemsiyorum" dedi. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Komisyon ve alt komisyon, yasa teklifini 91 saat 41 dakika görüştü. Pazar günkü yapılan çalışmaya rağmen bu kadar görüştü. Kaç konuşma yapıldı biliyor musunuz- 342 konuşma yapıldı. Peki AK Parti kaç tane konuşma yaptı burada- 22 konuşmayı iktidar partisi, AK Parti'li üyeler yaptı. 30'unu CHP'li üyeler yaptı. 15 de MHP'li üyeler tarafından yapıldı. Komisyon üyesi olmayan 104 milletvekili söz aldı. Bunlardan 4 tanesi AK Parti'li, 2'si MHP'li, 4'ü BDP'li ve dikkat edin 94 tanesi CHP'li. Görüşmeler sırasında komisyon üyesi olan ve olmayan toplam 124 CHP'li konuştu, hele hele bir tanesi, bu kalbi olduğu söylenen 12 saat aralıksız konuştu.
Ama 'karşıyız' demekten başka da bir şey söylemediler. İmam Hatip okullarını sizlere açtırtmayacağız demekten başka bir şey söylemediler. Daha da ilginci, CHP Genel Başkanı milletvekillerine telefon mesajı göndererek komisyonu işgal etmeleri için bizzat talimat veriyor. Pazar günü komisyonda yaşananlar CHP Genel Başkanı'nın gözü dönmüş CHP milletvekillerinin eseridir. Komisyonu, komisyon salonunu işgal etmek için talimat alan CHP milletvekilleri, geç geldikleri için salonda yer bulamamışlardır. Neden- Geç kalkmanın, geç uyanmanın sonucu..."
CHP'de sesi çok çıkan üst düzey bir yöneticinin, savurduğunu bant tankının, Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Nabi Avcı'nın başının yanından geçtiğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Başına isabet edebilirdi. Bunu yapan kim- O da yine üst düzey yöneticilerden bir tanesi. Yapanlar CHP'li üyeler. CHP'nin demokrasiden anladığı, uzlaşmadan anladığı, kendi istediğini hükümete yaptırmak, hükümeti esir almaya çalışmaktır. Bu olayda bir kez daha görüyoruz ki mesele muhalefetin konuşup konuşmaması değil, mesele muhalefetin çoğunluğa dayatma işine girmesi, 'benim istediğim olmazsa yaptırtmam' demesidir. Bütün bu şiddet eylemlerine rağmen teklif komisyonda görüşülmüş ve kabul edilmiştir."
- TBMM
Son Dakika › Politika › AK Parti Grup Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.