"Başbakan'ın Son Kumarı"

MHP'li Bölükbaşı, Başbakan Erdoğan'ın Referandumla Son Kumarını Oynadığını Söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın referandumla son kumarını oynadığını söyledi.
Eskişehir'de MHP İl binasında basın toplantısı düzenleyen Deniz Bölükbaşı, 12 Eylül 2010 tarihinde milletin vereceği kararın ülkenin geleceğini yakından ilgilendirdiğini kaydetti. Referandumu Türkiye'nin bir kader seçimi olarak nitelendiren Bölükbaşı şöyle konuştu:
"Türkiye'nin 38 gün sonra sandık başında vereceği karar, aslında anayasanın 26 maddenin değiştirilmesi veya değiştirilmemesinin ötesinde ülkenin ve memleketin geleceğini yakından ilgilendiren hayati bir karar olacaktır. Bu anlamda anayasa referandumu Türkiye için bir kader seçimidir. AKP iktidarından demokratik yollarla kurtuluş sürecinde çok önemli bir kilometre taşıdır. Referandumda çıkacak olan sonuç, Türkiye'nin AKP'den kurtuluş sürecini de hızlandıracak, Türkiye'yi 8 yıl boyunca bir yangın yerine çeviren bu ilkesiz ve inançsız kadrolardan sandık başında tecelli edecek milli irade yoluyla kurtulması mümkün olabilecektir. Anayasa referandumu sadece teknik bir referandum değil, Türkiye'nin 8 yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan ve AKP kabusundan kurtuluşunun da bir provası olacaktır. Sayın başbakan siyasi hayatının son kumarını oynamaktadır. Son ümidini de son bir kez milli irade kullandırıcılığı yapmaya bağlamıştır. Bugün Türkiye siyasi tükenişinin son günlerini yaşayan bir başbakanın dramına şahit olmaktadır. Karşınızdaki başbakan hezeyandan hezeyana koşan, yalan söyleyen, gerçekleri saptıran, ağlayan ve sahte gözyaşları döken, yalvaran bir başbakandır. Başbakanın ağlaması için aslında çok neden mevcuttur. Başbakan bu siyasi ecel korkusunun etkisi altında bütün ölçüleri ve ayarları kaybetmiştir."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, son dönemde AKP'nin organizasyonuyla bazı insanların 'Biz eski ülkücüyüz, referandumda evet oyu vereceğiz' dediklerini belirterek, "Ülkücünün eskisi olmaz. ya ülkücüsünüzdür ya değilsiniz. Yolları bizlerle yıllar önce ayrılmış insanların hala siyasi referans olarak kendilerini tanıtırken ülkücü sıfatını kullanmaları sosyolojik bir araştırmayı gerektiren bir garabettir.
Üç tip ülkücü vardır. Bir ülkücü vardır, ikincisi ülkücü geçinenler vardır, üçüncüsü de ülkücülerin sırtından geçinenler vardır. Başbakan ülkücülerin sırtından geçinenlerin kervanına dahil olmuştur" şeklinde konuştu.