Cumhurbaşkanı Seçimine Doğru - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanı Seçimine Doğru

14.07.2014 00:19

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş: "Filistin halkına dönük İsrail saldırısını, burada bir kez daha, açıkça kınamak istiyorum.

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,  "Filistin halkına dönük İsrail saldırısını, burada bir kez daha, açıkça kınamak istiyorum. Böylesine bir zulmü, dünyanın gözleri önünde büyük bir cüretle bir katliamı hiçbir insani değeri umursamadan gerçekleştiriyor olması, insanlık tarihi açısından kara lekedir" dedi.

Demokratik İslam Kongresi'nin Fatih'te verdiği iftar davetinde konuşan Demirtaş, işçinin, emekçinin, alın terinin hakkını savunmanın en çok Müslümanlara düştüğünü belirterek, "Biz buna öncülük yapacaksak, göreceksiniz bizimle birlikte yürüyecek milyonlar var.  Bir adım atalım, hep birlikte, göreceksiniz yanımızda Alevi, Ermeni, Yahudi, Hristiyan kardeşlerimiz var" diye konuştu.

"Bu kampanya, bu çalışmalar bile başlı başına büyük bir kazançtır" ifadesini kullanan Demirtaş, şöyle devam etti:

"Bu sohbetler, bu birlik ruhu; dün Aleviler, bugün Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, şimdi Müslümanlar aynı şeyi konuşuyor, aynı şeyi düşünüyor, aynı şey için yüreğimizi birleştiriyorsak, cumhurbaşkanlığı koltuğundan çok daha değerli bir kazanımdır bu. Bu cumhurbaşkanlığı makamından çok daha kıymetli bir birlikteliktir. En büyük kazancımız budur. Kimin derdi, hayali nedir bilmiyorum ama benim aday olarak hayalim budur."

Demirtaş, "Toplumun işlediği suçun, günahın hepsinin hesabının bu dünyada, öbür dünyada sorulacağını, adaletin gerçekleşeceğini herkesin görmesi lazım" diyerek, "Bunun için adaletli bir devlet yönetimine ihtiyacımız var. Bu düzen başka türlü değişmez. Başka türlü biz 'bu kaderdir' deyip iktidarların bize dayattığı bu politikalara boyun eğerek, bu düzeni sürdüremeyiz" ifadelerini kullandı.

Toplumdaki olumsuzlukları ve hatalı devlet politikalarını düzeltmek konusunda en büyük sorumluluğun çoğunluğu teşkil eden Müslümanlara düştüğünü belirten Demirtaş, "Biz öncülük yapacağız. Alevinin hakkını en çok biz savunacağız. Hristiyanın, Yahudinin hakkını en çok biz savunacağız. Ezilmiş olanın, kadının, erkeğin hakkını en çok biz savunacağız. Eğer biz bu ülkede çoğunluksak, sayısı az olanları 'ezilsin' deyip izleyemeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı seçim süreci

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 10 Ağustos'ta ilk turun yapılacağını hatırlatan Demirtaş, bunun bir ilk niteliğinde olduğunu ancak tam anlamıyla bir demokrasi seçimi olmayacağını savundu.

Aday belirleme sürecinde halkın rolünün yeterli düzeyde olmadığını ileri süren Demirtaş, şunları söyledi:

"Adayların belirlenmesi süreci, antidemokratik  olmuştur. Bir adayı, iki genel başkan kafa kafaya verip kendileri belirlemiştir. Bir aday, kendini belirlemiştir. Bir tek, toplumsal kesimlerle danışarak, öneri alarak bizim çizgimizden bir aday çıkarılabilmiştir. Dolayısıyla aslında halkın aday gösterdiği bir aday var."

Demirtaş, sadece 20 milletvekilinin imzasıyla aday gösterilebilmesinin de antidemokratik olduğunu söyleyerek, halkın doğrudan aday gösterebilmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde üç adayın eşit şekilde yarışmadığını öne süren Demirtaş, kendilerinin halkın desteğiyle kampanya yürüttüğüne vurgu yaptı.

"Gizlimiz, saklımız olmayacak"

Kampanyalarına yapılacak her türlü maddi katkının açık ve şeffaf şekilde duyurulacağını ifade eden Demirtaş, "Ne mal varlığımız varsa biliyorsunuz, bileceksiniz. Kimseden gizlimiz saklımız olmayacak" dedi.

Demirtaş, TRT'yi "seçim sürecinde kendilerine yeterli yer vermediği" gerekçesiyle eleştirmelerinin ardından, son günlerde ekranda biraz daha fazla yer bulmaya başladıklarını savundu. Selahattin Demirtaş, RTÜK yetkililerinin ekranda yer alma konusuna ilişkin sözlerini de eleştirdi.

"Kimse AKP'ye oy verdi diye halkı suçlamasın" diyen Demirtaş, "Çünkü temiz duygularıyla, iyi niyetleriyle oy veriyorlar. AKP'ye oy verdi diye insanları düşmanlaştırmayın asla ya da başka bir partiye verdi diye düşmanlaştırmayın. Bunu yapanlar, devlet yöneticilerinin kendileridir. Bu düşmanlaştırmayı yapanlar, hükümet sözcülerini kendileridir" değerlendirmesinde bulundu.

"Birbirine düşman inançlar, düşman halklar yok"

Dün Ankara'da Alevi kesimiyle, bugün de Hristiyan ve Yahudi cemaat temsilcileriye görüştüğünü anımsatan Demirtaş, "Bugün de Müslüman cemaatle iftar açıyoruz, sizinle dertleşiyoruz. Şunu görüyorum; ortada birbirine düşman inançlar, düşman halklar yok" ifadelerini kullandı.

Yanlışlığın devletin uyguladığı politikalarda olduğunu savunan Demirtaş, şöyle devam etti:

"Devlet kimlikleri, inançları birbirine düşman hale getiren politikalar izliyor, izlemeye devam ediyor. Başbakanı dinleyin, her konuşmasında, kendisine oy vermeyen herkesi düşman olarak ilan ediyor, hedef gösteriyor. Başbakan olduğundan beri sürekli etnik kimlikleri, inançları sayıyor. Diyor ki 'benim Kürt kardeşim, Laz kardeşim, Çerkez kardeşim, Arap, Gürcü kardeşim' diyor, hepsini sayıyor. Tek bir örneği yoktur, 'benim Ermeni kardeşim' dememiştir. 'Benim Rum kardeşim' dememiştir, diyemez. Hem 'yaradılanı yaradandan ötürü biz severiz, bizim nazarımızda eşittir' diyor hem de Hristiyandır diye, kendi inandığı dinden değil diye 'kardeşim' demeye bile dili varmıyor."

"Bu dili siyasetçilerin terk etmesi lazım" diyen Demirtaş, "Bizim ortak dilimiz yoksulluğumuzdur, ezilmişliğimizdir, fukaralığımızdır. Bu bizim ortak dilimiz, ortak kimliğimizdir. Bu topraklarda emeğimizin sömürülüyor olmasıdır, çiftçiliğimizdir, işçiliğimizdir, köylülüğümüzdür. Bizim ortak dilimiz, kimliğimiz budur. ve bu çözülmeden inanın ki Türkiye'de hiç kimse huzura kavuşamaz. En çok da Müslümanların Başbakanın bu diline itiraz etmesi lazım. Başbakan, Müslümanlar adına Berkin Elvan'ın annesini yuhalatıyor, Başbakan Müslümanlardan aldığı destekle, krediyle sokakta kadınları coplatıyor, işçileri, memurları coplatıyor. Bunun İslamiyetle alakası olamaz. Bu krediyi verenler, bu hesabı sormalıdır"  diye konuştu.

Kahramanmaraş'ta bugün Suriyelilere yönelik saldırı girişimi yaşandığını söyleyen Demirtaş, bu gibi olayların siyasetçilerin kışkırtmaları sonucunda ortaya çıktığını iddia etti.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısına da değinen Demirtaş, "Bu mübarek aylarda, bütün Müslümanların ramazan orucuyla ibadet ettiği, duaların göğe yükseldiği bu aylarda, mazlum Filistin halkına dönük İsrail saldırısını burada bir kez daha açıkça kınamak istiyorum. Böylesine bir zulmü, dünyanın gözleri önünde büyük bir cüretle bir katliamı hiçbir insani değeri umursamadan gerçekleştiriyor olması, insanlık tarihi açısından kara lekedir" dedi.

Saldırıda aralarında çocukların da olduğu çoğunluğu sivil 200'e yakın Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirten Demirtaş, "Umut ediyorum ki vicdanı olanlar, yeryüzünde halen insani değerlerin ölmediğini ispatlamak isteyen bütün halklar, bu zalim saldırıya karşı her yerde sesini yükseltirler ve İsrail bir an önce bu saldırıları durdurarak Filistin halkının haklı davasında adım atılmasını önünü açar" şeklinde konuştu.

İftara, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da katıldı. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Cumhurbaşkanı Seçimine Doğru - Son Dakika


Advertisement