Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye için karşı karşıya bulunduğumuz en büyük risk, maalesef petrol fiyatlarındaki hızlı artıştır. Geçen sene biz petrole, doğalgaz ve türevlerine 54 milyar dolardan fazla para verdik" dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Meslekte Birlik Platformu 1. Olağan Genel Kurulu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Damga Vergisi'nin toplantıda da gündeme getirildiğini söyleyerek, Damga Vergisi konusunda kolaylık sağlayacaklarını, bununla ilgili sorunu çözeceklerini belirtti. Katma Değer Vergisi'nin (KDV) indirilmesine yönelik talepler geldiğini aktaran Şimşek, Avrupa'da KDV oranı ortalamasının 2011 yılı sonu itibariyle yüzde 20,7 olduğuna işaret etti. Şimşek, "Türkiye'de efektif KDV oranı yüzde14,4. En yüksek KDV oranı yüzde 18. Bu hükümet döneminde tekstilde, turizmde, eğitimde, sağlıkta buna benzer sektörde yüzde 18'den yüzde 8'e düşürmüşüz ve bazı gıda maddelerinde yüzde 8'den yüzde 1'e düşürmüşüz" şeklinde konuştu.
Türkiye Meslekte Birlik Platformu'nun KDV'yi devletin mükelleften tahsil etmesini talep ettiğini hatırlatan Şimşek, bu konunun devlete ciddi anlamda yük getirdiğini kaydetti. Şimşek, Türkiye'nin kalkınmasının sağlıklı vergi gelirleriyle olacağını ifade ederek, "1980'lerin başında 700-800 bin lira iç borç var. Öyle bir enstrüman yok. 1990 yıllara bakıyorsunuz, 57 milyona çıkıyor. 2002 yılına geliyorsunuz, 150 milyar liraya çıkmış. Faize bakıyorsunuz paralel şekilde. Faiz 20 bin liradan 20-22 yıl içerisinde 52 milyar liraya çıkıyor. Bu ülkenin çarkını ancak ve ancak sağlıklı vergi gelirleriyle döndürebiliriz" dedi.
Kayıt dışılıkla mücadele ettiklerinin altını çizen Şimşek, "Şirketlerimizin ölçek büyütmesini arzuluyoruz. Finansmana kolay erişimini arzuluyoruz. Şirketlerimizin uluslararası standartlarda mali raporlar vermesini istiyoruz. Satın almaların, birleşmelerin artmasını bekliyoruz. Bunları sizler yapacaksınız. Herkesin şeffaf olmasını istiyoruz. Herkesin dünyanın en gelişmiş ülkesi düzeyinde bir şeffaflık ve sorumluluk içerisinde olmasını istiyoruz" diye konuştu.
Uluslararası muhasebe standartlarını Türkiye'de yaygınlaştırmanın öneminin altını çizen Şimşek, "Birileri şirketlerimizin bilançosuna bakıp kredi verebilmeli" şeklinde konuştu.
Türk Ticaret Kanunu'nun önemli bir reform olduğunu kaydeden Bakan Şimşek, Türkiye'nin 2006'da 150 ülke arasında ortalamanın altında ve şu anda ise 183 ülke arasında 63. sırada olduğunu belirtti. 2015 yılında Türkiye'nin gelirinin 1 trilyon, 2023 yılında 2 trilyon, 2050 yılında ise 6 trilyon dolara ulaşmasını temenni eden Bakan Şimşek, hükümetin farkının geleceğe dair hedefler koymak olduğunu söyledi.
Dünya ve Türkiye ekonomisinden de bahseden Şimşek, son haftalarda ekonomideki havanın birden değiştiğini belirtti. Şimşek, Avrupa'daki borç krizinin kontrol altına alındığını kaydederek, Avrupa'da çok önemli kararların alındığını ve 25 ülkenin de bu kararların altına imza attığını söyledi. Şimşek, Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadede borç krizini çözmek için bankalara para vererek kurtarma yoluna gittiğini belirterek, "Avrupa Merkez Bankası bol keseden para basmaya başladı. Bu krizi atlatmanın zaten kısa vadede, kredi piyasasını açmanın, kredileri arttırmanın, ekonomiyi tekrar canlandırmanın zaten başka kolay yolu da yok. Avrupa Merkez Bankası o kadar çok para basıyor ki, bilançosunu 2007'den beri ikiye katladı. Bilançosu 3 triyon euroya çıktı" dedi.
Yunanistan'ın iflas ettiğini söyleyen Şimşek, "En sorunlu ülkede bir anlamda yangına karşı duvar örüldü, kontrol altına alındı. Özellikle İtalya, İspanya'ya sirayet etmeye başlamıştı. En temel sorun alanlarından bir tanesi, Avrupa borç krizi şimdilik kontrol altında, bir takım çözümlerle farklı bir noktadayız" ifadelerini kullandı.
ABD'den olumlu sinyaller geldiğini belirten Şimşek, Çin ekonomisinde de yüzde 7,5 büyümenin mütevazı bir büyüme olarak algılanması gerektiğini ve Çin ekonomisinin sert düşüş yaşamayacağını söyledi. Gelişmekte olan ülkelerde bir sorun olmadığını kaydeden Şimşek, bu ülkeleri ikiye ayırdı. Şimşek, şanslı ülkelerin doğal kaynaklara sahip olan ülkeler olduğunu ifade ederek, sattıkları petrol, doğalgaz gibi ürünlerin fiyatlarının ve bu ülkelerin büyüme beklentilerinin yükseldiğini kaydetti. Bakan Şimşek,
"Türkiye gibi Avrupa'daki bazı gelişmekte olan ülkeler de maalesef bundan olumsuz etkileniyor" dedi.
Petrol fiyatlarının artmasının dünya ekonomisini olumsuz etkilediğini belirten Şimşek, enerji fiyatları arttığında hane halkının harcanabilir gelirinin azaldığını ifade etti. Şimşek, "Türkiye için karşı karşıya bulunduğumuz en büyük risk, maalesef petrol fiyatlarındaki hızlı artıştır. Geçen sene biz petrole, doğalgaz ve türevlerine 54 milyar dolardan fazla para verdik. 54 milyar dolarlık enerji ithalatı yaptık. 2002 yılında 9 milyar dolarlık enerji ithalatı yapmışız. Bu ciddi bir kaynak transferi ve ciddi bir risk. Petrol fiyatları yükselince, bu enflasyon için kötü haber. Enerji her şey için bir girdidir. Genel fiyat düzeyinin olumsuz etkileyen, enflasyon beklentilerinin olumsuz yönde etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Enflasyonla birlikte faiz beklentileri de etkilenebilir. Büyüme çok olumsuz etkilenir" diye konuştu.
Şimşek, petrol fiyatlarının yükselmesinin ekonominin toparlanacağı beklentisinin yükselmesi ve arzın yeteri kadar artmamasından kaynaklandığını belirterek, enerji ithalatının yüksek katma değerli ürünlerle dengelenebileceğini ifade etti.
Son Dakika › Politika › 'En Büyük Risk Petrol' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.