TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kayseri İl Temsilcisi Adnan Evsen, "Bugün ülke nüfusumuzun 74 milyon olduğu kabulü ile, kişi başına düşen 1513 metreküplük yıllık kullanılabilir su miktarıyla Türkiye su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır" dedi.
Evsen, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Açıklamasında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun, 1992 yılında Breziya'nın Rio de Jenerio kentinde düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda dünyada suyun giderek artan öneminden dolayı, her yıl 22 Mart gününün "Dünya Su Günü" olarak kutlanmasına karar verildiğini anımsattı. Evsen, Dünya Su Günü'nün, 22 Mart 1993 tarihinden bu yana ve her yıl farklı temalarla kutlandığını, 2012 Yılının temasının ise "Su ve Gıda Güvenliği" olarak belirlendiğini bildirdi.
Dünyadaki toplam su miktarının, 1,4 milyar kilometre küp olduğunu, bunun yüzde 97,5'inin okyanuslarda ve denizlerde tuzlu su olarak, yüzde 2,5'inin ise nehir ve göllerde tatlı su olarak bulunduğunu kaydeden Evsen, "Tatlısu kaynaklarının yüzde 90'ı kutuplarda ve yeraltında hapsedilmiş olup akarsularda bulunan su ise toplam su miktarının ancak binde 1'idir" dedi.
Türkiye'nin, yağışlarla yılda ortalama 501 milyar metreküp su kaynağı bulunduğunu, bunun 274 milyar metreküpünün buharlaştığını, 69 milyar metreküpünün yeraltına süzüldüğünü ve 158 milyar metreküpünün ise deniz ve göllere boşaldığını ifade eden Evsen, şöyle devam etti:
"Yağışla oluşan 158 milyar metreküplük yüzey suları ve yeraltı sularından kaynak suyu şeklinde tekrar yüzeye ulaşan 28 milyar metreküplük su ile komşu ülkelerden akarsularla gelen 7 milyar metreküplük sular, ülkemizin brüt su potansiyelini (158+28+7=193 milyar metreküp) oluşturur. Yeraltına inerek yeraltı suyuna katılan 41 milyar metreküplük su da ilave edildiğinde, ülkemizin yenilenebilir brüt su potansiyeli 234 milyar metreküp olarak hesaplanmaktadır. Günümüz teknolojik ve ekonomik koşulları çerçevesinde çeşitli amaçlara yönelik tüketilebilecek yüzey suyu potansiyeli, ülke içindeki akarsulardan 95 milyar metreküp su ve komşu ülkelerden ülkemize gelen 3 milyar metreküp suyla toplam 98 milyar metreküpü bulmaktadır. Yapılan teknik hesaplara göre, çeşitli şekillerde yeraltından yerüstüne çıkarılabilen su miktarı 14 milyar metreküp civarındadır. Çalışmalar ve etütler, günümüz şartlarında yurdumuzun tüketilebilir yüzey ve yeraltı suyu potansiyelinin yılda ortalama 112 milyar metreküp olduğunu göstermektedir.
Dünya ülkeleri, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarına göre bir sınıflandırma yapmaktadırlar. Buna göre, yıllık kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bin metreküpten az ise su fakiri, 1000-2000 metreküp arasında su azlığı çeken ve 2000 metreküpten çok ise su zengini ülkeler olarak nitelendirilirler. Bugün ülke nüfusumuzun 74 milyon olduğu kabulü ile, kişi başına düşen 1513 metreküplük yıllık kullanılabilir su miktarıyla Türkiye su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Türkiye bu kaynakları ile dünya genelinde sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir."
Evsen açıklamasında, nüfus artışı ile birlikte gelecek birkaç 10 yıl içinde Türkiye'nin su fakiri bir ülke olacağının tahmin edildiğini de kaydetti.
Türkiye'de suyun yüzde 75'inin tarımda, yüzde 11'inin endüstride ve yüzde 14'ünün ise evlerde kullanıldığını belirten Evsen, "Kayseri kenti içme ve kullanma suyunun büyük bir bölümünü şehrin de içerisinde yer aldığı Sarımsaklı havzasından temin etmektedir. Havza yeraltısuyu açısından son derece önemlidir. Havzada son yapılan değerlendirmelere göre 270 milyon metreküp yeraltısuyu olduğu öngörülmektedir. Kayseri kentinin 2050 yılına kadar içme ve endüstri suyu temini
(Karasaz Ovası) açısından herhangi bir sıkıntı olmayacağı yapılan çalışmalar ortaya koymaktadır" dedi.
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekolojik yaşamın devam etmesinin suya bağlı olduğunu kaydeden Evsen, şöyle devam etti:
"Bu nedenle yerüstü ve yeraltı suyumuzun, ticari mal değil, doğal varlık olduğu herkesçe bilinmelidir. Bu amaçla, kuraklığın her geçen gün etkilerini arttırdığı bir coğrafyada bulunan ülkemiz, Su Varlığını Koruma ve Yönetme politikalarını acilen belirlemeli ve geleceğini garanti altına almalıdır. Ülkemizde su kaynaklarının yüzde 75'i tarımsal alanlarda kullanıldığından dolayı öncelikli tedbirler tarımsal faaliyet kapsamında alınmalıdır. Toprak koruma ve tarla içi geliştirme, toplulaştırma hizmetleriyle, tarımsal sulama hizmetlerinin suyu tasarruflu kullanmayı gözeten denetimli sulama ve modern sulama yöntemleri ülke genelinde yaygınlaştırılmalıdır. Kontrolsüz ve kaçak sondajların önüne geçilmelidir."
- KAYSERİ
Son Dakika › Yerel › 22 Mart Dünya Su Günü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.