26. Abant Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

26. Abant Toplantısı

10.03.2012 17:40

Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Bekir Parlak, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin anayasayla teminat altına alınması gerektiğini söyledi.

Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bekir Parlak, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin anayasayla teminat altına alınması gerektiğini söyledi.

Abant Palace Otel'de düzenlenen "26. Abant Toplantısı"nın, "Üniter Devlet, Özerklik Dengesinde Yerel Yönetimler" oturumunda konuşan Parlak, vatandaşların ulusal ve yerel düzeyde, ülkenin yönetimine doğrudan katılmasının sağlanması gerektiğini belirtti.

İdari bölgesel yönetimlerin özerklik babında üniter devlet içinde yapılandırılabileceğini vurgulayan Parlak, şöyle devam etti:

"Barışçı yurttaş girişimlerinin toplu özgürlüklere tanınan anayasal hakları güvence altına alınmalıdır. Devlet üniter yapı teşkilatlanmalı, ancak idare ülkenin siyasi yapısına zarar vermeyecek şekilde gereklilik ilkesine göre yapılandırılmalıdır. Yerinden yönetim merkezi yönetimin hem tamamlayıcı unsuru hem de özel birimleri olmalıdır. İdari yerinden yönetime tabi olacak üniter devlet, hükümlülük dahilinde bölgesel yerel yönetimler tartışmaya açılabilir"

Parlak, yerel yönetimlerle ilgili Türkiye'nin birçok sorunu bulunduğunu savunarak, "En önemlisi zihinsel sorunlardır. Mantalite sorunlarıdır. Merkezi yönetimin belediyelere nasıl baktığını biliyoruz. 'Arka bahçemiz' mantığıyla hareket ediliyor. Yerel yönetimlerde esas sorun, katılım ve demokratikleşmedir. Vatandaşların ulusal ve yerel düzeyde ülkenin yönetimine doğrudan doğruya katılması gerekiyor. Devlet üniter yapıda teşkilatlanmalı, ancak idari ve siyasi yapıya zarar vermeyecek şekilde yapılanmalıdır. Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği anayasal teminat altına alınmalıdır" dedi.

Bölgesel yerel yönetimlerin tartışmaya açılması gerektiğini kaydeden Parlak,

"Ülkenin, devlet-vatandaş bütünlüğünü sağlamadan idarenin bütünlüğünü sağlayamayız. Anayasada bazı gerilim hatları var. Güvenlik-özgürlük, devlet-birey, merkez-birey, sivil-asker, yasama-yürütme-yargı, pozitif hukuk-tabi hukuk, kamusal alan- özel alan, denetim-vesayet, ulus-etnisite, taahhütler ve iç hukuk. Hassas dengelerimiz bunlar. Bunlar üzerinde düşünmeliyiz. Fonksiyonel il sisteminin önerilmesi gerekiyor. Valiliklerin yetkileri azaltılmalı, yerel yönetimlerin katılımı sağlanmalı" diye konuştu.

-Gazeteci-Yazar Tarhan Erdem-

Radikal gazetesi yazarı Tarhan Erdem ise özerk yönetim veya üniter devlet yerinden yönetimin bir sonucu olduğunu dile getirerek, "Yani siz baştan yerinden yönetimi tanımlarsanız, onun sonunda kurulmuş olan üniter olur veya özerk olur. Dolayısıyla yerinden yönetimi yeniden tanımlanmamış bir söylem bir devlete özerk ya da özerklik veya fedarilizm ve üniter devlet demek mümkün değilidir. Dolayısıyla bu başlık burada bence yanlış" dedi.

Merkezi yönetimle yerel yönetimi birbirinden ayırmamak gerektiğine işaret eden Erdem, "Bunlar birlikte düşünülmesi kararlaştırılması gereken şeylerdir. Aslında bakarsanız yerinden yönetimi tanımlarsanız merkezi yönetimi de tanımlamış olursunuz" ifadelerini kullandı.

Yeni Anayasada Kürt meselesinin çözülmesi gerektiğini vurgulan Erdem, "Kürt meselesini çözmenin ilk adımı, Kürtlerin varlığını kabul etmekle başlar. Kürtlerin varlığı demek siz nasıl Balıkesir'de bir halkınız varsa 'Diyarbakırda da bir halkımız var' demekle olur. Onun varlığını, bütünlüğünü ve istediklerini var sayacak, kabul edeceksiniz. Bundan sonra ancak bazı şeyler yapılabilir" şeklinde konuştu.

- BOLU

Kaynak: AA

Son Dakika Yerel 26. Abant Toplantısı - Son Dakika


Advertisement