Nadir Alp - Balkan Türkleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zürfettin Hacıoğlu, Bulgaristan Parlamentosu'nda asimilasyon kampanyasını kınayan bildirinin kabul edilmesinin mutluluk verici olduğunu belerterek, "Bir Bulgar politikacıdan böyle bir bildirinin hazırlanması ve meclise sunulması çok manidardır" dedi.
Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bulgaristan Parlamentosu'nun, 1989 yılında sona eren Komünist rejimin Müslüman ve Türklere karşı uyguladığı asimilasyon kampanyasını kınayan bildiriyi kabul etmesinin sevindirici bir adım olduğunu söyledi.
Eski Başbakan ve Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar (DSB) Partisi lideri İvan Kostov'un parlamentoya getirdiği bildirinin kabul edilmesinin Türkiye'de yaşayan soydaşlar tarafından takdirle karşılandığını ifade eden Hacıoğlu, şunları kaydetti:
"Bir Bulgar politikacıdan böyle bir bildirinin hazırlanması ve meclise sunulması çok manidardır. Bu bildiride aynı zamanda Bulgaristan Başsavcısına bir çağrı da var. Mevcut mahkeme süreçlerinin sonuçlandırılıp zaman aşımına uğratılmaması yönünde. Bu çok önemli bir çağrı. Bu bildiri Bulgaristan'daki Türklerin ve Müslümanların tüm beklentilerini karşılıyor. Bildiride zorunlu göçün tanınması ve 500'ün üzerindeki insanın öldürülmüş olmasını kabulü önem taşıyor. Bu güne kadar hiç kimse yargılanmamıştı. Umarız bu zorbalıktan sorumlu olan ve halen hayatta olan mutlaka birileri cezalandırılmalı. Sadece nasıl ve kimin yaptığı değil, amaç neydi- Bununla yüzleşilmeli."
-"Kararla acılarımız hafifledi"-
Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği'nin (BAHAD) Genel Başkanı Eşref Kahraman da, kendisinin o dönemin "Belene" mağdurlarından olduğunu ifade etti.
Bu kararın çıkmasını uzun süreden bu yana beklediklerini işaret eden Kahraman, "Biz aslında bu teklifi, Bulgaristan Parlamentosu'na çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS -HÖH) Partisi'nden bekliyorduk. Onlar bu doğrultuda bir önerge versin istedik. Defalarca yazı yazmamıza ve görüşmelerimize rağmen buna cüret edemediler. Ama yine de milletvekilleri bizim lehimize oy kulanmışlar. Memnunuz. Bulgaristan'da, Türk ve Müslümanların yok edilmesi için o dönemde çok sayıda kişi Belene'de işkence gördü. Her türlü baskıya maruz kaldı, evinden yurdundan sürüldü. Bu karar acılarımızı az da olsa hafifletti. Temennimiz bundan sonra böyle olayların yaşanmaması" dedi.
-Yargılama süreci-
Bundan sonraki süreçte asıl beklentilerinin Bulgaristan'da Türk ve Müslümanlara asimilasyon politikasını uygulayanlara ceza verilmesi olduğunu vurgulayan Kahraman, "Ama asimilasyon uygulayanların tamamına yakını öldü. Bunlardan sağ kalan tek sanık Komünist diktatör Todor Jivkov'un Başbakanı Georgi Atanasov. Bir de asimilasyonu başarı ile uyguladıkları için ödüllendirilen 175 üst düzey general ve subay var. Herhalde onlarda bu kapsamda yargılanacak" dedi.
Hak ve Özgürlükler Hareketi'nden, Bulgaristan'da Türklerin isimlerinin değiştirilmesi ile ilgili arşivlere el atmalarını beklediklerini anlatan Kahraman, "Oradaki arşivlerde Bulgar isimlerimiz halen mevcudiyetlerini korumakta. Bununla ilgili arşivlerin yenilenmesi, eski haline gelmesini istiyoruz. Biz bu arşivlerin yok edilmesini, Türkçeye çevrilmesini bekliyoruz. Çünkü bunun 20-30 yıl sonrası var. HÖH bununla ilgili önerge versin" diye konuştu.
- KIRKLARELİ
Son Dakika › Yerel › Bulgaristan'ın Asimilasyonu Tanıması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.