Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği Trabzon Kadın
Platformu Dönem Sözcüsü Dilay Aydın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın bir süredir her platformda şiddet yasa tasarısının tanıtımını yaptığını hatırlatarak "Aceleyle kanunlaştırmaya çalışılan bu yasa tasarısı şiddet mağduru kadınların ihtiyaçlarını karşılamaktan, kadına yönelik şiddeti önlemekten ve ortadan kaldırmaktan çok uzaktır" dedi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Aydın, yıllardır kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele eden kadın örgütlerinin bu haliyle bu tasarıyı sahiplenmelerinin, desteklemelerinin ve kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı. Bakanlığın tasarı metnine ilişkin çok sayıda eleştiri ve öneri sunulduğunu kaydeden Aydın "Kadın örgütleri tüm iletişim yollarını zorlayarak sürece müdahil olmayı talep etmelerine rağmen Bakanlık bu konuda çok geç harekete geçmiş ayrıca kadın örgütleri tarafından tasarıya eklenen düzenlemelerin Bakanlar Kurulu'nda imza aşamasında değiştirilmesini veya tasarıdan çıkartılmasını engelleyememiştir. Süreç,
açık ve samimi şekilde yürütülmemiştir. Bugün gelinen noktada yasalaşması için TBMM'ye gönderilen metin kadın örgütlerinin taleplerini karşılamamaktadır. Hükümetin yasalaşması için Meclis'e gönderdiği tasarı metni ile Bakanlığın Bakanlar Kurulu'na imza için gönderildiğini açıkladığı metin arasında çok ciddi farklar bulunmaktadır. Tasarının adı 'Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarısı" iken 'Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi' olarak değiştirilmiş, bir kez daha kadınların hayatının korunması yerine ailenin korunması tercih edilmiştir. Tasarının önceki halinde yer alan ve önemli bir kazanım gibi görünen Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ise son düzenlemeyle ayrı bir hayal kırıklığına dönüşmüştür. Yasanın gereği gibi uygulanmasını sağlayacak en önemli mekanizma olan bu merkezlerin kadrosu 5557'den 362'ye indirilmiş, bu merkezlerde çalışacakların tercihen kadın olmasına ilişkin düzenleme tümden çıkarılmıştır. Kadına yönelik şiddetin bu denli yüksek oranlara ulaştığı ve günden güne arttığı bir ülkede 362 kadro ile kurulacak merkezlerin işlevsiz ve göstermelik kurumlar olacağı çok açıktır" diye konuştu.
"Meclis'e sunulan tasarıda, şu an yürürlükte olan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un kazanımları geri alınmakta ve 4320 sayılı Kanun'un çok daha gerisinde düzenlemelere yer verilmektedir" diyen Dilay aydın, şunları söyledi:
"4320 sayılı Kanun'da ve tasarının önceki halinde yer alan şiddet gören dışında çevresindeki kişilerin de şikayetçi olabilmesini içeren 'ihbar hakkı' son anda metinden çıkarılmıştır. Hakimlerin dosya üzerinden ve şiddetin yazılı olarak belgelenmesini aramaksızın, dosyanın kaydedildiği gün tedbir kararı vereceği yönündeki düzenleme de tasarıdan çıkarılan düzenlemeler arasındadır. Bu düzenlemeler ile kadınlar yalnızlaştırılmakta, maruz kaldıkları şiddeti ispatlamaları istenmekte, hakimlerin tedbir kararı verirken delil aramaları esas, aramamaları ise istisna haline getirilmektedir. Tüm bunlar, yasayı etkisizleştirecek müdahalelerin somut örnekleridir. Bizler, prestij malzemesi olarak kullanılan bir yasa değil ihtiyacı karşılayan, etkili ve gerçek bir yasa istiyoruz. Tasarı
Meclisten geri çekmeli veya Adalet Komisyonundan kadın örgütlerinin tüm taleplerini karşılayan
bir metnin çıkmasını sağlamalıdır."
Dilay Aydın, kadın örgütlerinin yasaya ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı:
"Kadına yönelik şiddetin insan haklarına aykırılık teşkil ettiğinin açıkça ifade edilmesi. Ayrımcılık yasağı, fiili eşitsizlikler gibi şiddetin arkasındaki dinamiklere dair düzenlemelere yer verilmesi. Temel ilkeler bölümünde uluslararası sözleşmelere ve özellikle İstanbul Sözleşmesi'ne atıf yapılması. Cinsel yönelim ve cinsel kimliği ifadelerinin yasaya eklenmesi. Mağdur yakınlarının ve şiddete tanıklık edenlerin de koruma kapsamına alınması. Kadın örgütlerinin şiddet ile ilgili her türlü davada müdahilliklerinin kabul edilmesi. Sığınaklar ve cinsel şiddet kriz merkezlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmesi. Tedbir kararlarının gerektiğinde süresiz verilebilmesi. Çocukların velayet hakkının koruma süresince, kadının talebi ile şiddet mağduru tarafından kullanılacağı, çocukların şiddet uygulayan ile kişisel ilişkisinin bu süre boyunca kaldırılacağı veya denetime tabi tutulacağı düzenlemesine yer verilmesi. Şiddet uygulayanların yanı sıra, şiddeti azmettirenlere ve yardım edenlere karşı da tedbir alınması ve bu kişilerin de tedbir kararına aykırılıktan ötürü cezalandırılması. Hakim ve savcılar dahil olmak üzere bu vakalarda görev alacak herkese yönelik kadının insan hakları, toplumsal cinsiyet, kadın erkek eşitliği konularını içeren eğitimler verilmesi. Şiddet ile ilgili yasal başvuru süreçlerinde taraflar arasında arabuluculuk ve uzlaşma girişiminde bulunulamayacağının düzenlenmesi. Şiddet mağdurlarının zararlarının tazmin edilmesi. Hakkında koruyucu tedbir kararı verilen şiddet mağduru kişilerin sosyal güvencesinin şiddet uygulayan kişiye dayandığı hallerde, gizliliği ihlal etmemek için tedbir süresi boyunca mağdur lehine ücretsiz sağlık tedbirine karar verilmesi. Yasanın uygulamasını etkili şekilde izleyecek ve denetleyecek Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin kurulması." - TRABZON
Son Dakika › Yerel › Kadınlar, Şiddete Karşı Etkili ve İhtiyaçlara Yanıt Veren Bir Yasa İstiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.